3. Ceza Dairesi 2022/38946 E. , 2023/930 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/984 E., 2022/1150 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir old
**3. Ceza Dairesi 2022/38946 E. , 2023/930 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/984 E., 2022/1150 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2021/297 Esas, 2022/279 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 maddesi uyarınca 8 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/984 Esas, 2022/1150 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.11.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın darbe girişimi öncesi söz konusu örgütü cemaat olarak bildiğine, tanık beyanlarının çelişkili olmasına, sanığa ait Bank ... hesabının rutin bankacılık faaliyetleri kapsamında kullanmış olmasına, sanığın kasden ve bilerek örgüt içerisinde yer almadığına, sanığın iş adamları derneğinde üst düzey bir görevinin bulunmadığına, sanığın ByLock kullanmadığına ve ByLock delilinin hukuka uygun bir delil olmadığına, adı geçen örgütün sanığın eylemlerinin bulunduğu tarihte henüz terör örgütü olarak belirlenmemiş olduğuna, sanığa ceza verilirken alt sınırdan uzaklaşılmasının hakkaniyete aykırı olmasına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın 667 sayılı KHK ile kapatılan Afyonkarahisar Hür Sanayici ve İş Adamları Derneğinde SGK kaydının olduğu, FETÖ/PDY ile iltisak veya irtibatı nedeniyle KHK ile kapatılan Afyonkarahisar Ümit Gönüllü Eğitimciler Derneğinde üyeliğinin olduğu ve 05.01.2015- 20.06.2015 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Yedek üyesi olarak görev aldığı, Sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör örgütünün finans kurumu Bank Asyada hesabının bulunduğu ve bu hususta alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere; sanığın 2013 Aralık ayı bakiyesinin 0 TL olduğu, 2014 yılı öncesinden gelen katılım hesabı bakiyesinin olmadığı, mevduat hareketlerinin incelenmesinde Cihan Yasdı tarafından örgüt liderinin ilk talimat tarihi olan 2014 yılı Ocak ayında, 23.01.2014 tarihinde Bank ... hesabına 24.075 TL yatırılıp bu bakiyenin farklı günlerde ATM'den veya şubeden parça parça çekildiği, yine 26.02.2014 tarihinde hesabına 12.335 TL yatırıp aynı şekilde paraların parça parça çekildiği, 28.03.2014 tarihinden sonra Bank ... hesaplarının aktif olarak kullanılmadığı, ay sonu bakiye incelenmesinde ise 2014 yılı Ocak ve Şubat aylarında en yüksek bakiye hareketi gerçekleştirildiği yönünde rapor düzenlendiği, 09.01.2020 tarihli araştırma ve inceleme tutanağına göre; 0(530) xxx xx 03 numaralı GSM hattına ilişkin ByLock Baz CG-NAT kayıtları üzerinde yapılan incelemede; ByLock'a ilk erişimin 24.06.2015 saat 01.05.43'de 3*** *** ****34610 İMEİ numaralı cihaz ile 46.166.164.177 IP üzerinden sağlandığı, bağlantıların, Afyonkarahisar; Manisa, Adana, İzmir, Mersin, Uşak, Antalya, Bursa ve Isparta illerinden gerçekleştirildiği, ByLock programına erişimlerin46.166.164.177 ve 46.166.164.181 IP'ler üzerinden 3*** *** ****34610, 3*** *** ****34612 ve 3*** *** ****34613 İMEİ numaralı hat üzerinden sağlandığ,ı son bağlantının ise 18.02.2016 tarihinde saat 17.57.19' da gerçekleştirildiği yönünde araştırma tutanağı düzenlendiği, Sanığın ByLock isimli kriptolu programı ... adına kayıtlı 0(533)xxx xx 22 nolu hat üzerinden kullandığı, sanığın ByLock programını kullandığı ID'nin kullanıcı adının şifrenin tespit edilmiş olduğu, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında; kullanıcı adının ''Cihanysd'' , ID numarasının 114525, şifre cihan.2014 olduğu, abone tespit kayıtları kısmında 0(533)xxx xx 22 numaralı GSM hattı ile tespit edilen ilk log tarihinin 09.11.2014, son online tarihinin 19.02.2016 olduğu, yazışma/mail durumunun aktif, giriş sayısının log 624., alınan mesaj sayısının veri 2814-log 5066, gönderilen mesaj sayısının veri 2213-log 5228, gönderilen mail sayısının log veri 80-log 402, alınan mail sayısının veri 134-log 549, okunan mail sayısının log 793, silinen mail sayısı log 47, toplam mail sayısı veri 1659, toplam gönderilen mail sayısı veri 380, toplam alınan mail sayısı veri 1285, katıldığı grup sayısı veri 4, gelen arama sayısı veri 219, giden arama sayısının veri 265, log 62 alınan dosya sayısı log 16, gönderilen dosya sayısı log 21, silinen dosya sayısı log 13, eklediği arkadaş sayısı log 22, sildiği arkadaş sayısı log 5, sanığın ID numarasını ekleyenlerin verdikleri isimlerde toplam verinin 78 olduğu, yazışma içeriklerinin örgütsel olduğu, ByLock kullanıcılarının söz konusu hesabı "Cihan, ..., Bhürsiad cihan, Cihan, ..., Cihan bey Cihat Tuş, z cihan afyon kaymak hursiad, cihan, Cihanysd, cihan afyon der, Cihanysd, ..." şeklindeki isimler ile eklediği, Dosyada yer alan tanık beyanları incelendiğinde; tanık Ömer'in beyanında; sanığın ev arkadaşları için yönetiminde olduğu Kimse Yok Mu Derneğinden yardım talebinde bulunduğunu beyan ettiği, tanık B. B.'nin beyanında; sanığın örgüt içerisinde "bölgeci" olarak görev yaptığını belirttiği, tanık Y. beyanında; sanığın esnaf abileri ile ilgilendiğini, sohbet toplantılarına katıldığını, ByLock programında ekli olduğunu beyan ettiği, tanık Abdurrezzak T.'nin beyanında; sanığın ByLock listesinde ekli olduğunu beyan ettiği, beyanı okunan M. S.'nin beyanında; 2011 sonu veya 2012 başlarında sanığın 1 yıl sohbet hocalığını yaptığını beyan ettiği, tanık T. K.'nin beyanında; 2012 yılında örgüte ait evde kaldığını, sanığın da bu evde bulunduğunu, evlerden sorumlu kişi olduğunu, bölge imamı olduğunu, evde sohbetler yaptığını beyan ettiği, Dosyamızda yer alan diğer beyanlar incelendiğinde; M. E.'nin 29.04.2017 tarihinde kollukta alınan beyanında ve teşhis tutanağında özetle; ... ile aynı fakültede olduklarını, 2012 yıllarında küçük bölge imamı olarak görev yaptığını; O. Ş.'nin 21.07.2018 tarihli teşhis tutanağında özetle; ...'nın Afyon'da küçük bölgecilik yapan şahıs olduğunu; M. F. B.'nin 14.07.2018 tarihinde kollukta alınan beyanında ve 17.07.2018 tarihli teşhis tutanağında özetle; ...'nın Afyon da küçük bölgeci olduğunu; N. İ.'nin 01.09.2016 tarihinde kollukta alınan beyanında özetle; ...'nın eşinin mütevelli hocası olduğunu, sürekli iş yerlerine gelip gittiğini, eşiyle görüştüğünü, Hürsiad isimli derneğin genel sekreteri olduğunu; T. Ç.'nin 06.12.2016 tarihinde kollukta alınan beyanında özetle; ...'nın Hürsiad genel sekreteri olarak görev yaptığı, daha sonra küçük bölge imamı olarak görev yaptığını; İ. Ş.'nin 29.11.2016 tarihinde kollukta alınan beyanında özetle; ...'nın küçük bölge imamı olarak görev aldığını; H. T.'nin 17.05.2017 tarihinde kollukta alınan beyanında özetle; ...'nın, Afyonkarahisar'da kendisi küçük bölge imamlığı yaparken başka bir büyük bölge imamının yanında küçük bölge imamlığı yaptığını; Y. K.'nin 24.07.2017 tarihinde kollukta alınan beyanında özetle; ...'nın Hürsiad'da görevi olduğunu, aynı zamanda küçük bölge imamlığı görevini yaptığını; U. M.'nin 12.09.2017 tarihinde kollukta alınan beyanında özetle; ...'nın Afyonkarahisar'da küçük bölge imamlığı yaptığını, kendisi ile Recep K. aracılığı ile tanıştığını; M. A.'nın 10.11.2017 tarihinde kollukta alınan beyanında özetle; ByLock programında 114525 ID numarası ile ekli olan ...'nın zaman gazetesi abonesi olduğunu, para ödemek için bürolarına geldiğini; Ö. Ç.'nin 10.07.2018 tarihinde kollukta alınan beyanında özetle; ...'nın Afyon yapılanmasında küçük bölge imamlığı denilen görevi yapan kişi olduğunu, ByLock listesinde 114525 ıd numarasıyla ekli olan kişi olduğunu; M. K.'nin 29.06.2018 tarihinde kollukta alınan beyanında özetle; ...'nın Hürsiad müdürü olduğunu bildiğini, ByLock listesinde 114525 ıd numarasıyla ekli olduğunu; B. Ç.'nin 18.06.2018 tarihinde kollukta alınan beyanında özetle; BBTM olarak görev yaptığı 2015-2016 yıllarında ...'nın Afyon yapılanmasında küçük bölge imamlığı denilen görevi yapan kişi olduğunu, kendisinin bölgesinde sorumlu olduğunu, ByLock listesinde 114525 ID numarasıyla ekli olan kişi olduğunu; Hakan K.'nin 27.06.2018 tarihinde kollukta alınan beyanında özetle; ...'nın Afyonkarahisar yapılanmasında küçük bölge imamı olarak görev aldığını ByLock listesinde 114525 ID numarası ile ekli olduğunu; S. D.'nin 17.05.2018 tarihinde kollukta alınan beyanında özetle; ...'nın 2012-2013 yıllarında Afyonkarahisar fetö yapılanmasında küçük bölge imamı olarak görev yaptığını, daha sonra Afyon Hürsiad'da genel sekreter olarak görevlendirildiğini, ByLock listesinde 114525 ID numarası ile ekli olduğunu beyan ettiği göz önüne alındığında, Sanığa ceza tayin edilirken; Anayasanın 138/1 maddesi hükmü, 6352 sayılı Kanun' un amaç, kapsam ve gerekçesi, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, yine TCK 'nın 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde sanığa alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir(TCK madde 21/1). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz(TCK madde 30/1). 5237 sayılı TCK’nın, “Hata” kenar başlıklı 30/1.maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleştiği durumlarda, sanığın kasten hareket ettiğinden bahsedilemeyecek ve somut olayda tipik eylem gerçekleşmiş olsa da 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilecektir. Hata(yanılma); kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır. Dairemizin 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı dosyasında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; FETÖ/PDY terör örgütünün, başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böylece algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce erişinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından, suç tarihine bakılmaksızın ve suç tarihinden önce anılan yapının terör örgütü olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verilmiş olması da aranmaksızın hata savunmalarına itibar edilemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasaya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile bu örgütten ayrılma iradesini ortaya koyup koymadığı ve bu bağlamda TCK’nın 30/1. maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. c) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir. d) ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı ve yasal yöntemlerle elde edildiği kabul edilmiştir. Sanık adına kayıtlı 0(533)xxx xx 22 nolu hat üzerinden ByLock kullandığı, sanığın ByLock programını kullandığı ID'nin kullanıcı adının şifrenin tespit edilmiş olduğu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile sabittir. e) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, ByLock kullanan ve tanık beyanları ile örgütün küçük bölge imamı olarak faaliyet gösterdiği anlaşılan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. f) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/984 Esas, 2022/1150 sayılı Kararında sanık ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde karar verildi.