Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket ile arasındaki ticari ilişkiden alacağının doğduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine davalı hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıkları, borçlunun alacağın 18.623,21 TL kısmına itiraz ettiği, zorunlu olarak davalı şirket adına müvekkili tarafından 3. şahıslara yapılan ödemelerin davalı şirkete yansıtılmak zorunda kalındığı, fatura ve dekontlara yansıtılan hizmetlerin tamamının verilen hiz
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın müvekkil kooperatifin üyesi olduğunu, üyelikten istifa ettiklerinden bahisle kooperatif üyeliğinden doğan borçlarını ödemediklerini, bundan dolayı Ankara ...İcra Dairesinin ... Esas nolu dosyası ile 1.750,00.- TL. aidat alacağı ve 38,25.-TL.işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.788,25.-TL alacak için icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın 29.03.2021 tarihli dilekçesi ile itirazı sonucu takibin durduğunu, davalıların istifa ettikleri için ortaklıklarının sona erdiğini ve bu borcun istifa dönemi sonrasına ait olduğunu ileri sürdüklerini ve bunun gerçek dışı olduğunu, istifanın kooperatif genel kurulunda kabul edilmediğini, müvekkili kooperatifin tasfiye halinde olup herhangi bir inşai faaliyetinin olmadığını, talep edilen aidat bedellerinin tasfiye giderleri ile site yönetim giderlerinden oluştuğunu, üyelerin kooperatif ile ilişkisi kesilse dahi Kooperatifler Kanunu'nun 81/2 maddesi gereği sorumluluğunun devam ettiğini, yine Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2016/8086 E.,2019/5197 K. sayılı kararı ile de istifa eden ortağın daha sonra oluşacak tasfiye masraflarından sorumlu olduğunu, davalıların tüm borçtan sorumlu olduğunu, aksi düşünülse dahi davalı tarafın istifa talebinin 03.12.2020 müvekkil kooperatife ulaştığını, davalıların tüm borçtan sorumlu olup istifa iradesinin kooperatife ulaşana kadar geçen 2 aylık aidattan mutlak sorumluluğu bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber mahkeme tarafından istifa sonrası aidatlardan davalıların sorumlu olmadığı yönünde kanaate varılsa dahi her ayın birinci günü tahakkuk eden 11/2020 ve 12/2020 aidatlarının istifa tarihi öncesinde tahakkuku ettiği için sorumluluğun devam ettiğini, davalıların üyelikten istifa etseler dahi üye olarak paylarına düşen bağımsız bölümün tapusunu almış olup bağımsız bölümden yararlanmakta olduklarını, kooperatif yönetiminin aynı anda tasfiye memurluğu ve site yönetimi işlerini birlikte yürüttüğünü müvekkili kooperatifin devam eden davalar nedeniyle tasfiye sürecinin sonlandırılamadığını, bağımsız bölümlerin üyelere tahsis edilmesine rağmen site yönetiminin oluşturulamadığını, toplanan aidatların cüzi bir kısmının tasfiye işlemleri için kullanılırken büyük kısmının sitenin güvenlik, temizlik, elektrik ve bakım gibi giderleri için kullanıldığını, davalıların istifa etmiş olsalar dahi kooperatif ana sözleşmesinin 20.maddesi ve Yargıtay kararlarında da kooperatif hizmetlerinden faydalanmaya devam etmeleri sebebiyle istifa sonrası dönem içinde sorumluluklarının devam ettiğini, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu fakat anlaşma sağlanamadığını, İcra dosyasına istinaden gönderilen ödeme emrine borçlunun yaptığı itirazın iptali ve takibin devamına, asıl alacağın kooperatif genel kurul kararı gereği aylık 41,5 faizi ile davalılardan tahsiline, haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlular aleyhine 620 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.