19. Ceza Dairesi 2017/1595 E. , 2018/9255 K. MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ticareti us…
**19. Ceza Dairesi 2017/1595 E. , 2018/9255 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ticareti usulüne aykırı olarak terk etmek fiilinin bölünmesi mümkün olmadığı ancak bir kez işlenmesinin mümkün olduğu ve bu suçta gerek zincirleme suçun gerekse fikri içtimanın olmazsa olmazını teşkil eden suç çokluğundan söz edilemeyeceği husunda herhangi bir duraksamanın bulunmaması, sanık hakkında ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan aynı şikayetçi tarafından yapılan şikayet üzerine Şanlıurfa 1. İcra Ceza Mahkemesi’nin 2015/624 Esas 2016/399 Karar sayılı davasında kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 2017/2028 Esas, 2018/5846 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiğinin UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; Şanlıurfa 1. İcra Ceza Mahkemesi’nin 2015/624 Esas 2016/399 Karar sayılı dava dosyasının getirtilerek incelenmesi suretiyle anılan dava ile temyiz incelemesine konu iş bu davanın aynı ticari işletmenin ticari faaliyetinin usulüne aykırı terk edildiği iddiasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek, aynı ticari işletmenin faaliyetine ilişkin olması ve sübut halinde tek suçun oluşacağı gözetilerek mükerrer mahkumiyete neden olunmaması için olanaklı ise her iki davanın birleştirilmesi; olanaklı değil ise; anılan dava dosyasının onaylı bir sureti denetime olanak sağlayacak şekilde bu dosya içerisine konularak, delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 337/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.