T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1525 KARAR NO : 2026/105 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19.09.2025 NUMARASI : 2025/876 Esas TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 23.01.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.01.2026 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.09.2025 gün ve 2025/…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1525 KARAR NO : 2026/105 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19.09.2025 NUMARASI : 2025/876 Esas TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 23.01.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.01.2026 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.09.2025 gün ve 2025/876 Esas sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacı, davalı şirkette 1000/334 paya sahip ortak olarak bilgi almak ve inceleme hakkını kullanabilmek için şirket müdürü ...'a 25 Mart 2025 tarihinde Bornova 7. Noterliği 04242 nolu ihtarnamesini keşide ettiğini, taleplerini bildirerek süre tanıdığını, 24 gün geçmiş olmasına rağmen bir cevap ve belge alamadığını, şirket müdürünün kötü niyetli olarak bilgi alma ve inceleme hakkını engellediğini, şirketi keyfi isteklerine göre yönettiğini, 2016-2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022-2023-2024 yıllarına ait genel kurullar yapılmadığını, şirketin 2020-2021-2022 yıllarında zarar ettiğini, 2023 yılında ise araç satışından dolayı kar etmiş gözüktüğünü, faaliyet olarak yine zarar ettiğini, şirket müdürü ...'ın 4 yıl zarar eden ve varlıklarını kaybeden şirket ile ilgili ortak olarak davacıya hiç bir bilgi paylaşmadığını bildirerek ortak olarak bilgi alma ve inceleme hakkının Müdür ... tarafından kötü niyetli olarak engellenmesi, Müdür ...'ın 2015 yılından beri genel kurul yapmaması ve şirketi keyfi yönetimi ile 2020/2021/2022/2023 yıllarında zarara sokması nedeniyle "Açılış ve saygı duruşu, Başkanlık divanının oluşturulması ve tutanakların imzalama yetkisinin verilmesi, 2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022-2023-2024 yıllarına ait defterlerin, alış ve satış faturalarının ortak ... a verilmesi, şikete ait banka hesaplarının ve özetlerinin ortak ...a verilmesi, aynı yıllara ait genel kurulların yapılması, şirket merkezinin usulsüz devrinden alınan paraların ve kiraların yasal olmayan kısımlarının müdür ... dan talep edilmesi, şirket merkezinin üsülsüz devri verilmesi, dilek ve temenniler. " gündem maddeleri ile olağanüstü genel kurul toplantısı için izin vermesi müdür ...'ı yetkilerinin sınırlandırılması, şirket yönetiminde ortaklara eşit imza yetkisine karar verilmesi veya kayyum atanmasını talep etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili, davacının tüm taleplerinin muhatabının şirket tüzel kişiliği olduğunu, müvekkili ... yönünden Husumet itirazında bulunduklarını, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davada davacının uyumsuz ortak olması nedeniyle şirketen çıkarılmasına karar verildiğini, davacının ihtarnamedeki taleplerinin usule ve kanuna aykırı olduğu için yerine getirilmediğini, üstelik ihtarnamenin şirkete değil şirket müdürünün şahsına gönderildiğini, davacının ihtarnamede yapılmayan Genel Kurul iddiasında bulunduğunu, bu iddianın gerçek dışı olduğunu, her yıl genel kurul yapılması gibi bir kanuni yükümlülük olmadığını, olağan ve olağanüstü kurulların yasal süresinde yapıldığını, TTK'nun limited şirketlerde ortağın bilgi alma ve inceleme talebi için bir prosedür öngörüldüğünü, TTK 614/2. maddesi gereğince genel kurula itiraz edilmesi sonrası davacının inceleme talebinin genel kurulca incelenmesi gerektiğini, defter inceleme talebi yapılmadığını ve akabinde genel kurula itiraz yapılmadığını, davacının yaklaşık 5 yıldır aynı bölgede rakip bir restoran işletmekte olup ticari defter ve belgelerin bilirkişilerce İzmir 1 Asliye Ticaret Mahkemesince birçok defa incelenmesine rağmen rakip firma işleten ortağın ticari defter ve belgeleri inceleme talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının hukuka aykırı ve kötüniyetli bu davayı açtığını bildirerek ...'ın yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, haksız ve hukuki yarardan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, Davacı vekilince Mahkemenin 2025/368 esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada şirket müdürünün yetkilerinin sınırlandırılması, şirket ortaklarına eşit imza yetkisinin verilmesi yahut şirkete kayyum atanması ile şirket müdürünün görevden alınmasına dair talepler adı geçen dosyadan tefrik edilerek inceme konusu 2025/876 esas sırasına kaydı yapılmakla buradan yapılan değerlendirme neticesinde ihtiyati tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiği belirtilerek reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir isteyen davacı, Mahkemece eksik inceleme yapıldığı, bir takım hususların davalı yanın da kabulünde olmasına karşın aksi yönde ki değerlendirmenin yerinde olmadığı, şirket demirbaşlarının müdür tarafından çalındığı yönündeki uyuşmazlık barındıran İzmir 1. ATM'nin 2020/378 esas sayılı dosyasında alınan raporda tespit yapıldığı, yine söz konusu dosyada şirket paralarının da müdür tarafından sair açıklamalar ile çekildiği yönünde de tespit olduğu, genel kurul kararı olmadan müdür yetkisini kötüye kullandığı bir takım iş ve işlemler yapıldığı, İzmir 7. ATM'nin 2025/751 esas sayılı dosyada genel kurul kararına yönelik tedbir kararı verildiği, 2015 yılında İzmir'in büyük şirketlerinden olmakla birlikte bugünkü düşülen kötü durumun müdürün keyfi ve kötü yönetiminden kaynaklığı, şirketin daha fazla zarara uğramaması için davalı/müdür ....'ın müdürlük yetkilerinin sınırlandırılması, ortaklara eşit imza yetkisi verilmesi gerektiği istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE : Talep, şirket müdürünün yetkilerinin sınırlandırılması, şirket ortaklarına eşit imza yetkisinin verilmesi yahut şirkete kayyum atanması ile şirket müdürünün görevden alınmasına dair açılan davada taleplere yönelik tedbir istemine ilişkin olup mahkemece uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği nedenine dayanarak talebin reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Madde de bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü ve ya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlenmiştir . Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Açıklandığı üzere ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için yaklaşık ispatın varlığı şarttır. Somut olayda her ne kadar mahkemece dava konusu istemler yönünden talep konusu tedbir yönünden yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddine karar verilmiş ise de gerek istinaf sebepleri gerekse de cevap dilekçesinde de yer aldığı üzere dosya tarafları arasındaki uyuşmazlıkların iş bu dosya özelinde olmadığı, bildirilen kadarıyla İzmir 1. ATM'nin 2020/378 esas sayılı dosyası üzerinden, İzmir 7. ATM'nin 2025/751 esas sayılı dosya üzerinden görülen davaların da bulunduğu anlaşılmakla gerek iş bu dosya özelide ileri sürülen hususlar ile söz konusu dosyalarda ileri sürülen hususların birbirleri ile derdestliğinin yahut ilgisinin bulunup bulunmadığı gerekse de sözü edilen dosya uyuşmazlıkları yönünden şirketin işleyişine yönelik yönetimsel bir problemin olup olmadığı hususlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir zira şirketin idaresindeki sorunların öteden beri devam etmesi yahut idaresine boşluk olması durumunda bu yönden görülen davalarda Mahkemenin müdahalesi ileride telafisi güç ve imkansız zararlar doğurmamak adına elzem mahiyette olabileceğinden eldeki tüm verilerin, bildirilen delillerin hatta bu hususta taraflardan ayrıca alınacak beyan talebin mahiyeti gereği gerekli olmakla bu yönde bir inceleme yahut değerlendirme yapılmadan varılan kanaat eksiklik oluşturacağından ve eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu kapsamda ileri sürülen istinaf isteminin yerinde olduğu kabul edilmekle talep konusu tedbirin mahiyeti göz önüne alındığında İDM tarafından az önce belirtilen dava dosyaları dosya arasına alınıp gerektiğinde tedbir yönünden taraflardan ek beyan alınarak ve verilecek beyan karşısında toplanması gereken bilgi ve belge dosya arasına kazandırılarak oluşacak sonuca göre istem konusu edilen talebin yasal şartları kapsamında yeniden bir karar değerlendirme yapılması gerektiği kanaatine varılarak eldeki davada dava konusuna yönelik verilmiş olan ihtiyati tedbirin reddi yönündeki değerlendirme yerinde olmamıştır. Bu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacının istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/876 esas sayılı derdest haldeki dosyasında ihtiyati tedbirin reddi yönünde verilen 19/09/2025 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 23.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.