Başvuru, gözaltına alındıktan sonra farklı bir ile götürülme sırasında koşulları oluşmamasına karşın kelepçe takılması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, gözaltına alındıktan sonra farklı bir ile götürülme sırasında koşulları oluşmamasına karşın kelepçe takılması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/4/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu eski Cumhuriyet savcısı olup Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturmaları kapsamında 17/7/2016 tarihinde Erzincan'da gözaltına alınmış, 19/7/2016 tarihinde Adana'ya götürülmüş ve 20/7/2016 tarihinde Adana Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanmıştır. Başvurucu 12/8/2016 tarihinde Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe vermiş venakil sırasında gerekmediği hâlde kendisine keyfî olarak kelepçe takılmasından şikâyetçi olmuştur. Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı 28/11/2016 tarihinde "Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük hükümleri gereği başvurucunun şikâyet ettiği hususun suç teşkil etmediği" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Başvurucunun yaptığı itiraz, Erzincan Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 9/1/2017 tarihinde reddedilmiştir. Karar gerekçesi şöyledir:"Dosyada mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda açıklanan gerekçeler ve vasıflandırma bağlamında suçun kanuni unsurlarının oluşmaması, suç yokluğu sebebiyle verildiği görülen Erzincan Başsavcılığı'nın2016/4820 -2016/3791 S-K numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu;Esasen olayın mahiyeti itibari müştekinin nakli sırasında gerçekleşen eylemin müştekinin hükümlü olmayıp gözaltında olması dolayısı ile takipsizlik kararına dayanak tüzük ile değil CMK 93 ile Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde cereyan ettiği; CMK 93 metnine göre kelepçenin takdiri bir uygulama olduğu,Usuli olarak soruşturulma şartı yönünden olay incelenecek olur ise 668 sayılı KHK’nin sorumluluk başlıklı maddesi ile “15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında karar alan, karar veya tedbirleri icra eden, her türlü adli ve idari önlemler kapsamında görev alan kişiler ile olağanüstü hal süresince yayımlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu karar, görev ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz.” hükmü incelendiğinde KHK düzenlemesi ile soruşturma yasağı getirilmiş olduğu anlaşıldığından değişikgerekçe ile itirazın reddine karar verilmiştir." İtirazın reddi kararı başvurucuya 28/3/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 26/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Yakalanan veya tutuklanan kişilerin nakli" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Yakalanan veya tutuklanarak bir yerden diğer bir yere nakledilen kişilere, kaçacaklarına ya da kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike arz ettiğine ilişkin belirtilerin varlığı hâllerinde kelepçe takılabilir." 1/6/2005 tarihli ve 25832 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin "Yakalanan ve nakledilecek şahıslara uygulanacak tedbirler" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Yakalanan veya tutuklanarak bir yerden diğer bir yere nakledilen kişilere, kaçacaklarına ya da kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike arz ettiğine ilişkin belirtilerin varlığı hâllerinde kelepçe takılabilir."