11. Ceza Dairesi 2022/6518 E. , 2023/8767 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/6970 Değişik iş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgi…
**11. Ceza Dairesi 2022/6518 E. , 2023/8767 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/6970 Değişik iş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2021 tarihli ve 2020/83456 Soruşturma, 2021/56833 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/6970 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 10.11.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.06.2022 tarihli ve 2022/7056 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96869 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96869 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre; bankada görevli olan şüphelinin müştekiler adına sahte olarak düzenlenmiş senetlere dayanarak haklarında icra takibi başlattığının iddia edildiği somut olayda, 11/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda suça konu senetlerde bulunan imzaların müştekilerin eli ürünü olduğunun belirtilmesi nedeniyle atılı suçların şüpheli tarafından işlendiğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müştekinin şikayetine konu senetlerin 08/12/2017 düzenleme, 03/09/2019 vade tarihli ve 4.245.000,00 Türk lirası bedelli; 08/12/2017 düzenleme ve 50.000,00 Amerikan doları, 220.000,00 Amerikan doları ile 170.000,00 Amerikan doları bedelli senetler olması ve 11/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda 4.245.000,00 Türk lirası bedelli senede ilişkin herhangi bir imza ve yazı incelemesi yapılmamış olup, incelemenin şikayete konu diğer senetlere ilişkin gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında; şüphelinin 08/05/2020 tarihli kollukta alınan ifadesinde söz konusu senetlerin...Kuyumculuk Kalıp Makine ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kendi çalıştığı Türk Ekonomi Bankasından kullanılan krediler için verildiğini beyan etmiş olduğu da dikkate alınarak, ilgili bankaya müzekkere yazılarak takibe konu 4.245.000,00 Türk lirası bedelli senedin hangi kredi sözleşmesine istinaden ve kim tarafından verildiğinin açıklığa kavuşturulması, İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2019/34313 sayılı takip dosyasının getirtilerek incelenmesi, söz konusu 08/12/2017 düzenleme, 03/09/2019 vade tarihli ve 4.245.000,00 Türk lirası bedelli senet üzerinde yer alan imza ile diğer yazı ve rakamların müştekilerin veya şüphelinin eli ürünü olup olmadığının ve aynı kalemden çıkıp çıkmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi de yaptırılarak, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; borçlusu şikâyetçi ... olan 08.12.2017 düzenleme tarihli ve 4.245.000,00 TL bedelli bir adet bono ile borçlusu ve kefili şikâyetçi ...'in yetkilisi olduğu...Kuyumculuk Ltd.Şti. ve şikâyetçi Nurettin...olan 08.12.2017 düzenleme tarihli ve 50.000 USD, 170.000 USD ve 220.000 USD bedelli üç adet bononun ilgili banka tarafından icra takibine konu edildiği, bonolarda bulunan imzaların şikâyetçilerin eli ürünü olmadığının iddia edilmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; alınan bilirkişi raporuna göre imzaların şikâyetçilere ait olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 11.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda, 08.12.2017 düzenleme tarihli ve 50.000 USD, 170.000 USD ve 220.000 USD bedelli üç adet bonoya ilişkin inceleme yapıldığı, 08.12.2017 düzenleme tarihli ve 4.245.000,00 TL bedelli bir adet bono yönünden herhangi bir inceleme bulunmadığının anlaşılması karşısında; belirtilen bono aslının dosyaya celbi ile bono üzerinde bulunan imza ve yazıların şüpheli ya da şikâyetçiye ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, icra takip dosyası ve hukuk mahkemesinde görülen dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, imza ve yazı incelemesi yönünden alınmış herhangi bir uzmanlık raporu bulunup bulunmadığının belirlenmesi, çelişki olması durumunda yeniden inceleme yapılması husususun değerlendirilmesi, bononun ilgili bankaya kim tarafından ve hangi kredi sözleşmesine dayanılarak verildiğinin araştırılması, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/6970 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.