8. Ceza Dairesi 2010/11634 E. , 2011/871 K. Ruhsatsız tabanca taşımak suçundan sanık ...'ın, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13. maddesi gereğince 1 yıl hapis ve 450 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 10 ay hapis ve 375 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının önceden sabıkasının bulunmaması nedeniyle 52…
**8. Ceza Dairesi 2010/11634 E. , 2011/871 K.** **"İçtihat Metni"** Ruhsatsız tabanca taşımak suçundan sanık ...'ın, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13. maddesi gereğince 1 yıl hapis ve 450 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 10 ay hapis ve 375 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının önceden sabıkasının bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 51/3. maddesi uyarınca 3 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına, sanığın bu denetim süresini; Kazan Belediye Başkanlığı, Kazan Kaymakamlığı ve Orman Genel Müdürlüğü Kazan Bakım ve İşletme Şefliği tarafından mahkemeye bildirilen ve ağaçlandırmaya elverişli yer olarak tespit edilen listeden uygun görülecek yerlere sanık tarafından temin edilecek ağaçların dikim işlerinin yapılması işi yükümlülüğü ile geçirmesine, Kazan ilçesinin toprak ve iklim yapısına uygun 200 adet ağaç fidanının dikim işinin ve bu ağaçların 3 yaşına kadar bakımının sağlanması için sanığın Kazan Belediye Başkanlığı bünyesinde görevlendirilmesine, sanığın infaz tarihindeki ikâmetgâh adresinin değişmesi hâlinde yukarıdaki yükümlülüğün son ikametgah adresinin bulunduğu yer kaymakamlığı ya da belediyesi bünyesinde infaz edilmesine, sanık tarafından dikilen ağaçların tüm bakım ve koruma işlemlerinin yine aynı sanık tarafından yapılmasına, sanık tarafından dikilip yetiştirilecek 200 adet ağacın 3 yıl süre ile 3 yaşına kadar bakımının ve bu ağaçların sağlıklı ve dikilen sayıda tesliminden sonra, sanığın denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği kabul edilerek verilen cezanın infaz edilmiş sayılmasına dair (KAZAN) Asliye Ceza Mahkemesinin 10.1.2008 tarihli ve 2007/180 esas, 2008/1 sayılı kararı ile anılan kararın infazı sırasında, tereddütün giderilmesi talebi üzerine, karardaki 3 yıl ibaresinin 1 yıl olarak anlaşılması gerektiğinden sanık hakkında 1 yıl yükümlülük süresinin belirlenmesine, infaz evrakında 3 yıl yükümlülük süresi belirlendiğinden infaz evrakında değişikliğin yapılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 23.3.2009 tarihli ve 2007/180 esas, 2008/1 sayılı ek kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak: Dosya kapsamına göre, 1- 5237 sayılı Kanun'un 51/3. maddesinde yer alan, "Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz." hükmü uyarınca, kararda sanık hakkında denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi gerekirken 3 yıl olarak belirlenmesinde ve bu hususun ek kararla düzeltilemeyeceği gözetilmeden infaz aşamasında verilen ek kararla 3 yıl ibaresinin 1 yıl olarak anlaşılması gerektiğinden bahisle sanık hakkında 1 yıl yükümlülük süresinin belirlenmesinde, 2- 5237 sayılı Kanun'un 51/4. maddesindeki "Denetim süresi içinde; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret kargılığında çalıştırılmasına, c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine, Mahkemece karar verilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda sanığın üzerine atılı eyleminden dolayı hakkında belirlenen 10 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmiş olması sebebiyle hakkında anılan Kanun'un 51/4-a, b, c maddesinde belirtilen yükümlülüklere karar verilmesi gerektiği gözetilmeden olayda uygulanma imkânı bulunmayan yükümlülüklere karar verilmesinde, 3- Sanığa malî yükümlülük getirilmesinde ve Cumhuriyet Savcısının infazdaki yetkisini kısıtlayacak şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20.8.2010 gün ve 52169 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 3.9.2010 gün ve KYB/2010-204503 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Sanık hakkında hükmolunan denetim süresinin bir yıl olarak belirlenmesi gerektiğinin ve asıl kararla belirlenen bu sürenin ek kararla değiştirilemeyeceğinin gözetilmemesi, 2- Hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 51/4-a, b, c madde ve fıkrasında belirtilen yükümlülüklere karar verilmesi gerektiği gözetilmeden olayda uygulama yeri bulunmayan yükümlülüklere karar verilmesi, 3- Sanık hakkında mali sorumluluğa neden olacak yükümlülükler getirilemeyeceğinin ve Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hüküm kurulamayacağının gözetilmemesi, Yasaya aykırı ve bu nedenle, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20.8.2010 gün ve 2010/52169 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından 3.9.2010 gün ve KYB/2010-204503 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren ihbarname içeriği yerinde olmakla, Kazan Asliye Ceza Mahkemesinin 10.1.2008 tarihli ve 2008/1 karar sayılı kararının ve buna ek olarak verilen 23.3.2009 tarihli ve 2008/1 sayılı ek kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, evrakın Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına (TEVDİİNE), 8.2.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.