4. Hukuk Dairesi 2021/15957 E. , 2022/11311 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından 06/12/2020 tarih 2020/İHK-27109 sayılı davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, talebin kısmen kabulüne dair ver…
**4. Hukuk Dairesi 2021/15957 E. , 2022/11311 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından 06/12/2020 tarih 2020/İHK-27109 sayılı davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, talebin kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davacının, 27.09.2019 tarihinde kullandığı motosiklete davalının trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında yaralandığını, malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketince başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, talebin kabulüne, 124.505,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 31.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, talebin kısmen kabulüne, 94.764,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 31.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacının temyizi yönünden; Dosyanın incelenmesinde; davacının sürekli iş göremezlik tazminatının belirlenmesine yönelik alınan hesap raporunda hesaplama iki seçenekli olarak yapılmıştır. Birinci seçenekte PMF-1931 tablosu kullanılarak prograsif rant yöntemine göre hesaplama yapılmış, diğer seçenekte ise TRH-2010 tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi ile hesaplama yapılmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince PMF yaşam tablosu ve prograsif rant formülü esas alınarak yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulmuş, İtiraz Hakem Heyeti ise bu kararı kaldırarak TRH-2010 ve %1,8 teknik faiz ile yapılan hesaplamaya itibar ile karar vermiştir. Bu karar davacı tarafından temyiz edilmiş ve temyizde Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının doğru olduğu ve PMF-1931 tablosu ve prograsif rant yöntemi ile yapılan hesaplamaya itibarla talebin kabulü gerektiği temyiz nedeni olarak ileri sürülmüştür. Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyeti kararının dayanağı tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosunun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından da karara esas kabul edilen aktüer bilirkişi raporunda; 01.06.2015 tarihli ... Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapılmıştır. Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ... Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki, İtiraz Hakem Heyeti tarafından esas alınan hesaplama bu yönüyle hatalıdır. Ne var ki, TRH 2010 yaşam tablosu ile birlikte prograsif rant formülünün uygulanması lehe olmasına rağmen, davacı vekili temyiz dilekçesinde açıkça Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan hesap raporu uyarınca tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirttiğinden davacının iş bu talebi gözetilerek PMF-1931 yaşam tablosu ve prograsif rant formülü ile hesaplanan tazminatın hüküm altına alınması için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı temyizine gelince; a-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyet kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. b-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 03.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.