3. Ceza Dairesi 2024/2937 E. , 2024/12715 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2022/832 E., 2022/1709 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜMLER :İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyar…
**3. Ceza Dairesi 2024/2937 E. , 2024/12715 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2022/832 E., 2022/1709 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜMLER :İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/2 Esas, 2022/180 sayılı kararı ile sanık hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. B.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 28.11.2022 tarihli ve 2022/832 esas, 2022/1709 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Müvekkilinin ByLock kullanmadığına, istihbari delil olduğuna, HIS-CGNAT verilerinin çelişkili olduğuna, CGNAT kayıtları itibariyle; ByLock programını kullandığı iddia edilen pek çok saat, dakika ve saniye itibariyle, HTS kayıtlarında aynı anda telefon görüşmeleri görüldüğüne, oysaki, telefon konuşması başladığında, internet erişimi kesildiğinden aynı anda internet bağlantısı ve telefon görüşmesinin teknik olarak olanaklı olmadığına, tespit ve değerlendirme tutanağı ile CGNAT verilerinin bulunması ve bu verilerin birbirini doğrulaması zorunluluğu gerçekleşmediğine, ByLock'un uygulama mağazasından indirilebildiğine, MİT'in söz konusu belgeyi hukuka aykırı yöntemlerle elde ettiğine, Bank Asya hesap hareketlerinin rutin olduğuna, yasal bankada yapılan işlemlerin örgüt üyeliği açısından delil olamayacağına, yasal dernek ve sendika üyeliğinin suç teşkil etmeyeceğine, örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluşmadığına ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "...Mahkememizin istinaf bozma ilamı sonrası 2022/2 esas sayılı dava dosyamızdaki suç delillerinin ve eylemlerinin sanığın gözaltına alındığı 22.01.2019 tarihinden önceki bir döneme ait olduğu, Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesindeki davaya konu yargılamanın ise 2019 yılı Aralık ayı ve sonrasına ait FETÖ/PDY terör örgütü ile örgüt üyelerinin Ankara ve diğer illerdeki yeniden yapılanması kapsamında kalan eylemlerinin iddianameye konu edildiği dosyaların incelemesinden anlaşılmakla birlikte istinaf bozma ilamı öncesi yapılan yargılama ve gerekçeli karar içeriği ile mevcut deliller bir arada dikkate alındığında; Sanığın, Ankara Yüksek İhtisas hastanesinde teknisyen kadrosunda çalışmakta iken soruşturma konusu örgütle ilişkisi nedeniyle 672 KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği, adı geçen sanığın FETÖ/PDY kapsamında irtibatı ve iltisakı olduğundan bahisle kapatılan Ankara Çalışanları Eğitim ve Kültür Derneği ve Ufuk Sağlık Sen üyeliğinin bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisine giren, Bylock adlı kriptolu haberleşme programını cep telefonuna yükleyerek değişik zamanlarda örgütsel eylemlilik içerisinde çok kere kullanan kişinin bizzat terör örgütü üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği, zira açıklandığı üzere sanık ya da sanıkların ByLock adlı programı yüklenilmesi ve kullanılmasının örgüt üyeliğini tek başına ispatlamaya yeterli kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Nitekim bir kısım terör örgütü üyelerinin kendi aralarındaki ByLock yazışmalarına bakıldığında; Örneğin; ... İD nolu örgüt üyelerine gönderilen ByLock mailinde "abiler ByLock size h.e not göndermek için değil aynı zamanda hizmet de iletişimin devamı için kurulmuştur. Bu yüzden sık sık açılmalı, mesajlara bakılmalı" şeklindeki yazışma içeriğinden bu haberleşme programının örgüt talimatlarının aktarılması amacı kurulduğunun ve bu amaçla kullanıldığının açık ispatı olduğu, bahsi geçen mailde "h.e" bahsebilen kişi "hoca efendi" olarak tabir ettikleri terör örgütü elebaşısı Fetullah Gülen, "hizmet" olarak sözettikleri yapının ise silahlı terör örgütü FETÖ/PDY olduğu anlaşılmış olup, ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığı anlaşılmıştır. Sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyelerinin kendi aralarında iletişim amaçlı kullandıkları ByLock programını *** *** **** nolu telefon hattı üzerinden 13.11.2015 tarihinde kullanmaya başladığı, ByLock aboneliğinin ID numarasının 454497 kullanıcı adının sinnuri ve şifresinin muh571632! adı sinan, message selam olduğu, oluşturduğu bu profile ByLock programı kullanıcılarına eklendiği gibi kendi profiline de başka kullanıcıları eklediği, bağlı kişi ve mail listesini oluşturduğu, ByLock programını mesajlaşarak, mailleşerek ve arama yaparak kullandığı, söz konusu hattın takılı olduğu cihaz üzerinden ByLock programına ait IP numarasına çok sayıda erişim yaptığının internet trafik kayıtlarından tespit edildiği, aynı şekilde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderinin örgütün finansal kaynağı olan Bank Asya da hesabının bulunduğu 2013 Aralık ayında 826,89 TL para bulunur iken 2014 Mart ayında 2140,34 parasının olduğu örgüt liderinin talimatından sonra Bank Asya hesabında artış bulunduğunun tespit edildiği, Sanığın örgütün şifreli haberleşme programı ByLock'u yükleyip kullanması ve örgütün finansal kaynağı Bank Asya da hesabının olup, Fetö/pdy terör örgütü liderinin talimatından sonra banka hesabında artış tespit edilmesi, KHK ile kapatılan Ankara Çalışanları Eğitim ve Kültür Derneğinin başkanı olması ve yine KHK ile kapatılan Ufuk Sağlık Sen üyeliğinin bulunması suretiyle silahlı terör örgütünün nihai amacından haberdar olduğu, kuruluş amaçlarını, faaliyetlerini benimsediği ve iradi olarak örgüt hiyerarşisi içerisine girdiği bu şekilde örgütün yapısına dahil olduğu, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk oluşturan eylemleri bulunduğunun dosyadaki tüm bilgi ve belgelere göre tespit edildiğinden, sanığın inkara dayanan savunmasına mevcut deliller ve dosya kapsamına göre itibar edilmemiştir...." Tespitlerine yer verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Sanık hakkında temyize konu dava dosyası incelendiğinde; 29.01.2019 tarihli iddianame ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2019 tarih ve 2019/77 esas, 2019/346 sayılı kararıyla silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 25.11.2021 tarih ve 2020/81 esas, 2021/1656 sayılı kararıyla, sanık hakkında 07.09.2021 tarihli iddianame ile silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan açılan kamu davasının Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/291 esasına kayıtlı olarak derdest olması nedeniyle her iki dosyanın birleştirilmesi hususunun değerlendirilmesi için mezkur ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/2 Esasına kayıtlı dosyasında birleştirme hususunun Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesine sorulduğu, bahse konu mahkemenin yargılamanın geldiği aşama itibariyle birleştirme hususuna muvafakat vermediği, akabinde sanığın hem temyiz konusu olan bu dosyadan hem de Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/291 esasına kayıtlı dava dosyasından silahlı terör örgütü üyeliği suçundan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verildiği, gerek Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/2 Esas sayılı dava dosyasına konu 29.01.2019 tarihli iddianame, gerekse Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/291 Esas sayılı dava dosyasına konu 07.09.2021 tarihli iddianame incelendiğinde, her iki iddianameye konu eylemlerin farklı tarih aralıklarını kapsadığı görülmüşse de, delil durumu itibariyle eylemlerinin kül halinde tek bir silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturduğu gözetilerek mezkur dava dosyalarının birleştirilmesi suretiyle tek bir silahlı terör örgütü üyeliğinden ceza verilmesi gerekirken ayrı ayrı iki tane silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi, V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 28.11.2022 tarihli ve 2022/832 Esas, 2022/1709 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.10.2024 tarihinde karar verildi.