Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı yanın ... ismi altında fuar stantları tasarım ve imalatı işi yapan şahıs firması olduğunu, davacının , davalı şirketle 01.10.2018 tarihli satılık stant sözleşmesi imzaladığını, sözleşme kapsamında ... sergi alanında 06-11 Kasım 2018 tarihleri arasında düzenlenecek ... fuarında davalı şirkete ait 708 metrekare alanda fuar standı tasarımı ve imalatı işini üstlendiğini, bunun karşılığında iş bedeli olarak 650.000 TL+KDV olmak üzere toplamda 767.000 TL ödeneceği taraflarca kararlaştırıldığını, sözleşme doğrultusunda davalı şirket tarafından 10.10.2018 tarihinde "...." açıklamasıyla 250.000 TL ve 12.10.2018 tarihinde "... Fuarı Fuar Kurulum Alanı Kısmi Hizmet Bedeli" açıklamasıyla 130.000 TL, olmak üzere toplamda 380.000 TL EFT yoluyla davacıya ödendiğini, fuar alanı için detayları ve ayrıntıları sözleşmede yazılı olan malzemeler alınıp nakliyesi yapılmış, geceli gündüzlü çalışmalar yapılarak sözleşmede kararlaştırılan tarihten 3 gün önce fuar alanının davalı şirkete teslim edildiğini, akabinde davacı tarafından 08.11.2018 tarihli .... numaralı ve 767.000,00 TL meblağlı fatura tanzim edilerek davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirket tarafından teslim alındığını, fatura içeriğine TTK md. 21/2 çerçevesinde 8 gün içerisinde davalı tarafça herhangi bir itiraz gelmediğini, dosyaya sunulan; sözleşme, fatura, ödeme dekontları, işin bitirilmesine dair görüntü ve fotoğraflar karşısında, davacı açısından bedelin tahsili talebindeki haklılığın yaklaşık olarak ispat edildiğini, geçen zaman içerisinde davalı şirket davacıya herhangi bir ödeme yapmayıp, şifahi görüşmelerden de herhangi bir netice alınamadığını belirterek, dosyaya sunulan delillerin somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü krıterine uymakla HMK md. 389 gereğince davalı şirketin menkul ve gayrimenkulleriyle 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına; haklı olan davanın kabulüyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 387.000,00 TL alacağın 08.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini, talep etmiştir.