10. Hukuk Dairesi 2025/13388 E. , 2026/2102 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2016/381 E., 2024/255 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili ve davalı ...vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I.…
10. Hukuk Dairesi 2025/13388 E. , 2026/2102 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2016/381 E., 2024/255 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili ve davalı ...vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının oğlu ...’nın 18.02.2000 tarihinde ...’te bulunan ...Fabrikasının ... işlerini yaptığı sırada üzerinde bulunduğu hareketli iskelenin çürük olmasından dolayı ayaklarındaki kaynağın kopması sonucu düşerek vefat ettiğini, davacıya gelir bağlanması için 27.10.2009 tarihli, ... varide sayılı dilekçe ile davalı Kuruma başvuruda bulunulduğunu, davalı Kurumca olayın bir iş kazası olduğunun kabul edildiğini, ancak ... sigortalı ...’nın (1) gün çalışmasının olduğu gerekçesiyle gelir bağlanamayacağının bildirildiğini, iş kazası sonucu ölüme sebebiyet verenlere karşı İzmir 5. İş Mahkemesinin 2003/184 E. ve 2013/876 K. sayılı dava dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, bu davada da verilen kararın temyiz edildiğini, temyiz sonucunda Yargıtay 21. H.D.'nin 24.12.2012 günlü kararında davacı anne ve babanın maddi tazminat istemleri bakımından öncelikle Kurumun bu davacılara gelir bağlanmama nedenini öğrenmek, gerekirse bu davacılara Kurumu hasım göstererek iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti davası açmak üzere önel vermek, o davayı bu dava için bekletici mesele saymak şeklinde hüküm kurulduğunu belirterek davacının oğlu ...’nın 18.2.2000 tarihinde iş kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle, kendisine 01.09.2003 tarihinden geçerli olmak üzere ölüm aylığı bağlanmasının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili Kurumun 3...0 .... numaralı sigortalısı oğlu ...’nın 18.2.2000 tarihinde vefatı üzerine 27.10.2009 tarihinde ... sayılı dilekçe ile Kuruma başvurarak ölüm aylığı talebinde bulunduğunu, davacıya ölüm aylığının bağlanıp bağlanamayacağının tespiti amacıyla gerekli araştırma yapıldığını, 5510 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrasında; sigortalının vefatı halinde hak sahiplerine aylık bağlanması için en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup toplam olarak 900 gün prim bildirilmiş durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine yazılı istekte bulunmaları halinde ölüm aylığının bağlanabileceğinin açıkça ifade olunduğu, ... sigortalının bu şartları taşımadığı, sadece bir gün sigortalı olması dolayısıyla talebinin reddedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davaya dahil edilme sebebinin 25.06.2010 tarihli SGK inceleme raporunda .... .... A.Ş.'nin ortağı olan ...'un alınan ifadesinde kendisinin şirkette inşaat teknikeri olarak görev yaptığının ve İzmir 5. İş Mahkemesinin 2003/184 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında şirket ortağı olduğunun belirtilmesi olduğunu, varsayıma dayanılarak hazırlanan raporun yasaya aykırı olduğunu, müvekkile bu varsayıma istinaden husumet yöneltilmesinin hukuken olanaksız olduğunu, müvekkilinin neye istinaden sorumlu tutulduğu, kusur izafe edildiği aydınlığa kavuşturulmadan hüküm kurulduğunu, kaza tarihinde kendisinin ... işyeri sicil numaralı ayrı bir işletme olan ... adlı işyerinde kayıtlı olarak çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.12.2014 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile 3...4 T.C. kimlik numaralı davacı ...’ya; (talebinde gelir bağlama miktarları istenmediğinden) 18.02.2000 tarihinde bir iş kazası geçirerek 12.03.2000 tarihinde vefat eden 3...2 T.C. kimlik ve 3...0 .... numaralı ...’dan dolayı, mülga 506 sayılı Kanun'un 4958 sayılı Kanun ile değişik 24. maddesi hükmü ile anılan Kanun'un 99. maddesi hükmü ve ... sigortalının geçirdiği bu iş kazası olayında kusursuz bulunduğu da göz önüne alınarak 01.03.2005 tarihinden itibaren gelir bağlanması gerektiğinin tespitine fazla talebin reddine dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 31.12.2014 tarihli Kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Sigortalı ...'nın 18.02.2000 tarihinde ... olarak vefat ettiği, kaza tarihinde 1 günlük sigortalı çalışması bulunduğu, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce olayın bir iş kazası olduğunun kabul edildiği, ancak, ... sigortalı ...’nın (1) gün çalışmasının olduğu gerekçesiyle gelir bağlanmadığı anlaşılmıştır. Kurumun 10.02.2011 tarihli denetmen raporunda ise, ... ...'nın işe girdiği tarihte 19 yaşında olduğu, sigortalı bildiriminin 1 gün olduğu ve işe giriş tarihinde kaza geçirdiği, sigortalı bildirim devresinin anne ve babasının geçimini sağlamak için yeterli olmadığı tespitine yer verilmiştir. Sigortalının hak sahipleri tarafından açılan tazminat davasında, İzmir 5. İş Mahkemesince, davacı anne ve babanın maddi tazminat istemleri bakımından ise, öncelikle Kurumun bu davacılara gelir bağlanmama nedenini öğrenmek, gerekirse bu davacılara SGK Başkanlığını hasım göstererek iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti davası açmak üzere önel verilmiş, sigortalının annesi ... tarafından eldeki dava açılmıştır. Sigortalının ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun'un 12'nci maddesinde; sigortalının iş kazası sonucu ölümü halinde, hak sahiplerine gelir bağlanacağı bildirilmiş, anılan Kanun'un 24'üncü maddesinde; geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve babasına ibareleri 29.07.2003 tarihli, 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun'un 35'inci maddesi ile değiştirilerek, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanun'a göre bağlanan aylık hariç olmak üzere, bunlardan her ne ad altında olursa olsun gelir ve aylık almayan ana babasına ibareleri getirilmiştir. Bu tür yasaların yürürlüğe girmeleri ile birlikte derhal tesirini husule getireceği tartışmasızdır. Bu gibi durumlarda Kanunlar geriye yürümesi dahil ani etkisi söz konusudur. Hukuk Genel Kurulu'nun 06.04.2005 tarihli, 2005/10-183 E., 2005/241 K.sayılı kararı da bu yöndedir. Bu durumda, aylık bağlama hakkını doğuran olayın sözü edilen yasa değişikliği olduğu gözetilerek, şartlar oluşuyor ise ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylığın ölüm tarihini takip eden aybaşından, ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce ise aylığa 01.09.2003 tarihinden itibaren hak kazanılacağının kabulü gerekir. ...’nın; davalı Kurumun sigortalısı olduğu, asıl işveren ....Ltd.Şti.ne ait “inşaat" işyerinde alt işveren olarak iş alan ....Tic.A.Ş. nezdinde 18.02.2000 tarihinde çalışmaya başladığı, 18.02.2000 tarihinde bir iş kazası geçirdiği ve 12.03.2000 tarihinde vefat ettiği, ...’nın, 18.02.2000 tarihinde geçirdiği kazanın 506 sayılı Kanun'un 11'inci maddesinin A bendi (a) (b) fıkraları uyarınca bir iş kazası olduğu, davalı Kurumun baş müfettişi 25.06.2010 tarihli raporu ile tespit edilmiş bulunmaktadır. Bu bağlamda; iş bu davada alınacak karar ile, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanacak, işverenin kusurlu olması halinde Kurumca işverene rücu edilecek olması, davanın işverenin de hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle, işverene usulüne uygun şekilde husumet yöneltilmeli, göstereceği bütün deliller toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir..."gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile davacı 3...4 T.C. kimlik numaralı ...'ya 18.02.2000 tarihinde iş kazası geçirerek 12.03.2000 tarihinde vefat eden oğlu ...'dan dolayı 01.09.2003 - 01.11.2021 tarihleri arasında iş kazası ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ...vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin davaya dahil edilme sebebinin 25.06.2010 tarihli SGK inceleme raporunda .... .... A.Ş.'nin ortağı olan ...'un alınan ifadesinde kendisinin şirkette inşaat teknikeri olarak görev yaptığının ve İzmir 5. İş Mahkemesinin 2003/184 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında şirket ortağı olduğunun belirtilmesi olduğunu, varsayıma dayanılarak hazırlanan raporun yasaya aykırı olduğunu, müvekkile bu varsayıma istinaden husumet yöneltilmesinin hukuken olanaksız olduğunu, müvekkilinin neye istinaden sorumlu tutulduğu, kusur izafe edildiği aydınlığa kavuşturulmadan hüküm kurulduğunu, kaza tarihinde kendisinin ... işyeri sicil numaralı ayrı bir işletme olan ... adlı işyerinde kayıtlı olarak çalıştığını, diğer davalıların müteveffanın işvereni olmaları nedeniyle davaya dahil edildikleri açıkça anlaşılabilmekteyken işveren sıfatı bulunmayan müvekkilinin davaya dahil edilme sebebinin anlaşılamadığını beyan etmektedir. 2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; 506 sayılı Kanun'un 24. maddesine göre sigortalının anne babasına gelir bağlanması için gerekli koşulların oluşmadığını, davacının talep tarihi olan 27.10.2009 tarihi dikkate alınarak 506 sayılı Kanun'un 99. madde hükümlerine göre 5 yıllık zamanaşımı hükümleri gözetilerek karar verilmesi gerektiğini, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıya iş kazası sonucu vefat eden oğlu ...’dan dolayı gelir bağlanması istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekili ve davalı ...vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.