13. Hukuk Dairesi 2012/24680 E. , 2013/3351 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı hastanenin reklamlarında şeker hastalarının iyileşmeyen yaralarının “Hiperbarik Oksijen tedavisi” ile iyileştirildiğini gör…
**13. Hukuk Dairesi 2012/24680 E. , 2013/3351 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı hastanenin reklamlarında şeker hastalarının iyileşmeyen yaralarının “Hiperbarik Oksijen tedavisi” ile iyileştirildiğini görerek davalı hastaneye başvurduğunu, ortopedi doktoru olan diğer davalı tarafından muayene edilerek oksijen tedavisine başlandığını, ancak her geçen gün bacağındaki ağrılarının arttığını, buna rağmen doktorun tedaviye devam ettiğini, sol ayak orta parmağının kangren olduğunu ve ameliyatla alındığını, buna rağmen doktorun ısrarla tedaviye ettiğini, kesilen parmağının enfeksiyon kaparak uzun süre iyileşmediğini, ayağının gittikçe kötüleşmesi üzerine başka bir hastaneye başvurduğunu, orada diğer ayak parmaklarının da alındığını, kendisine yanlış ve bilinçsizce bir tedavi uygulandığını, hastanenin bu tedaviyi uygulamak için ruhsatının bulunmadığını ve doktorun da konunun uzmanı olmadığını, tedavi nedeniyle hastaneye seans başı ücret ödediğini, araçla gidip gelmek hatta bazen şoför tutmak zorunda kaldığını, yeme içme vs harcamalarda bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ve manevi tazminata ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.000-TL maddi tazminatın faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, atardamar tıkanması olarak bilinen Buerger hastalığı bulunan davacıya başarılı bir tedavi uygulandığını, bu hastalıkta amputasyonun hastalığın gidişatında beklenen bir durum olduğunu, kusurlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, yapılan tedavinin tıp kurallarına uygun olduğu, davalıların kusurlarının bulunmadığı yönünde görüş bildiren Yüksek Sağlık Şurası raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, teşhis ve tedavi hizmetini üstlenen doktor ve özel teşhis merkezinin sorumluluğuna ilişkin olup, her ne kadar hasta, doktorunun önerisi ile de olsa bir özel teşhis merkezine teşhis ve tedavi için başvurmuş ve kabul edilmiş ise, taraflar arasında tam bir tedavi sözleşmesinin kurulduğu kabul edilmelidir. Hasta, özel teşhis merkezini tercih ederken o merkezde verilen hizmetin niteliğine ve kalitesine güvenerek gelmektedir. Teşhis merkezi de, teşhis ve tedavi ile ilgili hizmetin verilmesinde üst derecede özen ve sadakatle görevini yapmalıdır. Bu özen, başta doktor ve diğer yardımcı personeli seçme ve denetleme açısından yüksek oranda gösterilmeli, diğer şartların hazırlanmasında da aynı ilke unutulmamalıdır.