6. Hukuk Dairesi 2015/2378 E. , 2016/240 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Küçükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/09/2014 NUMARASI : 2014/183-2014/870 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarında 01.0…
**6. Hukuk Dairesi 2015/2378 E. , 2016/240 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Küçükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/09/2014 NUMARASI : 2014/183-2014/870 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarında 01.07.1999 başlangıç tarihli, 2 yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığını, kira sözleşmesinde kullanılan şeyin cinsinin “boş arsa” olarak belirtildiğini, yine kira sözleşmesinde kullanım şekli olarak “açık çay bahçesi ve park” olarak kararlaştırıldığını, davalının en son 2012 yılında yıllık 550 TL kira ödediğini belirterek, 01.07.2011-01.07.2012 dönem kirasının hak ve nesafete göre 30.000 TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, istemin kısmen kabulü ile 01.07.2013 tarihinden itibaren yıllık kira bedelinin bürüt12.000 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 01.07.1999 başlangıç tarihli, 2 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalıya boş arsa kiralanmış, kullanım şeklinin ise açık çay bahçesi ve park olduğu kararlaştırılmış olup bunun dışında taşınmaz üzerine herhangi bir yapı, tesis kurulacağına dair bir düzenleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.05.1994 gün ve 1994/3-174-336 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, dava konusu taşınmazın niteliği, olayda Borçlar Kanunu'nun mu yoksa 6570 sayılı Yasa'nın mı (TBK.nun 339.maddesinin) uygulanacağı yönünden önem taşımaktadır.