4. Hukuk Dairesi 2022/7535 E. , 2023/1227 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/83 E. 2022/92 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen muvazaa iddiasına dayalı işlemin iptali ve cebri icra yetkisi verilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derec
**4. Hukuk Dairesi 2022/7535 E. , 2023/1227 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/83 E. 2022/92 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen muvazaa iddiasına dayalı işlemin iptali ve cebri icra yetkisi verilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalılardan ... hakkında ihtiyati haciz ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığını, icra takip işlemlerinden önce Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/96 D. İş sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı verildiğini, takibin kesinleşmesini müteakip icra işlemlerinin yapıldığını, bu sırada davalı ...'ın dava konusu Samsun İli 19 Mayıs İlçesi ... Mah. 998 parsel numaralı taşınmazı muvazaalı olarak oğlu ...'a devrettiğini, davalı ...’ın ise bir süre sonra arkadaşı davalı ...’a mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak satış yaptığını, davalı ...'ın aynı tarihte başka taşınmazlarını ve işyerini de davalı ...'a devrettiğini, davalı ...'ın yürütülen icra takiplerinde yapılan fiili hacizlerde işyerini babası davalı ...'dan devraldığını beyan etmesi üzerine davacı tarafından ileri sürülen istihkak iddiasının icra mahkemesince kabul edildiğini, davalı ... ve davalı ...'ın 1991 doğumlu olup yakın arkadaş olduklarını, davalı ...'ın davalıların ekonomik durumu hakkında bilgi sahibi olup satışın fahiş bedel farkı ile yapıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde satış işleminin muvazaalı olduğunu belirterek tescil işleminin iptali ve cebri icra yetkisinin verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı oğluna gerçek bedel üzerinden vergileri de ödemek sureti ile sattığını, bedeli nakit aldığını, bugüne dek tüm borçlarını düzenli ödediğini, 2015 yılı Nisan ayında işleri büyütmesi için bankaların kendini desteklediğini ancak daha sonra kendisine kredi veremediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı babasından gerçek bedel üzerinden satın aldığını, babasının ekonomik durumu hakkında bilgi sahibi olmadığını, kendi geçimini sağladığını, icra takip dosyalarında borçlu olmadığını, dava konusu taşınmazı gerçek bedel üzerinden vergileri de ödemek sureti ile davalı ...'a sattığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ... ile davalı ...'ın arkadaş ortamında tanıştığını; ancak, maddi durumu hakkında bilgi sahibi olmadığını, dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, binanın satın alındığı tarihte kullanılamaz durumda olduğunu, taşınmazı yaşanabilir hale getirdiğini, davalının ticaret işi uğraştığını, 2015 yılında 40.000,00 TL bedelle aracını sattığını, bu parayı da dava konusu taşınmazı alarak yatırım amaçlı kullandığını, dava konusu taşınmazın fiyatının fahiş olmadığını, fiyat tespitinin tapu kaydı üzerinde yapıldığını, ... ve ... arasındaki ticari ilişkiden bilgileri olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli ve 2017/735 esas, 2018/336 karar sayılı kararıyla; "davalılardan ...'ın borçlu davalı ...'ın oğlu olduğu ve dava konusu taşınmazı 13.02.2015 tarihinde taşınmazı oğlu ...'a devrettiği, dinlenen tanık beyanlarından dosya içindeki diğer ilgili belgelerden davalı ...'ın taşınmazı babasından devraldıktan sonra satmak istediği ve 14.12.2015 tarihinde diğer davalı ...'a sattığı anlaşılmakla tarafların baba oğul olması ve taşınmazı hemen satışa çıkarmak isteyerek satması hususları bir arada gözetildiğinde davalı ... ile ... arasındaki satış ilişkisinin muvazaalı olduğu kabul edilmiştir. Davalı ... yönünden ise; taşınmazın satış sözleşmesindeki değer ile gerçek değer arasındaki farkın tek başına muvazaayı kanıtlamaya yeterli olmadığı, ...'ın aynı zamanda inşaat ve emlak alım satımı ile uğraştığı, davacı tarafından sunulan facebook görüntüsünün davalı tanıklarının anlatımları ve dosya kapsamıyla bir arada değerlendirildiğinde, tek başına davalının diğer davalıların ekonomik durumunu bildiğini, taraflar arasında yakın arkadaşlık ve muvazaa ilişkisi olduğu hususlarının ispatı olamayacağı, davacı yanın muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı" gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, davalılar ... ile ... arasında Samsun İli 19 Mayıs İlçesi ... Mah. 998 parsel numaralı taşınmazın 13.02.2015 tarihinde yapılan devire yönelik tasarruf işleminin muvazaalı olarak yapıldığının tespiti ve iptali ile söz konusu taşınmaz iyiniyetli kişi kabul edilerek hakkında ret hükmü kurulan davalı ...'a devredildiğinden Samsun İcra Müdürlüğü'nün 2016/7789 takip sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere 108.890,00 TL tazminatın davalılar ... ile ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.01.2019 tarihli ve 2018/2405 esas 2019/22 karar sayılı kararıyla; davalı ...'un alacaklılara zarar verme kastıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığı, ayrıca dördüncü kişi konumunda olan davalı ...'un temlik ettiği taşınmaz açısından temlik edilen taşınmazın gerçek değeri ile tapudaki satış değeri arasında fahiş fark bulunmasının da davalı ...'un kötü niyetli olduğunun ispatı için tek başına yeterli olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Karar Dairemizce "davalı ...’ın tapuda son kayıt maliki olduğunun anlaşılmasına karşın adı geçen davalının taşınmazın maliki olduktan sonra kiraya verme ya da ikamet etme gibi taşınmazın tasarruf edilme durumu, su, elektrik, doğalgaz gibi abonelik başvurusunun olup olmadığı, taşınmazın kullanım şekline dair kolluk araştırılması yapılmadan davalı ...’ın iyi niyetli üçüncü şahıs olduğundan ve satış işleminin muvazaalı olup olmadığı hususunun detaylı olarak incelenmeden adı geçen davalı yönünden yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...tüm delillerin incelemesinde, davalılardan ...'ın borçlu davalı ...'ın oğlu olduğu ve dava konusu taşınmazı 13.02.2015 tarihinde taşınmazı oğlu ...'a devrettiği dinlenen tanık beyanlarından dosya içindeki diğer ilgili belgelerden davalı ...'ın taşınmazı babasından devraldıktan sonra satmak istediği ve 14.12.2015 tarihinde diğer davalı ...'a sattığı anlaşılmakla tarafların baba oğul olması ve taşınmazı hemen satışa çıkarmak isteyerek satması hususları bir arada gözetildiğinde davalı ... ile ... arasındaki satış ilişkisinin muvazaalı olduğu kabul edilmiştir. Davalı ... yönünden ise; taşınmazın satış sözleşmesindeki değer ile gerçek değer arasındaki fark, davacı tarafından sunulan facebook görüntüsünün davalı tanıklarının anlatımları ile davalı ...’ın tapuda son kayıt maliki olduğunun anlaşılması karşısında adı geçen davalının taşınmazın maliki olduktan sonra kiraya verme ya da ikamet etme gibi taşınmazın tasarruf edilmediği, su, elektrik, doğalgaz gibi abonelik başvurusunda dahi bulunmadığı, taşınmazın kullanım şekline dair kolluk araştırması yapılmış ve yapılan araştırma sonucunda davalı ...’ın taşınmazı kullanma iradesine sahip olmadığı anlaşılmış olup iyi niyetli üçüncü şahıs olduğundan bahsedilemeyeceği" gerekçesiyle davanın kabulüne ve satış işleminin iptaliyle davacıya icra dosyasına haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın kullanım durumunun, kiraya verilip verilmediğinin araştırılması, taşınmazın yazlık olduğu, kışın kullanıma uygun olmadığından doğalgaz bağlatılmadığı, kaldı ki doğalgaz hizmetinin 2020 yılında sağlanmaya başlandığı, taşınmazın tadilata ihtiyaç duyduğu bu nedenle kullanılamadığı, davalının taşınmaz alım satım işi yaptığı, taşınmazı da bu şekilde değerlendirmeyi düşündüğü, satış işleminin tarafı olan ...'ın borcun tarafı olmadığı, satış bedelinin düşük olmadığı, taşınmazın tadilata ihtiyaç duyduğu, arsa tapusuna sahip olup esasen ev yapılmasının uygun olmadığı, bu nedenle bedelinin düşük olduğu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla gerçek değerle satış akdinde beyan edilen bedel arasında fark bulunmasının muvazaayı ispatlamaya yeterli olmadığı, davalının söz konusu satışta dördüncü kişi olduğu, davalıların birlikte çekildiği ve sosyal medyada bulunan fotoğrafın delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davalıların yakın arkadaş olmadıkları ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra takip borçlusu davalı ... adına kayıtlı taşınmazın önce davalı ...'ın oğlu davalı ...'a ardından davalı ...'a satışı nedeniyle muvazaa iddiasına dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 373 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.