Başvurular, terör olaylarından dolayı köyleri terke mecbur kalınması nedeniyle 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvuruların reddedilmesi nedeniyle mülkiyet haklarının; ret işlemlerine karşı açılan davalara ilişkin yargılama işlemlerinin adil olmaması, makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiaları hakkındadır.
Başvurular, terör olaylarından dolayı köyleri terke mecbur kalınması nedeniyle 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvuruların reddedilmesi nedeniyle mülkiyet haklarının; ret işlemlerine karşı açılan davalara ilişkin yargılama işlemlerinin adil olmaması, makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiaları hakkındadır. Başvurular, muhtelif tarihlerde yerel mahkemeler vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliklerinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm ve İkinci Bölüm Komisyonlarınca, kabul edilebilirlik incelemesi Bölümler tarafından yapılmak üzere dosyaların Bölümlere gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanları tarafından, başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve birer örneklerinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuruların birer örneği ve ekleri görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Adalet Bakanlığı tarafından benzer şikâyetlere ilişkin başvurularda sunulan görüşlere atıf yapılarak, ayrıca görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından 25/6/2015 tarihinde, ekli tablonun (A) sütununda başvuru numaraları belirtilen dosyaların konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2014/4657 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2014/4657 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine ve diğer bireysel başvuru dosyalarının kapatılmasına karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuruculara ait bireysel başvurularda, başvuru dilekçeleri ile başvurulara konu yargılama dosyaları içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, ekli tablonun (C) sütununda belirtilen tarihlerde 5233 sayılı Kanun kapsamına giren zararlarının karşılanması talepleriyle Siirt Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna başvurmuşlardır. Ekli tablonun (D) sütununda tarih ve sayıları belirtilen Zarar Tespit Komisyonu kararlarında, dosyada yer alan bilgi ve belgeler uyarınca köyün boşaltılmadığı, köyde nüfus istikrarının sürekli korunduğu, her beş yılda bir muhtarlık seçiminin yapıldığı, köyde korucuların bulunduğu ve korucuların dışında da vatandaşların ikamet ettiği, köy okulunun 1989 yılından günümüze kadar eğitime açık olduğu, köyde ibadethanenin bulunduğu ve karar tarihinde kadrosu münhal olmakla birlikte 1985-1986 ve 1998-1999 tarihlerinde kadrolu din görevlisinin mevcut olduğu, 2007 yılı milletvekili genel seçimleri ile Anayasa halkoylaması ve 2009 yılı mahalli idareler seçiminde köyde seçim sandığı kurulduğu, yerleşim yerinin kısmen boşalmış olması ile şahısların malvarlığından istifade etmek amacıyla başka bir yerleşim yerinden aralıksız olarak köye ulaşabilmelerinin, o bölgede güvenli bir şekilde yaşayabilme olanağı sağlayan asgari güvenlik şartlarının idarece yerine getirilmiş olduğunun nesnel bir göstergesi halini ihtiva ettiği belirtilerek, taleplerin reddine karar verilmiştir. Belirtilen ret işlemleri aleyhine başvurucular tarafından ekli tablonun (E) sütununda belirtilen tarihlerde açılan iptal davalarında, ekli tablonun (F) sütununda tarihleri gösterilen idare mahkemesi kararları ile başvurucuların ikamet ettikleri köyün boşalan ve/veya boşaltılan yerleşim yerlerinden olmadığı, genel nüfus sayımı ve tespitlerine göre köyde 1990 yılında 753, 1997 yılında 899, 2000 yılında ise 1002 kişinin yaşadığı, muhtarlık seçimlerinin düzenli olarak yapıldığı, geçici köy koruculuğu sisteminin getirildiği, köyde bulunan askeri birlik personeli sayısı nedeniyle, nüfus sayımı sonuçlarının yüksek tespit edildiği iddiası konusunda toplanan bilgi ve belgelere göre 1990 yılına ait bilgi bulunamamakla birlikte, 1997 yılında köyde 90 köy korucusunun bulunduğu, korucuların dışında 20 hanenin korucu olmadığı ve bunların yaklaşık 250 kişiye karşılık geldiği, 2000 yılında ise köyde 90 korucunun bulunduğu ve korucular hariç köyde yaklaşık 100 kişilik nüfusa tekabül eden 13 hanenin bulunduğunun anlaşıldığı, anılan yerleşim yerinde asgari güvenlik düzeyinin var olduğu, köy halkının bir kısmının sübjektif güvenlik kaygısıyla ya da ekonomik ve sosyal sebeplerle göç ettiği, bu nedenle uğradıkları zararın idarece karşılanmasına hukuki olanak bulunmadığı belirtilerek, davaların reddine karar verilmiştir. Kararların başvurucular tarafından temyiz edilmesi üzerine, ekli tablonun (G) sütununda gösterilen tarihlerde Danıştay Onbeşinci Dairesinin ilamları ile “karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği” gerekçesiyle hükümlerin onanmasına karar verilmiştir. Karar düzeltme istemi, ekli tablonun (H) sütununda belirtilen tarihlerde Danıştay Onbeşinci Dairesinin ilamları ile reddedilmiştir. Ret kararları başvurucular vekiline tebliğ edilmiş ve muhtelif tarihlerde süresi içinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. B. İlgili Hukuk 5233 sayılı Kanun’un , , , , , , geçici , geçici , geçici maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Kararın maddesi, Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2008 tarihli ve E.2008/4141, K.2008/9584 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin 31/12/2008 tarihli ve E.2008/5548, K.2008/9733 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin 20/2/2009 tarihli ve E.2008/6679, K. 2009/1227 sayılı kararı (bkz. Sabri Çetin, B. No: 2013/3007, 6/2/2014, §§ 15-27). Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmelik’in “Zararın tespiti” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “15 inci maddede belirtilen zararlar, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir.” Aynı Yönetmeliğin “Zararın tespitinde komisyonca istenilecek belgeler” kenar başlıklı maddesi şöyledir: “(Değişik: 22/8/2005 – 2005/9329 K.) Başvuru sahibi, başvuru dilekçesi ile birlikte olayın meydana geliş tarzını açıklayan ve zararın tespit ve ölçümünde dikkate alınabilecek her türlü bilgi ve belgeyi Komisyona sunar. Ayrıca; Komisyon, gerekli gördüğü takdirde zararın tespit ve ölçümünde dikkate alınabilecek her türlü bilgi ve belgeyi adli, idari ve askeri mercilerden ister.” 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesinin (2) numaralı fıkrası, maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları, maddesinin (5) numaralı fıkrası, maddesinin (1) numaralı fıkrası.