1. Ceza Dairesi 2024/6754 E. , 2025/3412 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/154 E., 2024/924 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin düzeltilerek onanması Sanık ...'ın yasal süresi içerisinde gerekçeli olarak hükmü temyiz ettiği, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin ise; temyiz dilekçesinde mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olduğunu beyan etmesi nedeniyle, hükmü müvek…
**1. Ceza Dairesi 2024/6754 E. , 2025/3412 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/154 E., 2024/924 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin düzeltilerek onanması Sanık ...'ın yasal süresi içerisinde gerekçeli olarak hükmü temyiz ettiği, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin ise; temyiz dilekçesinde mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olduğunu beyan etmesi nedeniyle, hükmü müvekkili suça sürüklenen çocuk yönünden beraat kararı verilmesi gerekçesiyle temyiz ettiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki suça sürüklenen çocuk ve sanık ... müdafiilerinin temyiz istemlerinin reddine yönelen görüşe iştirak edilmemiştir. Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 19.12.2023 tarihli ve 2023/4947 Esas, 2023/8144 Karar sayılı bozma ilâmı üzerine kurulan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 03.06.2024 tarihli ve 2024/154 Esas, 2024/924 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1.b-e ve 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82/1.b-e ve 31/3. maddeleri uyarınca 21 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... ve Katılan Kurum Vekillerinin Temyiz Sebepleri Suç vasfına, katılan ... vekilinin vekalet ücreti istemine, B. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suçun işlenmediğine ve eksik inceleme yapıldığına, C. Suça Sürüklenen Çocuk ... ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suçun işlenmediğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 03.06.2024 tarihli ve 2024/154 Esas, 2024/924 sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hükmün mahsus yerine; “katılan ... lehine ilk derece yargılaması için 5.450 TL, istinaf aşaması için 20.400 TL maktu vekâlet ücretinin sanık ve suça sürüklenen çocuktan alınarak katılan ...'a ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanıklar ... ve ... hakkında ...'ı eziyet çektirerek öldürmek suçundan verilen mahkûmiyet kararının onaylanmasına dair Dairemizin çoğunluk görüşüne, sanıkların eyleminin kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet vermek suçunu oluşturduğu kanaatiyle katılmıyoruz. Şöyle ki; Dosya sanıkları ... ve ... ile kaçak olduğu için hakkında yakalama kararı çıkartılan ... ve maktul torbacı tabir edilen uyuşturucu madde satan kişilerdir, sanıklar ve maktul birbirlerini tanımakta olup aralarında öldürmeyi gerektirecek herhangi bir husumet bulunmamaktadır ancak torbacı olan bu kişiler satmak için uyuşturucuyu ... isimli bir şahıstan temin etmekte olup maktulün ...'den satmak için aldığı uyuşturucuyu veya bedelini ...'e iade etmediği bu nedenle ... isimli kişinin sanıklardan maktuldeki uyuşturucu maddeyi veya parasını almalarına söylediği sanıkların maktulü bu nedenle darp ettikleri anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan Adli Tıp Kurumu 1 İhtisas kurulundan alınmış adli rapordan maktulün ölümünün künt travma ile husulü mümkün yumuşak doku zedelenmesi ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği müessir fiil ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşılmıştır. Sanıklar tarafından kesici delici alet kullanılmaksızın elleriyle ve sopayla birçok darbe vurmak suretiyle maktulün dövüldüğü ve yine vücuduna yanan naylon maddesini damlatılarak acı verildiği ancak maktulde kemik kırığı, kesici delici yarası, beyin kanaması veya ölümü gerektirir silahtan sayılan herhangi bir aletle yapılmış bir yaralanma bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamından darp edilmesi sonucu bayılması nedeniyle maktulün ölebileceğinden korkan sanıkların 112 hattını arayarak ambulans çağırdıkları, ambulans gelmeden önce ambulansa bindirmek için maktulü bina dışına çıkartıp ölmemesi için gayret sarf ettikleri ambulans yanlış adrese gidince tekrar yönlendirdikleri anlaşılmıştır. Ceza Genel Kurulu ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre TCK'nın 87/4. maddesi değerlendirilirken sanıkların kasıtlarının öldürme mi yaralama mı olduğunun tesbitine yönelik bazı kriterler getirilmiş olup bu kriterler şunlardır: 1) Sanıklar ile maktul arasında olay öncesine dayalı öldürmeyi gerektirir bir husumet bulunup bulunmadığı, 2) Olay öncesi sırası ve sonrasındaki sanıkların maktule yönelik davranışları, 3) Olayda kullanılan suç aletlerinin öldürmeye elverişli olup olmadığı, 4) Sanıkların suç aletlerini kullanılış şekilleri darbe sayısı şiddeti ve oluşturulan harabiyetin özellikleri , 5) Darbelerinin vurulduğu bölgenin hayati bakımdan önemi, 6) Sanıkların hareketlerini kendiliğinden mi yoksa engel bir nedenin etkisiyle mi son verdikleri, Somut olayın kendine özgü tüm özellikleri dikkate alınarak sanıkların öldürme kastıyla mı yoksa yaralama kastıyla mı hareket ettiklerinin belirlenmesi gerekmektedir, bu şekilde gerçekleşen olayda sanıkların birlikte maktulü yoğun şekilde darp ettikleri ancak öldürme kastlarıyla hareket ettiklerini gösterir maktulde beyin kanaması, kemik kırığı veya kesici delici bir aletle nitelikli şekilde darp etmedikleri hatta yaralanmalar sonucu bayılan maktulün öleceğinden korkarak 112 ambulansı arayarak yardım istedikleri ve maktulü bulundukları kapalı mekandan aşağıya indirerek ambulansa ulaştırmaya çalıştıkları ambulansın yanlış yere gitmesi üzerine tekrar ambulansı yönlendirerek maktulü hastaneye gitmesini sağladıkları olayda sanıkların yaralama kastı ile hareket ederek maktulü öldürmekten TCK 87/4. maddesi gereği cezalandırılmaları gerektiği kanaati ile daire çoğunluğunca verilen karara katılmıyoruz.