12. Ceza Dairesi 2023/88 E. , 2023/3113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/432 E., 2022/912 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edi
**12. Ceza Dairesi 2023/88 E. , 2023/3113 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/432 E., 2022/912 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2015 tarihli ve 2015/294 Esas, 2015/725 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2015 tarihli ve 2015/294 Esas, 2015/725 Karar sayılı kararının mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01.06.2021 tarihli ve 2019/10555 Esas, 2021/4426 Karar sayılı kararı ile asli kusurlu olan sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verildiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2021/432 Esas, 2022/912 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesinin iki ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.12.2022 tarihli ve 2022/158879 sayılı hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın kusuru bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; "... 13/12/2014 günü, saat 13:00 sıralarında, Antalya, Gazipaşa, Zeytinada Mahallesi, Çeçek mevkiinde, sanık sürücü ... yönetimindeki,...... plaka numaralı, Isuzu marka, kırmızı renkli, 1997 model, açık kasa kamyon ile, D-400 karayolunun güneyinde yer alan muz bahçesi alanı içinde bulunan, stabilize yol üzerinde, çıkış eğimi yönünde geri manevra ile hareketli iken, kamyonun arkasında kalan yol kısmında bulunan, ...'e çarpması neticesinde yaya ...'in hayatını kaybettiği, sanığın eylemine uyan sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile iddianame tanzim edildiği anlaşılmıştır. Olay yerindeki ilk tespitleri içeren Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlenmemiş, kollukça yapılan olay yeri inceleme raporuna göre kaza mahallindeki yol, 5,00 metre genişlikte, stabilize kaplamalı, banket ve yaya kaldırımı bulunmayan, planda keskin virajlı, profilde eğimli, bir muz bahçesi alanı içinde bulunduğu, kaza sırasında vakit gündüz, hava yağmurlu, yol yüzeyi ıslak olduğu belirtilmiştir. Olay yerinde 14/01/2015 günü icra edilen keşfe dayalı olarak, bilirkişi ..... tarafından, Gazipaşa Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2015/11 Esas No.lu dosyası için düzenlenmiş, 21/01/2015 tarihli Bilirkişi Raporunda, olayda; 07-UH-940 plakalı kamyonun sürücüsü ...’in, kusursuz bulunduğu, yaya ...’in ise 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 68/A-2 maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Adli Tıp Kurumu, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi uzmanlarınca, Gazipaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/1794 Soruşturma sayılı dosyası için tanzim edilmiş, 07/04/2015 tarihli Bilirkişi Raporunda ise olayda; sürücü ...’in, asli derecede kusurlu olduğu, Müteveffa yaya ...’in, tali derecede kusurlu bulunduğu kanaati belirtilmiştir. Mahkememizce bozma öncesi yapılan yargılama neticesinde sanığa atfı kabil herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği kanaatiyle beraatine karar verilmiş ise de Yargıtay Ceza Dairesinin 12. Ceza Dairesi'nin 01/06/2021 tarih ve 2021/4426 sayılı ilamıyla bozularak mahkememizin iş bu esas numarası almıştır. Bozma sonrası mahkememizce iki rapor arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve tam bir vicdani kanaat edinilmesi için İTÜ Trafik Kürsüsünden seçilen bilirkişilerden heyet oluşturularak rapor tanzimi istenmiş gelen rapora göre; sanık sürücünün meydana gelen kazada asli kusurlu, müteveffanın ise tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kusur durumunun tayini ve tespiti görevi mahkeme hakimine ait olduğundan sonuç itibariyle mahkememizce edinilen kanaate göre; Sanık sürücü ...’in, yönetimindeki kamyonla, virajlı ve eğimli, dar bir yolda geri manevra hareketi yapması sebebiyle, bu manevra öncesinde, çevresini ve geri manevra ile ilerleyeceği, taşıtının arkasında kalan alanı etkin şekilde kontrol etmesi, olası yaya mevcudiyetine karşı korna ile ön uyarıda bulunması, kamyon gibi bir taşıtla geri manevra yapacak olması sebebiyle, taşıtın gerisini tam olarak kontrol edebilmek bakımından geri manevra hareketini yönetmesi için bir gözcünün yardımını istemesi ve geri manevra boyunca kontrolu ve tedbirleri sürdürmesi gerekirdi. Sanık sürücü ...’in, belirtilen hususlara riayet etmediği, yönetimindeki kamyonla, anılan özellikteki yolda, gerekli etkin kontrolde bulunmaksızın, kendi ifadelerinde de bizzat belirttiği üzere, yalnızca geriyi görüş aynalarına bakmakla yetinerek, taşıtının özelliği itibariyle, arkasında kalan alanı tam olarak görememesine rağmen, yanında bulunan kişilerden geri manevrasını yönetmesi için yardım istemediği, gözcüsüz geri manevra hareketine kalkıştığı, bu manevra sırasında, muhtemel yaya hareketlerine karşı hazırlıklı davranmadığı ve kontrolsuz geri seyri sebebiyle, taşıtının arkasında kalan yol kısmında bulunduğu anlaşılan yayayı farkedemediği ve yayaya çarptığı anlaşılmaktadır. Sanık sürücü ...’in, tedbirsiz, dikkatsiz, dikkat ve özen yükümlülüklerine ve manevraları düzenleyen genel şartlara uyma zorunluluğuna aykırı şekilde hareket ettiği, trafik güvenliği bakımından hatalı bu sevk ve idaresinin, kazanın meydana gelmesinde, birinci (asli) derecede etkili olduğu, müteveffa ...'in ise, anılan yolda, yol içinde bulunduğu sırada, geri manevra ile hareketli kamyona dikkat etmeyip, bu taşıtın kendisi için tehlike arz edecek hareketlerinden sakınmayarak taşıtın geri manevra ile seyir izini zamanında terk etmemiş, yoldaki tehlikeli konumunu taşıtın hareketi ile birlikte değerlendirememiş ve böylece kendi can güvenliğini kollama hususunda ihmal gösterdiği, ...’in, tedbirsiz, dikkatsiz, dikkat ve özen yükümlülüklerine ve yaya hareketlerini düzenleyen kurallara aykırı şekilde davrandığı, bu hatalı davranışının, kazanın meydana gelmesinde, ikinci (tali) derecede etkili olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Tüm bu sebeplerle sanığın taksirli eylemi ile ölüme sebebiyet verdiği sabit olduğundan eylemine uyan TCK'nın 85/1 maddesi uyarınca sanığın kişiliği, suçun işleniş şekli , kusur durumu nazara alınarak takdiren ve teşdiden mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir. Sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın sanığın kişiliği mali ve sosyal durumu nazara alınarak TCK'nın 50/1-a 50/4 maddeleri uyarınca adli para cezasına çevrilmiş, Sanığın TCK 53/6 maddesi gereğince ehliyetine 3 ay süreyle el konularak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." denilmiştir. 2. Sanık aşamalardaki beyanında kusursuz olduğunu beyan etmiştir. 3. Ölenin eşi şikayetçi olmadığını beyan etmiştir. 4. Soruşturma aşamasında Sulh Ceza Mahkemesince yapılan keşif sonrası düzenlenen 21.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda sanığın sonucu öngörmesi mümkün olmadığından kusursuz olduğu, ölenin ise Karayolları Trafik Kanunu'nun 68 inci maddesinin (a) bendinin 2 inci maddesinde yer alan "Yayaların yürümesine ayrılmış kısımların kullanılmasının mümkün olmaması veya bulunmaması hallerinde yayalar, bisiklet trafiğine engel olmamak şartı ile bisiklet yolunda veya şeridinde; bisiklet yolu veya bisiklet şeridi yoksa taşıt yolu üzerinde, imkan oranında taşıt yolu kenarına yakın olmak şartı ile yürüyebilirler" kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. 5. Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin 07.04.2015 tarihli raporunda sanığın "sevk ve idaresindeki kamyon ile geri manevra teşebbüsüne geçmeden evvel; arka tarafını gerektiği şekilde kontrol etmesi, arka tarafta kendisini yönlendirmek adına gözcü bulundurması gerekmekte iken bu hususlara riayet etmediği, müteveffa yayanın, aracın arkasında yol boyunca yürümekte olduğunu bildiği halde arka trafıği gerektiği şekilde kontrol etmeden geri manevra yaparak yayaya çarptığı" gerekçesi ile asli kusurlu olduğu, ölenin ise "şüpheli sürücü idaresindeki vasıtanın geri manevra yapacağını bildiği halde bu hususu dikkate alarak can güvenliliğini koruma adına aracın manevra alanı dışına çıkarak koruma tedbiri alacağı yerde geri manevra ile gelen aracın hareket alanı dahilinde bulunarak can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü" gerekçesi ile tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. 6. İstanbul Teknik Üniversitesi Ulaştırma Birimi Karayolları ve Trafik Öğretim Üyelerinden oluşan üç kişilik heyetten aldırılan 22.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda sanığın "yönetimindeki kamyonla, virajlı ve eğimli, dar bir yolda geri manevra hareketi yapması sebebiyle, bu manevra öncesinde, çevresini ve geri manevra ile ilerleyeceği, taşıtının arkasında kalan alanı etkin şekilde kontrol etmesi, olası yaya mevcudiyetine karşı korna ile ön uyarıda bulunması, kamyon gibi bir taşıtla geri manevra yapacak olması sebebiyle, taşıtın gerisini tam olarak kontrol edebilmek bakımından geri manevra hareketini yönetmesi için bir gözcünün yardımını istemesi ve geri manevra boyunca kontrolu ve tedbirleri sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği" gerekçesi ile asli kusurlu olduğu, ölenin ise "yol içinde bulunduğu sırada, geri manevra ile hareketli kamyona dikkat etmeyip, bu taşıtın kendisi için tehlike arz edecek hareketlerinden sakınmayarak taşıtın geri manevra ile seyir izini zamanında terk etmediği, yoldaki tehlikeli konumunu taşıtın hareketi ile birlikte değerlendirmediği ve böylece kendi can güvenliğini kollama hususunda ihmal gösterdiği" gerekçesi ile tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. 7. Tanık beyanları ve adli ölü muayene tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır. IV. GEREKÇE 1. Olay günü gündüz vakti, muz bahçesi içerisinde 5 metre genişliğinde taş kaplama eğimli yolda sanığın sevk ve idaresindeki kamyon ile geri geri manevra yaptığı sırasında, kamyonun arkasında bulunan ...'i fark etmemesi nedeniyle çarpması neticesinde, ...'in hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan olayda, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 137/B-2-d maddesinde yer alan "Duraklanan ve parkedilen yerden çıkılırken; Görüş alanları dışında kalan yerler varsa veya araçları kamyon, çekici, otobüs veya römork takılı bir ... ise, tehlikesizce hareket edebilmeleri ve uyarılmaları için bir gözcü bulundurmaları, mecburidir." düzenlemesi uyarınca muz bahçesinden çıkmak için eğimli yolda geri manevra yapan sanığın gözcü bulundurma zorunluluğu bulunmasına rağmen bu hususa riayet etmediği anlaşılmakla sanığın asli kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik tespit edilmemiş ve sanık müdafiinin kusura ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2021/432 Esas, 2022/912 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.