Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ---- ile ibraz ettiğini, davacının ------ ibraz ettiği çekin sahte olduğunu, çekteki imzanın davacıya ait olmadığını, davalı ---- çeki incelemeden ödeme yaptığını, mağduriyetin giderilmesi için ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu belirtmiş, -------sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesin
davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 10/04/2003 tarihinde sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında davacının, davalı şirketin Almanya pazarındaki müşterilerinin siparişleri doğrultusunda tekstil ürünlerinin üretilmesi için Türkiye'deki şirketler ile yapacağı sözleşmelere aracılık etme, üretilen tekstil ürünlerinin kalite kontrolünü yapıp, siparişlere uygunluğunu denetleme, kabulünü yapma, üretilen ürünlerin gümrükleme ve nakliye ile ilgili her türlü işlemlerini yapma ve firmalara yapılacak ön ödeme aşamalarını takip etme görevlerini üstlendiğini ve uzunca bir süre bu görevlerini ifa ettiğini, ancak davalının 2012 yılında, uzun bir süreden beri zaten çalıştıkları ... ile inhisarî acentelik sözleşmesini ihlal etmek suretiyle sipariş verdiğini, keza aynı şekilde ... ve ...'e sipariş verildiğini, davalı tarafın bu eyleminin sözleşmeye aykırı olması nedeniyle davalı tarafa gönderilen e-mail ile davalı tarafın uyarıldığını ve TTK m.113'e göre bu işlemlerden dolayı da ücret hakları doğduğunu, bu nedenle tahakkuk eden ücretlerinin ödenmesi gerektiğini bildirmelerine rağmen ödenmediğini ve sözleşme ilişkisinin bu şekilde sona erdiğini belirterek, HMK m.107 kapsamında alacak miktarlarının tespiti ve dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsili ile denkleştirme tazminatından kaynaklanan alacaklarının tespiti ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; müvekkilinin Almanya merkezli, tekstil ürünleri üzerine faaliyet gösteren bir firma olduğunu, tekstil ürünlerinin bir kısmını Türkiye'de faaliyet gösteren firmalardan aldığını ve bunun karşılığında kalite - kontrol, sipariş, sevkiyat denetimleri yapmak üzere Türkiye- Almanya merkezli birçok firmadan münhasır olmayan bir sözleşme ilişkisi içinde olduğunu, bu çerçevede davacı firma ile de 2003 yılından itibaren münhasır olmayan bir sözleşmesi ilişkisi içerisinde ticari faaliyetleri olduğunu, davalının performans ve davranışlarından memnun olunmaması nedeniyle sözleşmeyi 2015 yılında feshettiklerini, davacıya yaptığı işlere karşılık komisyon ücretlerinin ödendiğini, davacı ile Türkiye'de dağıtım, satış ve acentelik benzeri bir ilişkinin olmadığını belirterek, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.