Başvurucu, 1/11/1994 tarihinde Cumhuriyet Savcısına ifade vermesinin ardından rüşvet vermek suçunu işlediğinden bahisle hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin makul süre içinde sonuçlanmaması nedeniyle makul sürede yargılama hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, ihlalin tespitiyle uğradığı manevi zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Başvurucu, 1/11/1994 tarihinde Cumhuriyet Savcısına ifade vermesinin ardından rüşvet vermek suçunu işlediğinden bahisle hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin makul süre içinde sonuçlanmaması nedeniyle makul sürede yargılama hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, ihlalin tespitiyle uğradığı manevi zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Başvuru, 31/1/2014 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 16/5/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 27/6/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 27/7/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, rüşvet verme suçunu işlediği iddiasıyla, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 1/11/1994 tarihinde Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı’na ifade vermiştir. Soruşturma aşamasının tamamlanmasının ardından başvurucu ile birlikte yirmi üç sanık hakkında, yasa dışı faaliyetler sonucu elde ettikleri gelirin bir bölümünü terör örgütlerine aktardıkları iddiası ile Diyarbakır 4 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. Diyarbakır 4 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, 13/9/1995 tarih ve E.1994/1060, K.1995/329 sayılı kararı ile sanıkların yasa dışı terör örgütüne üyelik suçundan beraatlarına karar vermiş ancak atılı diğer suçlardan Mahkemenin görevsizliğine, yargılamaya devam edilmesi için, dosyanın Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi, 11/10/1995 tarih ve E.1995/143, K.1995/118 sayılı kararı ile Devlet Güvenlik Mahkemesince verilen kararın usule uygun olmadığını, bu nedenle davanın usulüne uygun açılmış sayılamayacağını belirterek, sanıklar hakkında yürütülen usuli işlemlerin durdurulmasına ve dosyanın, gereğinin takdir ve ifası için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine hükmetmiştir. Başsavcılığa gelen dosya için yeniden hazırlık kaydı yapılmış, Başsavcılıkça başvurucu ile beraberindeki yirmi üç sanık hakkında 27/10/1995 tarihli yeni bir iddianame düzenlenmiştir. İlgili iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi, 27/11/2008 tarih ve E.1995/160, K.2008/573 sayılı kararı ile başvurucuyu “rüşvet verme” suçundan mahkum etmiştir. Kararın temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi, 15/4/2013 tarih ve E.2012/4572, K.2013/3207 sayılı ilamı ile başvurucu hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir. Başvurucu, bu kararı 17/1/2014 tarihinde öğrendiğini belirtmiştir. Başvurucu, 31/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Karar, başvurucuya 5/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrası, 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi, maddesinin ikinci fıkrası.