8. Hukuk Dairesi 2022/4826 E. , 2025/581 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/222 E., 2022/554 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/263 E., 2021/132 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve asli müdahil vekili tarafından isti…
**8. Hukuk Dairesi 2022/4826 E. , 2025/581 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/222 E., 2022/554 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/263 E., 2021/132 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Malatya ili Yeşilyurt ilçesi Gözene köyünde bulunan 1306 ve 1069 parsellerin davacıya ait olduğunu, taşınmazlara ait tapu kaydı bulunduğunu ve 100 yılı aşkın bir süredir ekilip biçilen taşınmazların atalarından davacıya intikal ettiğini ileri sürerek, 1306 ve 1069 parsellerin davacı adına tespit ve tescili istemiyle kadastro mahkemesinde dava açmış, ... ise 1069 parsel sayılı taşınmazın ortak dedelerinden miras kaldığını ileri sürerek açılan davaya harçlı olarak katılmıştır. Kadastro mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 1306 parsele ilişkin davanın dosyadan tefrikine ve 1069 parsel yönünden ise bu parselin daha önce kesinleştiği ve mahkemelerinin görevli olmadığı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, kararın kesinleşmesi sonucunda dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 16. Hukuk Dairesinin 28.12.2017 tarihli ve 2017/598 Esas, 2017/598 Karar sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda dava şartı olan taraf ehliyetinin sağlanması amacıyla terekeye temsilci atanması gerektiği, bu amaçla davacı vekiline 30.03.2021 tarihli duruşmada terekeye temsilcisi atanması için 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde terekeye temsilci atanmadığı takdirde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedileceğinin davacı vekilinin yüzüne karşı ihtar edildiği, davacı vekilinin mazeret sunduğu, 13.04.2021 tarihli mazeret dilekçesinde de terekeye temsilci atanması için davacının ekonomik durumları nedeniyle dava açamadıklarını ve yokluğunda karar verilmesine muvaffakatının olduğunun bildirildiği, verilen kesin süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 115. maddesinin 2. fıkrası gereğince" davanın usulden reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ve asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) Orman Kadastrosu ve 2/B çalışmasına yapılan tespite itiraza ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ve asli müdahil vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacı ile asli müdahilden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.