7. Ceza Dairesi 2022/7595 E. , 2024/6331 K. HÂKİMLİĞİ : İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2020/3456 Değişik iş KABAHAT : 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklamasının Önlenmesi Hakkındaki Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazların reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklamasının Önlenmesi Hakkındaki Kanun'un (5549 sayılı Kanun) 13/1. maddesine aykırılıktan kabahatli ... A.Ş. hakkında Hazine ve Maliye Baka…
**7. Ceza Dairesi 2022/7595 E. , 2024/6331 K.** **"İçtihat Metni"** HÂKİMLİĞİ : İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2020/3456 Değişik iş KABAHAT : 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklamasının Önlenmesi Hakkındaki Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazların reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklamasının Önlenmesi Hakkındaki Kanun'un (5549 sayılı Kanun) 13/1. maddesine aykırılıktan kabahatli ... A.Ş. hakkında Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının 03.06.2020 tarihli ve E.3640 sayı, 1103 sayılı idarî para cezası kararı ile uygulanan 42.464,00 Türk lirası, 36.456,00 Türk lirası, 45.105,00 Türk lirası ve 15.035,00 Türk lirası olmak üzere toplam 139.060,00 Türk lirası idarî para cezalarına karşı yapılan başvurunun reddine dair İstanbul 11. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.09.2020 tarihli ve 2020/2817 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.09.2020 tarihli ve 2020/3456 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.06.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/97578 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/97578 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Muteriz şirket hakkında yapılan denetim sonunda düzenlenen Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının 26/02/2020 tarihli ve 2020-YDR-TM-241/1/YİR-İ/1 sayılı raporunda, firmanın iletimini yaptığı, 10 adet tüzel kişiye ilişkin gönderi işlemlerinde, 5549 sayılı Kanun'un öngördüğü şekilde kimlik tespiti yükümlülüklerine aykırı davranıldığından bahisle, ihlal tespit edilen 2017 yılı içinde 4 adet evrak \*10.616,00 Türk lirası =42.464,00 Türk lirası, 2018 yılı içinde 3 adet evrak \*12.152,00 Türk lirası=36.456,00 Türk lirası, 2019 yılı içinde 3 adet evrak \*15.035,00 Türk lirası =45.105,00 Türk lirası şeklinde, eksiklik tespit edilen her bir evrak yönünden ayrı ayrı idari para cezaları ve ayrıca 2017 ila 2019 yılları arasında tüm iş yerinin görünür yerlerinde müşterilerin/göndericilerin görebileceği şekilde asılı levhaların bulundurulmadığından bahisle 15.035,00 Türk lirası idari para cezası olmak üzere toplam 139.060,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına karar verilmiş ise de; Dosya kapsamına göre, 1-Muteriz vekili tarafından başvuru dilekçesi ekinde sunulan belgeler üzerinde gerekli inceleme yapılarak, sunulan belgelerin, eksik olduğu kabul edilerek idari para cezası düzenlenmesine neden olan belgeler olup olmadığı tespit edilmeden eksik inceleme ile karar verildiği gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2-Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 09/10/2017 tarihli ve 2016/5873 Esas, 2017/7831 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere kabahatler bakımından soruşturma zamanaşımı süresinin kabahat tarihinde başlayıp idari para cezasına yönelik başvuru sonuçlanıncaya kadar cereyan edeceği, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Soruşturma zamanaşımı" kenar başlıklı 20. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında yer alan, " (1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idarî para cezasına karar verilemez. (2) (Değişik: 6/12/2006-5560/33 md.) Soruşturma zamanaşımı süresi; a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde beş, b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde dört, c) Ellibin Türk Lirasından az idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde üç, yıldır." şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda idarî para cezasını gerektiren fiillerin 03/02/2017, 19/04/2017 ve 05/06/2017 tarihlerinde işlenmiş olduğu ve İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliğinin itiraz üzerine karar verdiği 10/09/2020 tarihinden önce zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 3-5549 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi kapsamındaki kabahat eylemleri arasında, Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin 17/1 ve 39/2. maddelerine aykırılık fiillerinin yer almadığı nazara alındığında, kendi adına, başkası hesabına hareket eden kimselere, sorumluluklarını hatırlatmak amacıyla tüm işyerlerinin görünür yerlerinde asılı levha bulundurulmadığı gerekçesi ile anılan Yönetmeliğin 17/1, 39/2 ve 5549 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca idari para cezası verilemeyeceği cihetle, itirazın bu yönden de kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 4-Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 22/01/2018 tarihli ve 2017/3035 esas, 2018/522 karar sayılı ilâmında, "... Eczanesi'nde 25.03.2016 tarihinde, ...İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan olağan eczane denetiminde 29 adet antibiyotik türünden ilacın reçetesiz olarak satılmış olduğunun tespitinden ibaret olayda, kabahatlinin eyleminin kesintisiz fiille işlendiğinin kabul edilerek her bir ilaç için ayrı ayrı idari yaptırım kararı verilemeyeceği hususu gözetilmeksizin, kabahatli hakkında uygulanacak idari para cezasının 29 ile çarpılarak belirlenmesi ile miktar bakımından hataya düşüldüğü kanaatine varılmakla;..." şeklinde belirtildiği üzere ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15/2. maddesindeki “Aynı kabahatin birden fazla işlenmesi halinde her bir kabahatle ilgili olarak ayrı ayrı idari para cezası verilir. Kesintisiz fiille işlenebilen kabahatlerde, bu nedenle idari yaptırım kararı verilinceye kadar fiil tek sayılır.” şeklindeki düzenleme ile birlikte kimlik bilgileri tespitinde eksiklik şeklindeki eylemler nedeniyle tek bir rapor düzenlenip idari yaptırım kararı verilmiş olması karşısında, kimlik bilgilerinde eksiklik tespit edilen kişiler yönünden eylemin kesintisiz fiille işlendiği kabul edilerek kabahatli hakkında tek bir idari para cezası uygulanması gerektiği, belirtilen nedenlerle her bir eksiklik tespit edilen evrak için ayrı ayrı idari yaptırım kararı verilemeyeceği hususu gözetilmesizin, itirazın bu yönüyle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir...” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) ve (4) numaralı nedenler yönünden; Muteriz şirket hakkında uygulanan idari yaptırım kararına konu kabahat eylemleri bakımından 5326 sayılı Kanunun 15/2. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı, her bir kabahat için ayrı ayrı idari para cezası uygulanmasının hukuka uygun olduğu anlaşıldığı gibi ihbarname içeriğinde yer verilen diğer hususlar da yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) ve (3) numaralı nedenler yönünden; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu, idari para cezasına dayanak kabahat eylemlerinin 3 tanesisin 03.02.2017, 19.04.2017 ve 05.06.2017 tarihlerinde işlenmiş olduğu, merci karar tarihinden önce zamanaşımı süresinin dolduğu, yine 5549 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi kapsamındaki kabahat eylemleri arasında, Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin 17/1 ve 39/2. maddelerine aykırılık fiillerinin yer almadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) ve (4) numaralı nedenler yönünden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) ve (3) numaralı nedenler yönünden; 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriklerindeki hususlar yerinde görüldüğünden taleplerin KABULÜNE, 2.İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.09.2020 tarihli ve 2020/3456 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, muteriz hakkında uygulanan idarî para cezasının 92.177,00 Türk lirası olarak belirlenmesine ve infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, dosyanın, Hakimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.