1. Ceza Dairesi 2023/7241 E. , 2025/2907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1491 E., 2023/566 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu,
**1. Ceza Dairesi 2023/7241 E. , 2025/2907 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1491 E., 2023/566 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bölge Adliye Mahkemesi bozması üzerine; Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2020 tarihli ve 2019/182 Esas, 2020/176 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d, 35, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.04.2023 tarihli ve 2020/1491 Esas, 2023/566 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının vekalet ücreti yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında takdiri indirim uygulanmadan en üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğuna, ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığına dair alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçun unsurlarının oluştuğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Suç tarihinde saat 23.00 sıralarında sanık ile mağdur arasında evde çıkan tartışma sırasında mağdurun mutfağa giderek suçta kullanılan bıçağı aldığı ve sanığa doğru birkaç kez hamle yaptığı, sanığın da kendisini korumak amacıyla her iki eliyle bıçağı tuttuğu ve bu esnada ellerinden basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı, mağdurun elinden bıçağı alarak onu sağ koltuk altı 8. ve 9. kosta aralığından (göğüs hızasında 4x2 cm derin kesi) bir kez ve boyun bölgesinden de (yüzeysel sıyrık şeklinde kesi) bir kez olmak üzere bıçak ile yaraladığı, bir kez daha bıçakla saldırdığında bıçağın eğildiğini görmesi üzerine bıçağı atarak evden ayrıldığı, mağdurun komşuların yardımıyla hastaneye giderek tedavi gördüğü ve yaşamsal tehlike geçirecek nitelikte yaralandığı olayda; a) Sanığın suç tarihinde ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin Elazığ Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin 05.09.2019 tarihli raporu ile Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 10.07.2019 tarihli raporu ve Gözlem İhtisas Dairesinin 31.01.2020 tarihli raporları arasında çelişki bulunması karşısında, sanığın akıl hastalığına ilişkin tüm tedavi evraklarının dosyaya celbi sonrasında dosya aslı veya onaylı sureti ile sanığın Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kuruluna gönderilerek gerekli muayenesinin yaptırılması suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında belirtilen cezaî ehliyetini ortadan kaldıracak surette akıl hastalığı veya zayıflığı olup olmadığına dair rapor alındıktan sonra hukukî durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; b) Teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlerden meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi birlikte gözetilerek makul bir ceza tayini yerine yazılı şekilde 15 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. c) Mağdur hakkında Mardin Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 18.05.2018 tarihli raporda; mağdurda tarif ve tespit edilen yaraların yüzde sabit ize neden olup olmadığının belirlenmesi için mağdurun olay tarihinden 6 ay sonra tıbbi belgeleri ile birlikte şubelerine gönderilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, yüzde sabit iz bakımından rapor alındıktan sonra yüzde sabit ize neden olduğunun tespit edilmesi halinde 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca uygulama yapılırken makulden uzaklaşılarak bir ceza tayini yerine yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında (2-a), (2-b) ve (2-c) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri "rapor ve teşebbüsün derecesi" yönlerinden yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.04.2023 tarihli ve 2020/1491 Esas, 2023/566 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.