4. Hukuk Dairesi 2015/8788 E. , 2017/2802 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalılar ... Başkent Org. Gaz. Rek. Mat. Ltd. Şti. ve ... aleyhine 01/02/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/12/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tet…
**4. Hukuk Dairesi 2015/8788 E. , 2017/2802 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalılar ... Başkent Org. Gaz. Rek. Mat. Ltd. Şti. ve ... aleyhine 01/02/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/12/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili ulusal Yurt Gazetesi'nin 20/12/2012 günlü sayısının 1. sayfasında “Gazeteci mi CIA Gülü Mü?” başlığı ve 9. sayfasında "Washington'un Yeni Milliyet Temsilcisi" başlığı ile davalılardan ... tarafından hazırlanan haber nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar ise, dava konusu yazıda kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığını, eleştirel nitelikte haber yapıldığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu yazıda öz ile biçim arasında denge kurulmadığı, kullanılan başlıklar ile davacının eleştirilmesinden ziyade kullanılan üslupla küçük düşürüldüğü, kullanılan başlıklar ile basın özgürlüğü ve kişilik hakları arasındaki çatışan yararlar dengesinin davacı aleyhine bozulduğu, kullanılan ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.