T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2020/1998 KARAR NO : 2025/1164 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2020/1998 KARAR NO : 2025/1164 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/671 Esas-2020/358 Karar DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 11/12/2025 YAZIM TARİHİ : 12/12/2025 Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle, müvekkili şirket ile davalı kurum arasında 04/05/2018 tarihinde Hizmet Alımına Dair Sözleşme akdedildiğini, davalı tarafın bünyesinde hizmet alımı sözleşmesine istinaden çalışan ..., ..., ... ve ... isimli işçilerin emeklilik nedeniyle işten ayrılmaları neticesinde oluşan kıdem tazminatlarının müvekkiline ait hak edişten karşılanarak kendilerine ödendiğini, yapılan kıdem tazminatı ödemelerinin tamamen keyfi şekilde müvekkili şirkete müktesep hak ediş meblağlarından karşılanmasının ilgili yasa ve yönetmeliğe aykırılık teşkil ettiğini belirterek toplam 308.418,41 TL'nin davalı kurumdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle; müvekkilinin 233 sayılı K.H.K. hükümlerine göre kurulmuş, iktisadi ve ticari esaslara göre faaliyet gösteren, sermayesinin tamamı Devlet'e ait olan bir kamu kurumu olduğunu, merkez birimlerinin ihtiyacı olan temizlik ve yemek hizmetlerinin yaptırılması işi için davacı firma ile 01/04/2013-31/03/2015 tarihlerini kapsayan sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 01/06/2015-31/05/2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere yeni sözleşme ile uzatıldığını, davacı firma ile sözleşme devam ederken davacı bünyesinde çalışan bir kısım işçilerin farklı tarihlerde emeklilik nedeni ile işten ayrıldıklarını ve tazminatlarının ödenmesini talep ettiklerini, müvekkili tarafından 25/06/2018 tarihinde işçiler ... için 24.334,84 TL 19/07/2018 tarihinde ... 78.763,69 TL, 19/07/2018 tarihinde ... için 109.329,38 TL, 19/07/2018 tarihinde ... için 104.051,70 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin bir kısmının davacıdan, diğer kısmının çalıştıkları diğer işverenlerden kesildiğini, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca işçilik alacaklarından asıl işveren ve alt işverenin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, 6552 sayılı Kanun ile bu sorumluluğun kaldırılmadığı gibi asıl işveren alt işveren rücu ilişkisine dair bir düzenlemeye de yer verilmediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde iş akitleri feshedilen işçilerin doğan işçilik alacaklarından davacının sorumlu olacağına dair düzenlemelere yer verildiğini bildirerek davanın haksız olduğundan reddi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince "Dosya kül halinde bilirkişiye tevdi olunmuş, bilirkişinin 23/10/2019 tarihli raporunda; dava dışı işçiler bakımından davalı İdare tarafından ödenen kıdem tazminatlarına ilişkin davacı Yüklenici firma dışında diğer alt yüklenici firmaların hizmet dönemlerine tekabül eden miktarlar; işçinin yükleniciler nezdinde geçen hizmet süreleriyle orantılı olarak yapılan hesaplamaya göre, dava dışı işçi ... bakımından davacı şirketteki hizmet dönemi toplamı 1822 gün olup brüt kıdem tazminatı 19.492,66 TL, dava dışı işçi ... bakımından davacı şirkette çalışma süresi toplam 1824 gün ve brüt kıdem tazminatı 20.437,54 TL, dava dışı işçi ... bakımından davacı şirketteki toplam hizmet süresi 1812 gün olup hizmet dönemine tekabül eden brüt kıdem tazminatı 19.531,62 TL, dava dışı işçi ... bakımından hizmet süresi 1824 gün olup brüt kıdem tazminatı 22.333,51 TL olmak üzere davacı Yüklenicinin hizmet dönemi bakımından sorumlu olacağı kıdem tazminatı toplamı 81.795,33 TL olduğu hesaplanmıştır. Bilirkişi raporu ayrıntılı araştırma ve inceleme içermekle hüküm kurmaya elverişli olup, rapora yönelik itirazlar yerinde görülmemiştir. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre taraflar arasında Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında çalıştırılan bir kısım işçilerin işten ayrılmaları nedeniyle davacı şirketin ödenen kıdem tazminatından hizmet dönemine ilişkin olmak üzere sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava dışı işçilere ödenen tazminatın bir kısmının davacıdan kesildiğini, diğer kısmının çalıştığı diğer işverenlerden kesildiğini, davacının basiretli bir tacir gibi, son işveren olarak işçilere ödenen her meblağdan sorumlu olduğuna dair sözleşme hükmü bulunduğunu, müvekkilinin davacıdan yaptığı tüm kesintinin haklı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, dava konu olayda taraflar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunup, dış ilişki itibarıyle alt işveren ile asıl işverenlerin müteselsilen sorumlu bulunduklarını, taraflar arasındaki ilişkinin Borçlar Kanunu ve Sözleşme hukukuna göre çözümlenmesi gerektiğini, sözleşme olmasa dahi davacının son işveren olup, kendi dönemi de olduğundan sorumluluğu bulunduğunu, işçilerle ilgili her türlü ödemenin yükleniciden tahsil edileceğini sözleşmeye bağlı teknik şartnamede düzenlenmiş bulunduğunu, davacıdan yapılan kesintinin tamamen sözleşmeye dayanılarak yapıldığını, işçi ile davalı arasında doğrudan sözleşme ilişkisi olduğunu ve son işveren olarak davacının sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilinin kanuna uygun kesinti yaptığını ve bu nedenle faize ilişkin herhangi bir sorumluluğu da bulunmadığını, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, davalı tarafça dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatlarının, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi ile ilgili yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak davacının hak edişlerinden kesildiği iddiasına dayalı haksız yapılan kesintilerin isdirdatı istemine ilişkindir. Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davacı ... Sosyal Hizmetler Danışmanlık...Ltd.Şti.ile davalı ... arasında 2018 yılında 148 kişinin genel hizmet alımına dair sözleşme imzalandığı, bu sözleşmelere istinaden çalışan 4 işçinin emeklilikleri nedeniyle işten ayrıldıkları, kıdem tazminatlarının davacı şirketin hakedişinden davalı idare tarafından karşılandığını ve işçilere ödendiğini, 6552 sayılı Kanuna göre davalı ... A.Ş.nin kamu kurumu niteliğini haiz olduğundan yasa gereğince ayrıca hizmet işleri genel şartnamesinin 6.bölümünün 38/5.maddesi gereği de sözleşme uyarınca kıdem tazminatlarından davalı idarenin sorumlu olmasına rağmen yapılan haksız kesintinin istirdadı istemiyle dava açılmış, mahkemece yapılan yargılama neticesinde alınan denetime elverişli bilirkişi raporunda da isabetli şekilde davacı şirketin kendi dönemine denk gelen kısım için adı geçen işçilere ödemesi gereken toplam tutarın 81.795,33 TL olduğunun tespiti dosya kapsamına, tarafların sunmuş oldukları sözleşme ve eklerine uygun ise de, hakedişten 318.418,41 TL kesintinin yapıldığı, sorumlu olduğu kısım çıkarıldığında 236.623,08 TL alacağın istirdadına hükmedilmesi gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme ile davacı ve idarenin %50 oranında sorumluluklarının gerektiğinin kabulü ile sonuca gidilerek hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki oluşturulduğu yapılan inceleme sonucunda tespit edilmiş, bu durumda davalı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek aşağıda gösterildiği şekilde yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1,b,2 gereğince, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/671E., 2020/358K. sayılı dava dosyasında verdiği 09/07/2020 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, Buna göre: "1-Davanın kısmen kabulü ile, 236.623,08 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 16.163,72 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5.267,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.896,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti 103,20 TL posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam 1.603,20 TL yargılama giderinin kabul - red oranına göre 1.230,00 TL ile 5.267,02 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.497,02 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL posta-müzekkere masrafının kabul - red oranına göre 10,02 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-HMK 333 maddesi uyarınca yatırılan gider/delil avansında kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, " II-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talep halinde yatırana iadesine, III-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 34,30 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, IV-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 11/12/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...