T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/902 - 2025/969 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.4,6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2025/902 KARAR NO : 2025/969 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2025 NUMARASI : 2023/672 Esas - 2025/396…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/902 - 2025/969 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.4,6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2025/902 KARAR NO : 2025/969 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2025 NUMARASI : 2023/672 Esas - 2025/396 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak KARAR TARİHİ : 06/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/11/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 06.02.2015 tarihli sözleşme ile davalının ... mevkiinde bulunan " ... " isimli otel binasının, "alüminyum doğrama ve alüminyum giydirme cephe sistemleri işinin anahtar teslim götürü bedelli olarak 333.781,00 Euro + KDV bedelle yapması konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ayrıca sözleşmede bulunmayan ek ilave işler yaptığını , yine sözleşme kapsamında olmayan ancak sonradan davalının talebi ile ön cephenin bombeli olarak yapılması nedeniyle yeniden dizayn edilerek, bombeli yapıldığını, bunun ek maliyet ve ek süre gerektiğini, davalının sözleşme kapsamında götürü beldelin ödenmesi için kararlaştırılan ödemelerin hiçbirini zamanında ve tam olarak yapmadığını, davalının toplam yaklaşık ve tahmini 400.000,00 TL yi ödediğini, bakiyesini ödemediğini, Ankara 24. Noterliğinin 27/.01.2017 tarih ve 03958 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalıya ödemenin ihtar edildiğini ancak sonuç alınamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, sözleşme bedeline istinaden 10.000,00 Euro ve ek işler bedeli için 20.000,00 TL'nin, 08/12/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, talep ettiği 10.000 Euro + 20.000,00TL alacağı, 37.705,08 Euro + 302.273,00 TL daha arttırarak, sözleşme bedeline istinaden 47.705,08 Euro ve ek işler bedeline istinaden 322.273,00 TL nin sözleşme tarihi olan 06/05/2022 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; sözleşme sürecince yüklenicinin edimini gereği gibi ifa etmediğini ve pek çok açıdan ayıplı olarak oteli teslim ettiğini, davacının eksik ve ayıplı imalatlarının dava dışı "..." firması tarafından düzenlenen teknik rapor ile tespit edildiğini, Ankara 24.Noterliğinin 19.07.2017 tarih ve 25869 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşme gereği inşaat yapısında kullanılan malzemeden ... İstanbul Uluslararası İnşaat Tic. Ltd. Şti 'nin gerek imalatçı firma ve gerekse ... markası kullanılarak kaliteli üretim yapılacağından bahisle söz konusu sözleşme ilişkisinin kurulmasına aracılık ettiğinden müvekkili şirketin zararından müteselsilen sorumlu olacağını savunarak, davanın adı geçen firmaya ihbarını ve aleyhlerinde açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "taraflar arasında imzalanan 06/02/2015 tarihli ve 393.861,58 Euro (KDV dahil) bedelli sözleşme ile davacının, davalı işverenin Diyarbakır- Karapınar'da inşaatını yapmakta olduğu otel projesinin dış cephe kaplaması ve alüminyum doğrama işlerini, sözleşmede belirtilen şekilde yapıma konusunda anlaştıkları, işin davacı tarafında yapımına başlandığı ve taraflar arasında sözleşme kapsamı ve de sözleşme harici ilave işlere yaptığı, gerek sözleşme içi gerekse harici işlere ilişkin iki tarafça imzalı hak edişler düzenlenmediği, yine işe ilişkin projenin bulunmadığı. Bu nedenle sözleşmeden sonra proje değişikliğinin olup olmadığının tespit edilemediği, davacının sözleşme kapsamında yaptığı işten ( sözleşme bedeli 393.861,58 Euro dan 7.877,00 ayıplı yaptığı işler bedeli ve 377.167,50 Euro yapılan ödeme miktarı düşüldüğünden) bakiye iş bedeli 8.817,08 Euro alacağın kaldığı görülmüştür. Ayırca sözleşmede bombeli camdan bahsedilmediği, bombeli yüzeyde bahsedildiği halde, mevcut haliyle otelin bu cephedeki bombeli kısmında, bombeli cam kullanıldığı, bu şekilde otelin kuzey kısmına bakan cephesinde yaklaşık 260 m2 özel üretim olan bombeli camın imalatı ve montajının yapımının sözleşme dışı ve iş değişikliği vasfında bulunduğu, bilirkişilerce bombeli camın rayiç piyasa m2 birim fiyatının 190,00 Euro alarak belirlendiği, sözleşmede bu bölüm için, yani düz cam için belirlenen m2 birim fiyat 140,00 Euro arasındaki farkın olan 50,00 Euro üzerinden belirlenecek bedelin davacıya ödenmesi gerektiği, yine sözleşme kapsamı dışında ilave imalat olarak, teras katta (49,45 m² cephe alanı, 1 adet sürgülü kapı, 2 adet pencere) alüminyum doğrama işlerinin yapıldığı tespit edilmekle, bu iş bedelinin rayiç piyasa fiyatı ile 9.799,67 TL hesaplandığı, ayrıca davacı yüklenicinin belirtmiş olduğu sözleşme kapsamı dışında ilave imalatların (Yerli Sistem Giydirme Cephe, Kompozit, Doğrama, Çelik Hakediş Metrajı) serbest piyasa birim fiyatlarına göre 119.177,00 TL olarak hesaplandığı, bundan ayıplı iş bedeli 8.250,00 TL nin düşümü ile bakiye alacağın 120.726,67 TL olduğu ve davacıya ödenmediği anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde davacının davasının kabulü yönünde hüküm kurmak gerekmiştir. Ayrıca bilirkişi raporunda ( 190,00 Euro - 140,00 Euro = 50,00 Euro (bombeli cam farkı) , 260 m² x 50,00 Euro = 13.000,00 Euro yerine, 260x40,00 Euro = 10.400 Euro olarak hesaplama hatası yapıldığı ve hususun atlanması nedeniyle, kısa kararda, bu kalem yönünden 10.400,00 Euro olarak yazılmış isede HMK nun 304 vd maddeleri gereğince bu açık maddi hesaplama hatası resen gerekçeli kararda düzeltilmiştir. Davacı vekilinin davadan önce bakiye iş bedelinin, iş değişikliği bedelinin ve sözleşme dışı işler bedelinin ödenmesi yönünde ihtarname göndererek, davalıyı 07/02/2017 tarihi itibariyle temerrüte düşürdüğü ve tarafların tacir olduğu görülmekle, TL bedeller için bu tarihten itibaren avans faizi ile birlikte, Euro bedeller için 3095 sayılı yasanın 4-a maddesi gereğince Devlet bankalarınca 1 yıllık Euro mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir." İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; istinaf kaldırma kararı öncesinde verilen kararda hükme esas alınan bilirkişi raporunda teras katın ve bombeli cam giydirmenin sözleşme dışı ek iş olarak yapıldığının kabulü halinde, müvekkilinin alacağının 136.091,35 EURO + 120.726,67 TL olacağının tespit edildiğini, mahkemece bu tespite aykırı hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, istinaf ilamı ve devamındaki yargılama neticesinde bombeli cam giydirme işinin ek iş olduğunun kesinlik kazandığını, yerel mahkemece 21/03/2022 tarihli rapordaki 2. alternatif hesaplamadaki tespitlerin hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, hak ediş raporları ile, 20/10/2020 tarihli rapora göre ve 21/03/2022 tarihli raporun 2. hesaplama tespitine göre de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan 22/01/2024 tarihli kök rapor ve devamında aynı bilirkişi raporundan alınan ek raporların hatalı olduğunu, bu raporların hükme esas alınamayacağını, BAM'ın bozma kararında açıkça "Sözleşme dışı işler bulunması halinde bunların bedelleri yapıldıkları yıl mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanmalıdır." hükmüne yer verilmesine rağmen, bilirkişilerce yeniden bir hesaplama yapılmadığını ve yalnızca 15/08/2019 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar dikkate alınmasının da doğru olmadığını, yine 22/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda yerinde inceleme yapılmadığını ve müvekkilince sunulan delillerin göz ardı edildiğini, işlerin yağıldığı tarihteki serbest piyasa birim fiyatlarına göre hesaplamaların yer aldığı 20/11/2020 tarihli raporun değerlendirmeye alınmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece davacı tarafın iddia ettiği fazla işlerin götürü bedel kapsamında olup olmadığına ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığını, yine BAM kararında yer alan işin götürü bedel kapsamında kaldığı düşülüyor ise iddiaya konu fazla işlerin; iş değişikliğindenmi, fazla imalattanmı, sözleşmede hiç bulunmayan işlerdenmi olduğu konusunda da herhangi bir tespiti yapılmadığını, ayrıca iddiaya konu fazla işlerin hakedişlere girip girmediği, eğer hakedişlere girmişse davacı yüklenici tarafından usulüne uygun olarak ihtirazi kayıt koyup itiraz edip etmediği yönünde bir değerlendirme de yapılmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme bedeli götürü olarak belirlendiğini, davacı tarafın sözleşme kapsamında olmayan fazladan işler yaptığı yönündeki iddiasının öncelikle bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, bombeli cam imalatının sözleşme kapsamında öngörülmesinin dairesel cephe iş kaleminin doğal gereği olduğunu, bombeli cam uygulamasının sözleşme dışı veya ilave imalat olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, bu durumun sözleşmeye ve işin tekniğine açıkça aykırı olduğunu, sözleşmede geçen dairesel cepheden kastedilenin bombeli cam olduğunu, ortada hiç bir delil olmamasına rağmen, bombeli cam işinin sözleşme dışı ek iş olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece yapılan bilirkişi incelemesiyle de tespit edildiği üzere, sözleşme gereği yapı genelinde silikonlu düz cam kullanıldığını, cephede ise dairesel cephenin kullanılacağının kararlaştırıldığını, yerel mahkemece ek imalat iddialarının ispatlanmadan kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, yine eksik imalatların müvekkilince 3. kişilere yaptırıldığı hususunun göz ardı edildiğini, bu hususa ilişkin sunulan delillerin değerlendirilmediğini, eksik ve ayıplı imalatlar bedelinin tespit edilmesi gerekirken, bu tespitler yapılmadan % 2 nefaset indirimi yapılmasının doğru olmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 06/02/2015 tarihli sözleşme ile davalının yüklenimindeki otel inşaatı işinin dış cephe giydirme ve alüminyum doğrama işlerini davacı üstlenmiştir. Davacı sözleşme kapsamındaki işleri yaptığını, sözleşme dışı işler de yaptığını, davalının iş bedelini eksik ödediğini, sözleşme dışı yaptırılan işlerin bedelini de ödemediğini iddia ederek bu iki kalem nedeniyle alacak talep etmiş, davalı davacının işi eksik ve ayıplı yaptığını, sözleşme dışı işler de yapmadığı savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece Dairemizin kaldırma kararı sonrasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme, eser sözleşmesi mahiyetindedir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır. 1- Adil yargılanma hakkı Anayasa'mızın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir. HMK 297. maddeye göre hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri yer almalı ve sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. HMK'nın 298/2. maddesinde ise gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı hükmü mevcuttur. Kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması halinde yasaya uygun biçimde, gerekçeyi içeren bir hüküm olduğundan söz edilemez. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası ve kısa karar arasında çelişki yaratılması; yukarıda açıklanan ve Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece kısa kararda iş değişikliğinden kaynaklanan alacak 10.400,00 EURO kabul edilip bu bedele hükmedilmesine rağmen, gerekçeli kararda bilirkişinin ve mahkemenin maddi hata yaptığı belirtilerek, bu kalem için 13.000,00 EURO üzerinden hüküm kurularak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur. 2- Bilirkişi heyeti Dairemizin kaldırma kararı sonrasında sundukları 22/01/2024 tarihli raporlarında, mimari proje, detay çizimler ve mahal listeleri eksikliğinden bahsetmiş, mahkemece bu belgelerin sunulması için taraf vekillerine süre verilmemiş, dosya yeniden bilirkişi heyetine sevk edildiğinde bilirkişi heyeti de bu belgeleri incelediklerini belirtmeksizin ek raporlar sunmuştur. Mahkemece taraf vekillerine söz konusu belgelerin sunulması için uygun bir kesin süre verilmeli, kesin süre içinde bu belgelerin sunulmaması halinde mevcut dosya delil durumuna göre karar verileceği de ihtar edilmelidir. 3- Mahkemece 260 m2 lik bombeli cam imalatı sözleşme dışı iş kabul edilerek karar verilmiştir. Bu iş kısmı sözleşmede "Dairesel Cephe" olarak öngörülmüştür. Bilirkişi heyeti dairesel cephe imalatı için bombeli cam kullanılması gerekip gerekmediği konusu teknik bir inceleme ve değerlendirme gerektirmesine rağmen, bu konuda bir görüş ortaya koymaksızın alternatifli bir hesaplama yapmıştır. Mahkemece bilirkişi raporundaki bu kısım işin sözleşme dışı iş kabul edildiği hesaplama esas alınarak, 13.000,00 EURO alacağa hükmedilmiştir. Yukarıdaki bentte izah edilen eksikler giderildikten sonra dosya bilirkişi heyetine sevk edilerek, "Dairesel Cephe" imalatı için mutlaka bombeli cam kullanımı gerekip gerekmediği, bombeli cam kullanılmaksızın bu imalatın yapılıp yapılamayacağı konusu açık ve net bir şekilde tespit edilmeli, bu kısım işin sözleşme dışı iş olup olmadığı bu suretle ortaya çıkarılmalıdır. Bombeli cam imalatının sözleşme dışı iş kabul edilmesi ihtimalinde; bu işin yapıldığı tarihteki mahalli serbest rayice göre ve TL üzerinden iş bedeli hesaplatılmalıdır. 4- HMK'ya dayanılarak hazırlanan ve 06/08/2015 Tarihli 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169/2. maddesi uyarınca, yazı işleri hizmetleri ilgilisine göre mahkeme başkanı veya hakimin denetimi altında ilgili yazı işleri müdür ve onun yönetiminde zabıt katibi, memur, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler tarafından yürütülür. Bu yönetmeliğin 203/1.m. uyarınca, dava dosyasının fiziksel olarak diğer bir mahkeme veya mercie gönderilmesi gerektiğinde, zabıt kâtibince dosya içerisindeki her türlü belgeyi gösteren bir dizi listesi yapılır ve altı imzalanır. Gönderilen dosyanın son duruşma tutanağının bir örneği ile dizi listesinin bir sureti alınarak geçici bir dosya açılır. 208/11. m. uyarınca kanun yoluna başvurulan dava veya işler, görevli daire doğru bir şekilde belirlendikten sonra kanun yolu formu ve dizi pusulası UYAP üzenden hazırlanarak ilgili mercie gönderilir. Belirtilen hükümlere göre, dava dosyalarının ve tüm kayıtların düzgün ve sağlıklı bir şekilde tutulmasından yazı işleri müdürü ile ilgili personel birlikte sorumludur. .Bu yönetmelikle getirilen kurallar güvenli ve süratli bir yargılama için konulmuş kurallardır. İlk derece mahkemesince gönderilen dosyada tensip tutanağı ve duruşma tutanaklarının tarih sırasına göre takılmadığı, tutanakların arasında müzekkere cevaplarının bulunduğu, dosya içerisine şeffaf dosya ile evraklar takıldığı, dizi pusulası düzenlenmediği görülmüş olup, dosyanın bu şekliyle okunmasının oldukça zorlaştığı dikkate alınarak mahkemece bahse konu yönetmelik doğrultusunda, istinaf incelemesi için gönderilecek dosyanın düzenlemesi yapıldıktan sonra sevk edilmesi hususuna da dikkate edilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4,6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/672 Esas, 2025/396 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.4,6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Katip E-imzalıdır