22. Hukuk Dairesi 2017/7304 E. , 2017/2460 K. MAHKEMESİ :Bölge Adliye Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkili sendika ile davalı arasında son …
**22. Hukuk Dairesi 2017/7304 E. , 2017/2460 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Bölge Adliye Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkili sendika ile davalı arasında son olarak 01.07.2015-30.06.2017 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi bağıtlandığını, hali hazırda müvekkili sendikaya üye işçilerin toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmakta olduğunu, toplu iş sözleşmesinin “gece çalışması ve ücreti” başlıklı 22. maddesinde “Akşam saat 20.00'den sabah saat 06.00'ya kadar geçen süredeki çalışmalar gece çalışması sayılır. Gece çalışması için ödenecek ücret normal çalışma ücretlerinden % 25 fazladır” ifadeleri kullanıldığını, davalı işletmede işçilerin 07.00-15.00, 15.00-23.00 ve 16.00-24.00 vardiyalarında görev yaptıklarını, ancak işverenin sadece 16.00-24.00 vardiyasının 20.00-24.00 arası geçen 4 saat için gece çalışma ücreti ödediğini, 15.00-23.00 vardiyasının 20.00-23.00 arası geçen 3 saati için ise gece çalışma ücreti ödemediğini, davalı işverenin gerekçe olarak Yargıtay içtihatlarına dayandığını ve vardiyanın yarısının gece döneminde geçmemesi nedeniyle 15.00-23.00 vardiyasında görev yapanlara gece çalışma ücreti ödeyemeyeceğini ifade ettiğini, 4857 sayılı Kanun'un 69. maddesinde en geç saat 20.00'de başlayarak en erken saat 06.00'ya kadar geçen ve her halde en fazla on bir saat süren dönemin “gece” olduğunun belirtildiğini ve işçilerin gece çalışmalarının 7,5 saati geçemeyeceğinin düzenlendiğini, yasada, gece çalışmaları için zamlı ücret ödeneceğine dair bir ifadeye yer verilmediğini, Yüksek Mahkemenin günlük kanuni çalışma süresinin yarısından çoğu gece dönemine rastlayan çalışmanın gece çalışması olduğunu kabul ettiğini, ancak 4857 sayılı Kanun'un 69. maddesinde “gece” olarak tarif edilen saat aralığının, toplu iş sözleşmesinde “gece” değil “gece çalışması” olarak tanımlandığını ve gece çalışması için ödenecek ücretin de % 25 zamlı olacağının öngörüldüğünü ve akşam 20.00'den sonraki her bir saat çalışması için sendika üyesi işçilere % 25 zamlı ücret ödenmesi gerektiğini ileri sürerek 01.07.2015-30.06.2017 yürürlük süreli 3. dönem işletme toplu iş sözleşmesinin 22. maddesinde yer alan “gece çalışması için ödenecek ücret, normal çalışma ücretlerinden %25 fazladır” ifadesinin “gece çalışmasında geçecek her bir saat için ödenecek ücret, normal çalışma ücretlerinden % 25 fazladır” şeklinde yorumlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, çalışmanın belirli bir bölümünün gece sayılan döneme belirli bir bölümünün gündüz sayılan döneme denk gelmesi halinde işin gece çalışması mı gündüz çalışması mı sayılacağı konusunun önem taşıdığını, böyle bir durumda, çalışma süresinin yarısından çoğu hangi gün dönemine denk geliyorsa ki somut olayda 15:00-23:00 vardiyasında 5 saat gündüze gelmekte olduğundan, Yargıtay içtihatları doğrultusunda gündüz çalışma dönemine ait hükümlerin uygulandığını, gece ve gündüz dönemine rastlayan çalışma sürelerinin eşitliği halinde, işçi sağlığını koruyucu hükümler göz önüne alınarak ve işçi yararına yorum ilkesi gereğince 16:00-24:00 vardiyasına zamlı ödeme yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince, toplu iş sözleşmesinin 22. maddesinde saat 20.00-06.00 arasında yapılan çalışmaların gece çalışmaları sayılacağının açıkça düzenlendiği, bu saatlerde çalışan işçilere % 25 zamlı ücret ödeneceğinin belirtilmiş olduğunu, 15.00-23.00 saatleri arasındaki vardiyada çalışan işçilerin saat 20.00'den saat 23.00'e kadar devam eden çalışmalarının gece çalışması kabul edilerek % 25 zamlı ücretlerinin ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti: Bölge Adliye Mahkemesince, 4857 sayılı Kanun'un 69. maddesinde gece olarak yapılan düzenlemenin uyuşmazlığa konu toplu iş sözleşmesinin 22. maddesinde gece çalışması olarak tanımlandığı ve ücretin % 25 zamlı olacağının öngörüldüğü, bu durumda sendika üyesi işçilerin akşam 20.00'den sonraki çalışmaları için % 25 zamlı ücret almaları gerektiği, aksine bir yorumun İş Kanunu'nun 5. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırılık oluşturacağı ve ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Temyiz Başvurusu: Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Gerekçe: Dava, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 53. maddesi kapsamında, toplu iş sözleşmesinin yorumuna ilişkindir. 6356 sayılı Kanun’un 53. maddesinin birinci fıkrasına göre “Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan uyuşmazlıklarda sözleşmenin taraflarınca dava açılabilir. Mahkeme en geç iki ay içinde karar verir. Kararın temyiz edilmesi hâlinde Yargıtay uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar.” Hukukumuzda, toplu iş sözleşmelerinin, normatif ve borç doğurucu hükümlerden oluştuğu kabul edilmektedir. Nitekim, 6356 sayılı Kanun'un 33. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına göre “Toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hükümleri içerir. Toplu iş sözleşmesi, tarafların karşılıklı hak ve borçları ile sözleşmenin uygulanması ve denetimini ve uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yolları düzenleyen hükümleri de içerebilir.” Toplu iş sözleşmelerinin borç doğurucu hükümlerinin yorumunun, sözleşmelere ilişkin kurallar çerçevesinde yapılması gerekmektedir. Bu cümleden olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasına göre “Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.” Toplu iş sözleşmesi hükmünün yorumu için öncelikle uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesi bulunmakla beraber, ayrıca toplu iş sözleşmesinin yoruma muhtaç bir hükmü söz konusu olmalıdır. Bu genel açıklamalar ışığında temyiz itirazlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. İnceleme konusu davada, taraflar arasında 04.09.2015 tarihinde imzalanan ve 01.07.2015 ilâ 30.06.2017 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 22. maddesinin yorumlanması talep edilmektedir. Somut olayda davacı vekili, 15.00-23.00 vardiyasında çalışan işçilerin çalışmasının 3 saatinin gece çalışması niteliğinde olduğu iddiasıyla, 20.00-06.00 saatleri arasında yapılan her bir saat çalışma karşılığı olarak zamlı ücret ödenmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Davalı vekili ise, ücret ödemesinin günlük yevmiye esasına göre yapıldığını, buna göre günlük çalışmanın yarıdan fazlasının 20.00-06.00 saatleri arasında yapılmaması durumunda çalışmanın gece çalışması olmadığı ve zamlı ücret ödenemeyeceğini savunmaktadır. Uyuşmazlık konusu hüküm, toplu iş sözleşmesinin “İşin Düzenlenmesi” başlıklı dördüncü bölümünde ve “Gece Çalışması ve Ücreti” kenar başlıklı 22. maddesinde yer almaktadır. Söz konusu hükme göre “Akşam saat 20.00'den sabah 06.00'a kadar geçen süredeki çalışmalar gece çalışması sayılır. Gece çalışması için ödenecek ücret normal çalışma ücretlerinden %25 fazladır.” 4857 sayılı İş Kanunu'nun “Gece süresi ve gece çalışmaları” başlıklı 69. maddesinin birinci fıkrasına göre “Çalışma hayatında "gece" en geç saat 20.00'de başlayarak en erken saat 06.00'ya kadar geçen ve her halde en fazla onbir saat süren dönemdir.” “Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in “Gece Çalışma Süresi” başlıklı yedinci maddesinin ikinci fıkrasında “Çalışma süresinin yarısından çoğu gece dönemine rastlayan bir postanın çalışması, gece çalışması sayılır” düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre işçi kısmen gündüz kısmen de gece dönemine giren saatlerde çalışmakta ise, çalışma süresinin yarısından çoğu gece dönemine rastladığı takdirde, bu çalışmalar gece çalışması sayılacaktır (SÜZEK, Sarper : İş Hukuku, ..., 2005, s. 612). Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında, toplu iş sözleşmesinin 22. maddesinde düzenlenen zamlı gece çalışma ücretinden yararlanabilmek için, çalışma süresinin yarıdan fazlasının 20.00-06.00 saatleri arasında gerçekleşmesi gerektiği tartışmasızdır. Bu itibarla, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir. Yukarıda belirtilen sebeplerle, 6356 sayılı Kanun’un 53. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Yukarıda tarih ve numarası belirtilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile ilk derece mahkemesi kararının, açıklanan sebeplerle BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,20 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 140,55 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin de kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 7-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 20.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.