21. Hukuk Dairesi 2014/9352 E. , 2015/7497 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde aralıksız olarak ve sigortaya tabi geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Kurum ve dahili davalı vekilleri ile davalılar ... tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düz…
**21. Hukuk Dairesi 2014/9352 E. , 2015/7497 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde aralıksız olarak ve sigortaya tabi geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Kurum ve dahili davalı vekilleri ile davalılar ... tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava; davacının davalı işyerinde 05/11/2001-01/10/2002 ve 01/05/2003-20/06/2011 tarihleri arasında kapıcı olarak 506 sayılı Yasa kapsamında geçen ve davalı Kurum'a bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işyerinde 02/10/2002-30/04/2003 tarihleri arasında geçen çalışmasının davalı Kuruma bildirildiği,...Apartmanı Yöneticiliğine ait işyerinin 01/01/1999 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, davacıya ait 30/04/2011 tarihli telefon faturasında aboneliğinin davalı apartman adresinde bulunduğu ve bu telefon numarasının 05/11/2001 tarihinde nakil yolu ile geldiği el yazısı ile yazılarak Telekom yetkilisi tarafından şerh düşüldüğü anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Somut olayda, davacının çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.