3. Ceza Dairesi 2021/2265 E. , 2023/7102 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/728 E., 2019/2189 K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, Nitelikli mala zarar verme, Nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağma, Nitelikli tehdit, Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması, Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, Silahlı terör örgütüne üye…
**3. Ceza Dairesi 2021/2265 E. , 2023/7102 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/728 E., 2019/2189 K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, Nitelikli mala zarar verme, Nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağma, Nitelikli tehdit, Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması, Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Yargılama konusu nitelikli tehdit suçu yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, verilen cezanın tür ve süresine göre CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan; ayrıca bu suçların 7188 sayılı Kanun kapsamında temyizi kabil suçlar arasında sayılmadığından sanık ... hakkında nitelikli tehdit suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz istemlerinin aynı Kanunun 298 ... uyarınca hükümleri temyize hak ve yetkisinin olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, nitelikli mala zarar verme, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağma, sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... aleyhine Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçu yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, sanıklara yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanıklar ... ve ... müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçu yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; Silahlı terör örgütü PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/90 Esas ve 2011/194 sayılı Kararı nedeniyle 29.03.2014 tarihinde koşullu salıverilen sanık ...'in kısa süre sonra örgütün dağ kadrosuna katıldığı, yakalanmadan 10 ... kadar önce ... kod adlı örgüt mensubu tarafından Ağrı ilinde gençlik örgütlenmesi ve keşif yapması için ... kod adlı E.D. ile birlikte görevlendirildikleri, Ağrı iline gelen sanık ...'in ailesini de görmek istemesi üzerine 18.06.2016 tarihinde 21.00 sıralarında ailesinin bulunduğu eve E.D.'ye gittikleri, ...'in annesinin ..., babasının ise ... olduğu, gelen ihbar üzerine 19.06.2016 tarihinde 05.30 sıralarında evde yakalandıkları somut olayda; Habip'in önceden haber vermeksizin eve gelmesi, yanındaki E.D. hakkında bilgi vermemesi, sanıklar ... ve ...'in ...'in anne ve babası olması nedeniyle kısa süreliğine evde kalmalarına ... göstermelerinin insani bir davranış olması ve bu insani davranış nedeniyle Anayasanın 38 ... maddesinin beşinci fıkrasında "Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz." şeklinde belirtildiği gibi kısa süreliğine evde bulunan çocukları aleyhine ihbarda bulunmalarının beklenemeyeceği, bu şekilde eve çocuklarını kabul etmekten ibaret eylemlerinin örgüte yardım kastı olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek atılı suçtan kast yokluğu nedeniyle beraatleri yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... müdafiinin devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, nitelikli mala zarar verme, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağma, sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçları yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; Ayrıntıları, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.06.2008 tarih, 9-148/169 sayılı ve Şehrivan ... başvurusu üzerine verilen Anayasa Mahkemesinin 06.02.2020 tarih, 2017/22672 sayılı kararları ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 26.05.2016 tarih, 2016/1697, 2016/3295 sayılı kararında açıklandığı üzere; ... Ceza Muhakemesi Hukukunun benimsediği sisteme göre, kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz(5271 sayılı Kanun madde 193/1). Duruşmada hazır bulunmak isteyen sanığın, hazır bulundurulması sadece ödev değil aynı zamanda bir haktır. Sanığın duruşmada hazır bulunması hem savunma hakkının etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamakta hem de silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine işlerlik kazandırmaktadır. Ceza adaletinin hakkaniyete uygun şekilde gerçekleşebilmesi için sanığın mahkemenin huzuruna çıkarılması büyük önem arz etmektedir. Anılan hak, sadece duruşmada hazır bulunmayı değil duruşma sürecini takip etmeyi, iddiaları ve tanık ifadelerini dinlemeyi, iddia/savunmaları destekleyecek argümanları ileri sürmeyi de içerir. Dolayısıyla duruşmada hazır bulunma ..., sanığın yargılamaya etkili katılım hakkıyla da doğrudan ilişkilidir. Suç isnadı altındaki bir kimse duruşmada hazır bulunarak yargılamaya etkin olarak katılmakta, hakkında kurulacak hükmün inşasına ortak olmakta ve yargılamaya yön verme imkânına kavuşmaktadır. Hâkimler de bu hak vesilesiyle sanığın tutum ve davranışları ile kişisel özelliklerini gözlemleme imkânı elde etmektedir. Bununla birlikte video konferans uygulaması, diğer hususların yanında tutuklu veya hükümlülerin ceza infaz kurumundan duruşma salonuna transferleri nedeniyle oluşan gecikmelerin azaltılması ve yargılamaların hızlandırılması amacını taşımaktadır (Marcello Viola/İtalya, B. No: 45106/04, 5/1/2007, § 70). Bu nitelikteki imkânlara başvurmak bizzat duruşmada hazır bulunma hakkının amaçlarıyla çelişmemektedir. Fakat tutuklunun veya hükümlünün yargılama sürecini takip edebilmesi, duruşmada dinlenen insanları görebilmesi ve sarf edilen ifadelerden haberdar olabilmesi, ayrıca kendisinin de mahkeme, tanıklar ve diğer ilgililer tarafından görülmesinin ve dinlenilmesinin teknik engeller bulunmaksızın garanti edilmesi gerekir (Sakhnovskiy/Rusya [BD], B. No: 21272/03, 2/10/2010, § 98; Marcello Viola, §§ 72-74). Duruşmada hazır bulunma ..., özellikle hükme tesir edebilecek nitelikteki değerlendirmelerin veya başka esaslı işlemlerin yapıldığı celselerde sanığın duruşmada hazır bulunmasını kural olarak gerekli kılar. İlk ve son savunmanın yapıldığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlara sanığın SEGBİS yolu ile katılması, açık kabulüne dayalı olmalıdır. Dolayısıyla duruşmada hazır bulunma ... ancak olayın koşullarının zorunlu kıldığı durumlarda sınırlanabilecektir. Bu bakımdan duruşmada hazır bulunma hakkını sınırlayan herhangi bir tedbirin öncelikle zorunlu/gerekli olduğunun gösterilmesi gerekir. Bu çerçevede sanığın duruşmada hazır bulunmamasını zorunlu kılan bir olgunun varlığı derece mahkemelerince genel, soyut ve klişe cümlelerle değil somut ve olaya uygun bir gerekçeyle ortaya konulmalıdır. Duruşmada hazır bulunma hakkını sınırlayan video konferans yöntemi ile duruşmalara katılımın zorunlu/gerekli olduğunun ortaya konulması halinde ise sanığın duruşmada hazır bulunmamasının yargılamanın adilliğine bir bütün hâlinde zarar verip vermediği ölçülülük ilkesinin diğer bir unsuru olan orantılılık açısından gözönüne alınmalıdır. Bu kapsamda duruşmada bizzat hazır bulundurulmayan tarafın diğer tarafça ileri sürülen görüşler ve kanıtlar hakkında bilgi sahibi olup olamadığı veya bunlara yorum yapıp yapamadığı, dezavantajlı duruma düşürülmeksizin davaya etkili katılımının sağlanmasında makul bir fırsata sahip olup olmadığı, yokluğunda gerçekleştirilen işlemin sanığın duruşmada fiziken hazır bulunmasını gerektiren bir işlem olup olmadığına göre bir değerlendirme yapılmalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Hükümden önce 25.08.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı KHK’nın 147 nci maddesiyle değişik CMK’nın 196/4 üncü maddesinde öngörülen zorunluluk halinin ne olduğuna ilişkin olaya özgü ilgili ve yeterli gerekçelerin somut olgulara dayandırılarak gösterilmeden, Tekirdağ 2. Nolu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan sanığın 29.06.2021 tarih ve 2021/13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi de gözetilerek, yargılamanın hiçbir aşamasında mahkeme salonunda hazır bulundurulmaksızın SEGBİS yöntemiyle savunması alınıp son sözü sorulmak suretiyle yargılamanın tamamlanıp CMK’nın 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında aynı Kanun'un 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması usul ve kanuna aykırıdır. II. KARAR A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Tehdit Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ... ve ... Yönünden Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Gerekçe (A) bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.11.2019 tarihli ve 2019/728 Esas, 2019/2189 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Sanıklar ..., ... ve ... Yönünden Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Gerekçe (B) ve (C) bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafileri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.11.2019 tarihli ve 2019/728 Esas, 2019/2189 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, (C) bölümü yönünden sair yönler incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Sanık ... hakkında mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.