Başvuru, çalıştığı özel şirketin yönetim kurulu üyelerine gönderdiği e-postada kullandığı ifadeler nedeniyle başvurucunun iş akdinin tazminat ödenmeksizin feshedilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, çalıştığı özel şirketin yönetim kurulu üyelerine gönderdiği e-postada kullandığı ifadeler nedeniyle başvurucunun iş akdinin tazminat ödenmeksizin feshedilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. 1971 doğumlu olan başvurucu, Z. Elektrik Üretimi A.Ş.de (Şirket) mekanik işçisi olarak çalışmaktayken Şirketin Yönetim Kurulu üyelerine "bilgilendirme" konulu bir e-posta göndermiştir. Başvurucunun gönderdiği e-posta şu şekildedir:"Allah'ın selamı rahmeti bereketi ihsanı irfanı ikramı bütün güzellikleri üzerinize olsun.Eski görmüş geçirmiş büyüklerimiz 'Bokla yapılan sidikle yıkılır.' derler. [Z.] Enerji'de de işler bok'la yapılıyor sidikle yıkılmaya mahkumdur. Tebbet suresinde adı geçen Ebu Leheb misali yuh olup gitmenizden korkarım. 'Ma ağna anhü ve ma keseb' Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı (Tebbet Suresi-2) Sizin de ne mallarınız, ne yaptığınız hayır hasenatlar, ne öğrencilere verdiğiniz burslar, ne yaptığınız okullar ve hatta Gezek Yataa Camii yerine Hacı Osman şeyhimizin adına yaptırdığınız [H.O.N.K.] Camii sizleri kurtarmayabilir ki ne zaman, taaki kıyamet gününde...Bilgilerinize arzederim. Allah'a emanet olun." Gönderilen bu e-postanın ardından 23/5/2017 tarihinde, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun maddesinin (II) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca haklı fesih şartları oluştuğundan bahisle tazminatsız olarak başvurucunun iş akdi sona erdirilmiştir. Bunun üzerine başvurucu, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsili amacıyla dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu; özveriyle ve severek işini yapmasına rağmen terfi ettirilmediğini, yeni personellerin birkaç yılda terfi ettirildiğini ve zam aldığını, işyerinde personel kayırmacılığının olduğunu, bu durumla ilgili olarak Şirketin genel merkezindeki yöneticilere e-posta göndermesine rağmen sonuç alamadığını, bunun üzerine Şirketin Yönetim Kurulu üyelerine e-posta gönderdiğini, Şirket yöneticilerinin şahsına ya da Şirketin kurumsal yapısına dair bir ifadesinin olmadığını, ayrıca kullandığı atasözünün hakaret içermediğini ve eleştirel nitelikte olduğunu belirtmiştir. İş Mahkemesi sıfatıyla Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 18/10/2018 tarihli ve E.2018/152, K.2018/494 sayılı kararıyla davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Davacı tarafından atılan mail içeriğinin değerlendirilmesinde, her ne kadar diğer cümleler eleştiri kapsamında rahatsız olunan durumun dile getirilmesi olarak değerlendirilebilecek ise de 'bokla yapılan sidikle yıkılır derler. [Z.] enerji de işler bok'la yapılıyor sidikle yıkılmaya mahkumdur' ifadesinin eleştiri sınırlarını aştığı, bir kimsenin yaptığı işin bokla yapıldığının söylenmesinin, ifadenin çirkin olması, hakaret içermesi nedeniyle eleştiri sınırının üstünde kalacağı kanaatine varılmış, feshin İş Kanunu m.25/2,b uyarınca işveren tarafından haklı nedenle yapıldığı sonucuyla davanın reddine karar verilmiştir" Başvurucunun istinaf talebi üzerine dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Daire) 11/10/2021 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Daire kararının ilgili kısmı şu şekildedir:"Somut olayda; davacı tarafından atılan mail içeriğinin değerlendirilmesinde, her ne kadar diğer cümleler eleştiri kapsamında rahatsız olunan durumun dile getirilmesi olarak değerlendirilebilecek ise de 'Bokla yapılan sidikle yıkılır derler. [Z.] Enerji'de işler bokla yapılıyor sidikle yıkılmaya mahkumdur' ifadesinin eleştiri sınırlarını aştığı, bir kimsenin yaptığı işin bokla yapıldığının söylenmesinin, ifadenin çirkin olması, hakaret içermesi nedeniyle eleştiri sınırını aştığı, feshin İş Kanunu m. 25/2-b uyarınca işveren tarafından haklı nedenle yapıldığı anlaşılmakla davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi isabetli olup bu yönlü davacı istinaf talepleri yerinde görülmemiştir" Başvurucu nihai kararı 1/11/2021 tarihinde öğrendikten sonra 11/11/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.