İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :12/12/2025 YAZIM TARİHİ :12/12/2025 Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/06/2022 tarihli ve 2021/... Esas- 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; : müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari alım-satım ilişkisi bulunduğunu, davalı şirketin…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2035 - 2025/2669 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2035 KARAR NO : 2025/2669 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2022 NUMARASI : 2021/... Esas 2022/... Karar DAVACI : ... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : ... TİC.LTD.ŞTİ. VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :12/12/2025 YAZIM TARİHİ :12/12/2025 Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/06/2022 tarihli ve 2021/... Esas- 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; : müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari alım-satım ilişkisi bulunduğunu, davalı şirketin bu ilişkiden kaynaklı olarak müvekkil şirkete vadesinde ödenmemiş 26.368,31 TL borcu bulunduğunu, Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosya ile davalı şirket aleyhine 31/07/2018 günü icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazını müteakip icra takibinin durduğunu, itirazın iptali için müvekkil adına dava açılmış ise de iş bu dava müvekkilin o dönem ki vekilinin davayı takip etmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, itirazın iptali davası açmak da 1 yıllık süreye tabi bulunduğundan ve sürenin geçirilmiş olmasından dolayı alacak davasını açtıklarını, dava konusu alacağın iki taraf arasında gerçekleşen ticari alım satım ilişkisinden kaynaklanan bakiye alacak olduğunu, 05/07/2018 tarihli cari hesap ekstresindeki bakiye alacak miktarının 26.368,31 TL olduğunu, 26.368,31 TL alacağın ilk takip tarihi olan 31/072018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılamaya giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği davaya konu alacak zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı defi nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davacının açılan işbu dava yoluyla talep ettiği alacak muaccel olmadığını, davacı tarafça cari hesap ödeme döneminden önce ilk olarak icra takibi yapıldığını, sonrasında itirazın iptali davası açıldığını ve dava takip edilmeyerek açılmamış sayılmasına karar verildiğini, daha sonra ise işbu davanı açıldığını, davacı tarafın açtığı itirzaın iptali davasında dava dilekçesinde iddia ettiği ve takibe ve işbu davaya dayanak olarak kullanmış olduğu mutabakat müvekkil şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, TTK m.625 gereğince mutabakat imzalayacak kişi limited şirketin müdürü veya temsil yetkisine sahip biri olması gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinde icra takibinin başlatıldığı tarihten itibaren haksız ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı reeskont faizi istemiş olup taraflarınca kabulü mümkün olmadığından istenen faiz ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, tüm bu sebeplerle cari hesap ödeme döneminden önce muacceliyet gerçekleşmeden ve yetkisiz kimse tarafından imzalanan mutabakat dayanak gösterilerek açılan dava usul ve yasaya aykırı olduğunu, haksız, ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı, davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Alacak davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Davalı tarafın mutabakat formundaki imzaya itiraz etmiş olsa da; bilirkişi tarafından yapılarak mahkememizin kabul gördüğü hesaplama tarafların ticari defterleri üzerindeki bakiye hesap olması sebebiyle itirazlar kabul görmemiş, davalı taraf ticari defterlerdeki bakiye alacağın ödemesine ilişkin ödeme yapıldığını ispatlayamamıştır. Davalı tarafa yemin deliline açıkça dayanmadığından yemin deliline başvurma hakkı hatrılatılmamıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesi sonucunda; dava konusu borcun ticari cari hesaptan kaynaklandığı, davacı ve davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun tespit edilmesi, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda 26.136,60 TL alacağın tespit olunması, bilirkişi raporunun dosyaya sunulan belgelerle uyumlu olduğu, faiz başlangıç tarihinin ilk icra takibi tarihi olması gerektiği, tarafların tacir olması nedeniyle bakiye bedele avans faiz uygulanmasına karar verilip davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın Kısmen Kabulü İle; 26.136,60 TL'ye 02/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın talep ettiği alacak muaccel olmadığını, ticari ilişki devam ederken yapılan takibin haksız olduğunu, mahkeme davalının savunmalarını ve dosyadaki delilleri yeterince incelemeden karar verildiğini, eksik inceleme nedeniyle kararın hatalı olduğunu, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığını, cari hesap kapanmadan alacak talebinin ve takip yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının elindeki mutabakat belgesine dayanarak takip yapıldığını, ancak bu belgedeki imzanın müvekkil şirketi temsil yetkisi olan kişi tarafından atılıp atılmadığının araştırılmadığını, verilen kararın hatalı olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle Alacak istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Faturaya dayalı alacak davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, faturalara konu olan malları davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde ise, borcun ödendiğini ispat yükü davalıdadır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, mahkemece müşavir bilirkişiden alınan raporundan, taraflar arasında ticari alım satım ilişkisi bulunduğu, bu ilişki kapsamında 31.07.2017 tarihinden itibaren muhtelif tarihlerde ve bedellerle davacı tarafından davalıya faturalar düzenlendiği, davacının ticari defterlerindeki kayıtlara göre davalıya düzenlenen faturaların bedelleri toplamının 286.829,75 TL olduğu, ancak davalının ticari defterlerinde kayıtlı davacı faturalarının bedelleri toplamının 285.579,74 TL olduğu, tarafların ticari defterleri arasındaki 1.250,01 TL tutarındaki bu farklılığın davacının defterlerinde 07.03.2018 tarih ve ... no'lu 361,45 TL bedelli ve 31.05.2018 tarih ve ... no'lu 3.750,06 TL fatura olarak kayıtlı 2 adet faturanın davalının defterlerinde tarih ve numaraları aynı olmak üzere bedellerinin 361,46TL ve 2.750,04 TL şeklinde kayıtlı olmasından kaynaklandığı, bunun yanısıra davalı tarafından davacıya toplam bedeli 142.680,00 TL tutarında 4 adet fatura düzenlenmiş olduğu ve bu faturaların tamamının davacının ticari defterlerine kaydedildiği, tarafların birbirine düzenlediği faturalar ve karşılıklı ödemeleri dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 26.136,60 TL alacaklı olduğu, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, davacının davadan önce Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, tüm bu hususlar nazara alındığında davacının davalıdan 26.136,60 TL tutarında muaccel alacağının bulunduğu, uyuşmazlığa konu alacağın 31.07.2017 tarihinde başlayan ticari satımlardan kaynaklandığı gözönüne alındığında dava tarihi itibariyle 6098 sayılı TBK'nın 146.maddesinde davaya konu alacak için öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve esas bakımından hukuka uygun bulunmuş, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 1.785,39.TL istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan (80,70.TL + 365,64.TL =) 446,34.TL harcın mahsubu ile bakiye 1.339,05.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır