Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/2501 E. , 2024/4917 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2501 Karar No : 2024/4917 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çanakkale İli, ... Belediye Başkanlığın…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/2501 E. , 2024/4917 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2501 Karar No : 2024/4917 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çanakkale İli, ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında ... olarak görev yapan davacının, ... tarihi itibarıyla sona erecek olan hizmet sözleşmesinin, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle yenilenmeyeceğine ilişkin ... Belediye Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerinin ara kararı üzerine davalı idarece verilen cevabi yazıda, sözleşmeleri yenilenmeyen sözleşmeli personele ait kadroların iptalinin mevzuat gereği zorunlu olmadığı, bununla birlikte, idarelerince gelecekteki durum da düşünülerek kadro sayısının 183 olarak ihdas edildiği, bu şekilde halen var olup atama yapılmayan kadroların da korunduğu, kadronun iptali için, belediyede olmayan bir kadroya ihtiyaç duyulması ya da grup gerilemesinin mevcut olması gerektiği, 2021 mali yılı için inşaat mühendisi alanında idarelerinin ihtiyacı kalmadığından davacı ile sözleşme yenilenmemesi yoluna gidildiği, anılan süreçte sözleşmeli statüde yeni bir istihdam yoluna gidilmediği, ... ve ... isimli inşaat mühendislerinin ise belediyeye ait ... Taşımacılık, İnşaat, Turizm, Gıda Hizmetleri Petrol, Tarım Sanayi, Ticaret A.Ş. personeli olduğu, belediye ile doğrudan bir ilişkilerinin bulunmadığı, bahsi geçen şahısların ayrıca şirket bünyesinde beden işçisi olarak çalıştırıldıklarının belirtildiği; bu durumda, sözleşmeli çalışma ilişkisi kurulması amacının idareye personel seçiminde esneklik sağlanması olduğu, idareye kendi personelini seçme ve bir yıllık süreyle imzalanan sözleşmeyi süre bitiminde yenileme hususlarında takdir yetkisi tanındığı, idarenin bu yetkiyi kadro ve ihtiyaç durumu ile personele ilişkin özel durumları değerlendirerek kullanılabileceği, idarenin yeni dönem için sözleşme imzalamaya yargı kararı ile zorlanamayacağı, davalı idarece davacının hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması nedeniyle sözleşmesinin yenilenmemesi yoluna gidildiği, 2021 mali yılı için de inşaat mühendisi kadrosu için sözleşmeli alım yapılmadığının sabit olduğu, idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına yönelik dava dosyasına somut herhangi bir bilgi ve belgenin de sunulmadığı göz önünde bulundurulduğunda, sözleşme süresi sona eren davacının, 2021 mali yılı itibarıyla sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; bu nedenle, yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı Belediye tarafından, davacının sözleşmesinin hizmetin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması sebebiyle yenilenmediği, davacının sözleşmesinin yenilenmemesinden sonra Belediye şirketlerinde inşaat mühendisi istihdam edildiğinin görüldüğü; 657 sayılı Kanun'da sözleşmeli personelin kamu görevlisi olarak kabul edildiği, 2015 yılından itibaren kamu hizmetini ifa eden davacının, bu hizmetin devam edeceği yolunda haklı beklentisinin oluştuğu, yaşam planlamalarının bu beklentiye dayandırıldığı, diğer taraftan inşaat mühendisliği alanının belediyenin temel görevleri arasında bulunduğu dikkate alındığında, davalı idarece davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığı ileri sürülmüş ise de, bu hususun somut olarak ortaya konulamadığı, buna ilişkin olarak davalı idarece hukuken kabul edilebilir, somut bilgi ve belgenin dosyaya sunulamadığı gibi, davacı hakkında görev yaptığı süre içinde verilen görevleri yerine getirmediği ya da görevinde başarısız olduğu yönünde bir tespitin de bulunmadığı, ayrıca davacının herhangi bir disiplinsizliğinin yahut hakkında açılmış bir soruşturmanın bulunmadığı hususları göz önüne alındığında davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare olarak karşı tarafın hizmetine ihtiyaç olmadığı, dava konusu işlem tarihinde, dava tarihinde ve halen davacının yerine kimsenin istihdam edilmediği, davacının özlük dosyasında ceza durumuna ilişkin halihazırda işlem bulunmadığı, ancak İçişleri Bakanlığı Kontrolörlüğünün Belediyeyi teftişi neticesinde tanzim ettiği denetim raporunda, davacının, Kapalı Pazaryeri Çatı Onarımı Yapılması İşi ihalesi sonucunda oluşan zarardan ve otel satışından kaynaklanan kurum zararından sorumlu tutulduğu, zararın tahsili hususunda davacı hakkında hukuki süreç başlatıldığı, öte yandan, davacının kamu yapıları envanter sistemi çalışmasına yönelik görevini yerine getirmediğinden bu hususta davacı hakkında Çanakkale Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce gerekli işlemlerin yapılacağı bilgisinin verildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Görev yaptığı zaman diliminde görevlerinin gereğine uygun hareket ettiği, davalı idarece hukuki olmayan saiklerle sözleşmesinin yenilenmemesi nedeniyle asılsız ithamlarda bulunarak kendisinin karalanmaya çalışıldığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Her ne kadar, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, "2015 yılından itibaren kamu hizmetini ifa eden davacının, bu hizmetin devam edeceği yolunda haklı beklentisinin oluştuğu, yaşam planlamalarının bu beklentiye dayandırıldığı" hususlarına yer verilmesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de bu husus, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Aynı zamanda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir. Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, " işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının davacıya da iadesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının davalı idareye iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 18/11/2024 tarihinde, oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, belediyelerin; anılan maddede sayılan ve hizmetine ihtiyaç duyulan unvanlarda, yıllık sözleşme ile personel çalıştırabilmesi mümkündür. Bu kapsamda çalıştırılan sözleşmeli personelin sözleşmesinin takip eden yıllarda yenilenmesi, hizmetine duyulan ihtiyacın devam etmesine bağlı olduğundan; belediyelerin, ihtiyacı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, sözleşmeli personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir yetkisi bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; ... olan davacının, 20/02/2015 tarihinden itibaren, ...nde, yıllık sözleşmeli "..." kadrosunda istihdam edildiği, 2020 yılı sonunda, Belediyede davacı dışında iki inşaat mühendisi daha bulunduğu, davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin yenilenmediği, davacının sözleşmesinin yenilenmemesi sonrasında yeni inşaat mühendisi de istihdam edilmediği, ayrıca, davacının 2020 yılında kendisine verilen görevi yerine getirmediği yolunda bir tespit bulunduğu, personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir yetkisi bulunan davalı idarenin, bu yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına yönelik subjektif bir tespitin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacının sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.