Başvuru, tutukluluk süresinin makul olmaması nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiası hakkındadır.
Başvuru, tutukluluk süresinin makul olmaması nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiası hakkındadır. Başvuru, 11/12/2013 tarihinde Oltu Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 30/5/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 4/7/2014 tarihinde edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve başvurunun bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvurunun bir örneği ve ekleri görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Adalet Bakanlığının 17/7/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, tasarlayarak kan gütme saikiyle adam öldürme suçundan 7/10/2006 tarihinde tutuklanmıştır. Başvurucu hakkında, kan davası gütmek suretiyle kasten öldürmek suçundan Kars Cumhuriyet Başsavcılığının 6/2/2007 tarihli iddianamesiyle Van Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. Van Ağır Ceza Mahkemesinin E.2007/161 sayılı dosyasında tutuklu devam eden yargılamanın 25/7/2007 tarihli ilk duruşmasında başvurucunun “üzerine atılı suçun niteliği, sanıkların suçu işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, CMK 100/3 maddesindeki koşulların bulunması dikkate alınarak” tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. Başvurucu, 29/2/2009 tarihli duruşmada tahliye talebinde bulunmuş, ancak talebi “üzerlerine atılı suçun niteliği, suç şüphesinin varlığını gösteren kuvvetli olguların bulunması, suçun CMK.nun 100/3 maddesinde belirtilen suçlardan olması, ceza süresi dikkate alınarak” gerekçesiyle reddedilmiş ve tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. Van Ağır Ceza Mahkemesinin 29/2/2009 tarihli ve E.2007/161 sayılı kararıyla başvurucunun, atılı suçtan iki kez müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 3/2/2011 tarihli ve E.2010/331, K.2011/295 sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda Van Ağır Ceza Mahkemesi, 29/9/2011 tarihli ve E.2009/94 sayılı kararıyla başvurucunun atılı suçtan 32 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiş ve karar başvurucuya tefhim edilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 6/2/2014 tarihli ve E.2013/5944, K.2014/502 sayılı ilamıyla tekrar bozulmuştur. Yargılama ilk derece mahkemesi önünde halen devam etmekte olup, başvurucu 11/2/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 5271 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: … Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),”