Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1416 E. , 2024/3375 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1416 Karar No : 2024/3375 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2-... 12- ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YAR…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1416 E. , 2024/3375 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1416 Karar No : 2024/3375 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2-... 12- ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Balıkesir ili, ... ve ... ilçeleri,... Mahallesinde, davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "... Ruhsat Numaralı Sahada IV. Grup (Altın - Bakır) Maden Ocağı Kapasite Artışı, Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Atık Depolama Tesisi" projesi hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı"nın iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; nihai ÇED raporunun ilgili mevzuata uygun olduğu, proje kapsamında hidrolojik unsurlara yansıyacak olumsuz etkilerin yasal sınırlar içerisinde kaldığı, jeolojik olarak yapılan çalışmaların tutarlı ve saha ile uyumlu olduğu, taahhütlere uyulması durumunda herhangi bir sakınca oluşmayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, projenin olumsuz çevresel etkilerinin en aza indirilmesi için öngörülen önlemlerin yeterli olduğu, bu nedenle dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Bilirkişi raporuna yönelik itirazlar dikkate alınmadan karar verildiği; bu kapsamda bilirkişi ek raporunda yapılan itirazların karşılanmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davalı yanında müdahil şirketin daha önceden aldığı ve başka bir iptal davasına konu "ÇED Olumlu kararı"na dayanak nihai ÇED raporundaki bilgiler bağlamında değerlendirmeler yapıldığı; öte yandan, işbu proje kapsamında kümülatif etki değerlendirmesinin hukuka aykırı biçimde yapıldığı, projenin su kaynakları, korunan alanlar, orman varlığı, biyolojik çeşitlilik, toprak varlığı ve tarımsal üretim üzerinde olumsuz etkileri olacağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 1- Davalı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. 2- Davalı yanında müdahil tarafından, cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye...'in 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca keşif ve bilirkişi incelemesinin Dairemizce yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oyuna karşın, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinin yeterli olmaması nedeniyle maddi olay açıklığa kavuşturulmadığından bu aşamada temyiz isteminin esasının görüşülemeyeceği sonucuna varılarak, gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işleme esas başvurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı, Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmış, 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına, 15. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2 listesinde yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-2 listesinde belirtilen projeler, seçme, eleme kriterlerine tabidir." kuralına, 17. maddesinde ise; "(1) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bakanlık, Proje Tanıtım Dosyalarını Ek-4’te yer alan kriterler çerçevesinde inceler ve değerlendirir. Bakanlık, bu aşamada gerekli görülmesi halinde Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlardan proje ile ilgili geniş kapsamlı bilgi vermesini, araç gereç sağlamasını, yeterliği kabul edilebilir kuruluşlarca analiz, deney ve ölçümler yapmasını veya yaptırmasını isteyebilir. Bakanlık inceleme değerlendirme sürecinde gerekli görülmesi halinde yetkili kurum/kuruluşlardan görüş isteyebilir. Otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir. (Son cümleye yönelik, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/07/2018 tarih ve YD İtiraz No:2018/177 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.) (2) Bakanlık on beş (15) iş günü içinde inceleme ve değerlendirmelerini tamamlar. Proje hakkında "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını beş (5) iş günü içinde verir, kararı Valiliğe, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirir. Valilik, bu kararı askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurur. (3) “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilen proje için beş (5) yıl içinde mücbir sebep bulunmaksızın yatırıma başlanmaması durumunda “ÇED Gerekli Değildir” kararı geçersiz sayılır. (4) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projeler için bir (1) yıl içerisinde Bakanlığa başvuru yapılmaması durumunda karar geçersiz sayılır." kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren haller" başlıklı 266. maddesi, "(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." hükmünü; "Bilirkişi sayısının belirlenmesi" başlıklı 267. maddesi, "(1) Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür." hükmünü; aynı Kanun'un"Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü" başlıklı 275. maddesinde "(1) Bilgisine başvurulan bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevin, uzmanlık alanına girmediğini, inceleme konusu maddi vakıaların açıklığa kavuşturulması ve tespiti için, uzman kimliği bulunan başka bir bilirkişi ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu veya görevi kabulden kaçınmasını haklı kılacak mazeretini bir hafta içinde görevlendirmeyi yapan mahkemeye bildirir. (2) Bilirkişi, incelemesini gerçekleştirebilmek için, bazı hususların önceden soruşturulması ve tespiti ile bazı kayıt ve belgelerin getirtilmesine ihtiyaç duyuyorsa, bunun sağlanması için, bir hafta içinde kendisini görevlendiren mahkemeye bilgi verir ve talepte bulunur." hükmünü; aynı Kanun'un "Bilirkişi açıklamalarının tespiti ve rapor" başlıklı 279. maddesinin 2. fıkrası ise, "(2) Raporda, tarafların ad ve soyadları, bilirkişinin görevlendirildiği hususlar, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlarla, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa, bunun sebebi, düzenlenme tarihi ve bilirkişi ya da bilirkişilerin imzalarının bulunması gerekir. Azınlıkta kalan bilirkişi, oy ve görüşünü ayrı bir rapor hâlinde de mahkemeye sunabilir..." hükmünü içermekte olup; "Bilirkişi raporunun verilmesi" başlıklı 280. maddesinde ise, bilirkişinin, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceği, raporun verildiği tarihin rapora yazılacağı ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği; "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasında ise, tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi önemli bir gereklilik olmakla birlikte; böyle bir heyet tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun, dava konusu proje kapsamında öngörülen faaliyetin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin minimize edilmesi için Proje Tanıtım Dosyası ya da ÇED Raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespit edilerek değerlendirilmesi açısından, tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının da önemli bir gereklilik olduğu açıktır. Belirtilen hususların sağlanması, adil bir yargılama yapılması açısından önem arz etmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bilirkişi raporunda eksiklik veya belirsizlik arz edilen hususların varlığı durumunda, Mahkemece bu hususların, bilirkişiye tamamlattırılması ya da belirsiz olan hususların açıklattırılması veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği sonucuna varılmaktadır. Dosyanın ve Dairemizin E:... sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; Balıkesir İli, ... ve ... İlçelerinde, davalı yanında müdahil ... Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait ... Ruhsat numaralı sahada "... Ruhsat Numaralı Sahada IV. Grup (Altın - Bakır) Maden Ocağı Kapasite Artışı, Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Atık Depolama Tesisi" projesi ile ilgili olarak verilen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle görülen işbu dava ile davalı yanında müdahil şirket tarafından ... Ruhsat numaralı sahada "IV.Grup (Altın-Bakır) Maden Ocağı Kapasite Artışı ve Hazır Beton Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle .... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında görülen davada yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi kök raporlarının kelimesi kelimesine aynen yazıldığı; söz konusu dosyalarda düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarında kısmen dava konusu "... Ruhsat Numaralı Sahada IV. Grup (Altın - Bakır) Maden Ocağı Kapasite Artışı, Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Atık Depolama Tesisi" projesine yönelik değerlendirmelere yer verilmiş ise de; anılan bilirkişi raporlarında büyük ölçüde, ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararına konu "IV.Grup (Altın-Bakır) Maden Ocağı Kapasite Artışı ve Hazır Beton Tesisi" projesine yönelik değerlendirmelerde bulunulduğu; örneğin, bilirkişi raporunun 73. sayfasında "cevherin tüvenan çıkartılmasını içereceği ve cevher zenginleştirme işleminin ÇED alanı içinde yapılmayacağı taahhüdü CVK ÇED raporunda yer almaktadır. Yer üstü ve yer altı sularına etkinin en fazla cevher zenginleştirme sırasında kullanılan kimyasallar ve cevherleştirme sonrasında ortaya çıkan pasa stoklarının yağış ve akış ile yer üstü ve altı sularına etkisi bilindiğinde göre; bu projede yer üstü ve altı sular için kimyasal karışım söz konusu olmayacaktır." şeklinde değerlendirme yapıldığı; bu kapsamda kök raporda, her iki proje ile ilgili karışık değerlendirilmeler yapılmasına yönelik sorunun giderilmesi için Mahkemece ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş ise de, ek bilirkişi raporunda da belirtilen eksikliğin giderilemediği, netice itibarıyla hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında işbu proje kapsamında yapılacak kapasite artışına, cevher zenginleştirme tesisine ve atık depolama tesisine matuf kapsamlı değerlendirmeler yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararına esas "... Ruhsat Numaralı Sahada IV. Grup (Altın - Bakır) Maden Ocağı Kapasite Artışı, Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Atık Depolama Tesisi" projesine münhasıran değerlendirmelerin yapıldığı, bununla birlikte anılan nihai ÇED raporunun tekrarı mahiyetinde olmayacak ve tarafları tatmin edecek biçimde bilirkişi raporu hazırlanması gerekirken; eksik incelemeye dayalı olarak ve hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla mümkünse üniversite öğretim üyelerinden oluşan yeni bir bilirkişi heyetiyle yerinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, bunun sonucunda hazırlanacak bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla; mümkünse üniversite öğretim üyeleri seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle, mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle düzenlenecek rapor dikkate alınarak, işin esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekmekte olup; yukarıda niteliği belirtilen bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 23/05/2024 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi.