Başvuru, terör örgütü mensuplarının defni sırasında yaşanan silahlı çatışma sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle yaşam hakkının, bu olay temelinde açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; terör örgütü mensuplarının defni sırasında yaşanan silahlı çatışma sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle yaşam hakkının, bu olay temelinde açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucuların müşterek çocuğu olan E.F. terör örgütü mensuplarının Diyarbakır'da defnedilmesi sırasında gelişen, 28/3/2006 tarihinde başlayıp birkaç gün devam eden protesto gösterileri esnasında yaşanan silahlı çatışmada yaralanmış; kaldırıldığı sağlık kurumunda hayatını kaybetmiştir. Olay tarihinde 17 yaşında olan E.F.nin otopsi raporuna göre ölümü kafasına isabet eden ateşli silah ürünü yaralanmasına bağlı olarak gerçekleşmiştir. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık) ölümün gerçekleşmesini takiben yürüttüğü soruşturma kapsamında 2014 yılına değin olayın aydınlatılması adına aktif olarak girişimlerde bulunduğu (tanık, kamu görevlisi, müşteki ifadelerini alma, olay yeri incelemesi, emniyet birimleri ve diğer idari birimlerle yazışma yapma, haber ajanslarından görüntü ve bilgi talep etme, kamera, MOBESE kayıtlarını isteme vb.) görülmüştür. Başsavcılık, olayın nasıl gerçekleştiğinin, şüphelilerin kim olduğunun anlaşılamaması üzerine 1/12/2009 tarihinde vakadaki şüphelilerin tespit edilebilmesi için zamanaşımı tarihine kadar arama kararı vermiş ve ilgili emniyet birimlerine müzekkere göndermiştir. Başsavcılık soruşturma sürecindeki son edimini 2014 yılında, olay yeri çevresindeki iki işyerinin sahibinin ifadesine başvurarak gerçekleştirmiştir. Takip eden yıllarda (2015, 2016) daimî arama kararına dair emniyetle rutin yazışmalar yapılmıştır. En son 27/11/2023 tarihinde emniyet birimleri tarafından düzenlenen tutanaktan şüpheli şahıs aramasına yönelik çalışmaların devam ettiği ancak bir sonuca ulaşılamadığı anlaşılmaktadır. Bu süreçte başvurucular beyanlarına göre 2012 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde bireysel başvuruda bulunmuş olup başvurucuların başvuruları derdesttir. Başvurucular 2007 yılında, oğullarının kolluk kuvvetinin açtığı ateş sonucu ölmesi nedeniyle hizmet kusuru temelinde tam yargı davası açmıştır.Diyarbakır İdare Mahkemesi (Mahkeme) davanın reddine karar vermiş, karar gerekçesinde öncelikle hizmet kusuru ve tazmin sorumluluğuna ilişkin ilkeleri detaylı olarak aktarmış, Başsavcılık soruşturmasındaki bilgiler dâhil olaya ilişkin sürece yer vermiştir. 28/3/2006 tarihinde başlayan olaylarda genel güvenliğin ve asayişin sağlanmasından sorumlu olan idarenin bozulan asayişi beş gün boyunca yeniden tesis edememesi, genel güvenliği de sağlayamaması nedeniyle hizmet kusuru olduğunu tespit eden Mahkeme, bununla birlikte tazmin sorumluluğunun doğabilmesi için E.F.nin ölümünün kolluğun ya da göstericilerin müdahalesi ile gerçekleşmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu kapsam içinde vakayı irdeleyen Mahkeme, Başsavcılığın elde ettiği veriler çerçevesine E.F.nin kamu görevlilerinin ya da göstericilerin eylemi sonucu hayatını kaybettiğine dair bir bulguya rastlanmadığını belirtmiştir. Sonuç olarak zarar ile idari eylem/eylemsizlik arasında bir illiyet bağı bulunmadığını ifade eden Mahkeme, ölümün faili tespit edilemeyen münferit bir olaydan kaynaklandığı kanaatine ulaşarak zararın idarece tazminine olanak bulunmadığını belirtmek suretiyle ret hükmünü gerekçelendirmiştir. Kararın esasa ilişkin kısmı (Karar, vekâlet ücretine ilişkin kısım yönünden bozulmuştur.) temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek kesinleşmiştir. Başvurucular tazminat talebine ilişkin kesin hükmü 3/3/2020 tarihinde öğrenmelerinin ardından 22/6/2020 tarihinde (COVID-19 pandemisi nedeniyle 25/3/2020 tarihli ve 7226 sayılı Kanun'un geçici maddesi uyarınca bireysel başvuru dâhil yargı makamlarına başvuru sürelerinin 13/3/2020 tarihinde durdurulup 15/6/2020 tarihinde başlatıldığı dönem) bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.