T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1277 - 2025/1397 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1277 KARAR NO : 2025/1397 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2023 NUMARASI : 2022/1044 Esas 2023/398 Karar DAVACI : ... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : ...…
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1277 - 2025/1397 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1277 KARAR NO : 2025/1397 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2023 NUMARASI : 2022/1044 Esas 2023/398 Karar DAVACI : ... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 07/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/10/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/05/2023 tarih ve 2022/1044 Esas - 2023/398 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle: davacı şirkete borçlu olan davalının borcunu ödemediği için müvekkil şirket tarafından aleyhine ... sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, ancak borçlunun hiçbir yasal dayanak sunmadan borca itiraz ederek takibin durdurulmasına sebep olduğunu belirterek borçlunun ... sayılı dosyasına yaptığı itirazların iptaline, %20 inkar tazminatına, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen dosyaya cevap dilekçesi sunmamışlardır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Yapılan incelemede, davacı alacaklı tarafından ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağının ödenmeyen elektrik fatura bedeli olduğu, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde yapılan itiraz nedeni ile takibin durdurulduğu, akabinde eldeki davanın açıldığı, borçlunun itiraz dilekçesinde alacaklıya herhangi bir borcu olmadığını belirterek borca ve ferilerine itiraz ettiği, ancak mahkememizce toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre davalının fatura borcunu ödemediğinin sabit olduğu, bu nedenle davanın kabulü ile; ... ... esas sayılı icra takip dosyasına vaki davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacak miktarı olan 4.822,40 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir DAVANIN KABULÜ İLE; ... ... esas sayılı icra takip dosyasına vaki davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına, Asıl alacak miktarı olan 4.822,40 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,...." karar verilmiştir. DAVALI ASİL TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Somut olayda, davacının tacir olduğu ve uyuşmazlığın ticari işletmesiyle ilgili bulunduğunu, davalının ... Ticaret Sicili Müdürlüğüne, Ticaret ve Sanayi Odası'na ve ... Esnaf ve Sanatkarlar odaları birliğine bağlı bir tacir olmadığını, davalının limited şirketi ortağı olduğunu, davalı limited şirket ortağı olsada limited şirketlerde tacir sıfatı şirkete ait olduğunu, limited şirket ortaklarının tacir olmadığını, davaya konu uyuşmazlık TTK nın 4.maddesinde sayılan mutlak ticari davalar arasında da yer almadığını, uyuşmazlığa konu olayda davalının abone grubu ticarethane olarak belirtilmişse de davalının tacir olmaması sebebiyle 6100 sayılı HMk'nın 2/1. Maddesi uyarınca görevli mahkemenin Asliye Hukuk mahkemesi olduğunu, Ticaret Mahkemelerinin sadece ticari davalara bakmakla görevli olduğunu, TTK'nın 5/3 maddesine göre Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olduğu, taraflar ileri sürmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği (Hukuk Genet Kurulu 2017/15-214 1E. 2019/442 K.) ve görev hususunun dava şartı olduğu gözetilerek; mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın, HMK'nın 114/1-c ,115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerektiğini beyanla eksik inceleme ile usul ve yasalara aykırı verilen ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; elektrik faturası nedeniyle alacaklı olunduğundan bahisle borçlu-davalı hakkında yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir. Ön inceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılmıştır. İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada, "Davanın Kabulü ile; ... ... esas sayılı icra takip dosyasına vaki davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına, Asıl alacak miktarı olan 4.822,40 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiş olup, karar davalı asil tarafından istinaf edilmiştir. HMK'nın 346. maddesine göre istinaf dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. HMK'nın 346. maddesi hükmüne göre kesin olan karara ilişkin istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilmemiş ise 01/06/1990 tarih, 1989/3 Esas -1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının kıyasen uygulanması sonucu aynı Kanun'un 352. maddesi kapsamında yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 41. maddesiyle değiştirilen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinde 3.000,00TL'yi geçmeyen hükümlere karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı düzenlenmiştir. Yine aynı yasanın 44. maddesiyle 6100 sayılı HMK'na getirilen ek madde gereğince bu miktara yeniden değerlendirme oranı uygulandığında kesinlik sınırının 2023 yılında 17.830,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. 04.06.2025 yürürlük tarihli 7550 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile değişik HMK’nın Ek 1/2. maddesi ile hükmün verildiği tarih ibaresinin, davanın açıldığı tarih olarak değiştirildiği, HMK’nın 448. maddesine göre ise değişen kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı, ilk derece mahkemesi tarafından hüküm kurulmakla; usul işleminin tamamlandığı, bu nedenle 04.06.2025 tarihinden önce verilen kararlarda kesinlik miktarın tespiti için, karar tarihi, anılan tarihten sonra verilen kararlarda ise dava tarihinde talep edilen miktara göre kesinlik tespit edilecektir. Buna göre; karar tarihi olan 23/05/2023 tarihi itibariyle kesinlik sınırı 17.830,00 TL olup, itirazın iptali talep edilen takip dosyasında talep edilen toplam alacağın 5.148,80 TL olduğu, davacı tarafça açılan davada dava değerinin de 5.148,80 TL olduğu gözetildiğinde HMK'nın yukarıda atıf yapılan 341/2. maddesine göre mahkemenin verdiği kararın kesin olduğu, gerekçeli kararda sehven istinaf kanun yolunun açık olduğunun gösterilmesinin kesin olan karar hakkında taraflara istinaf yoluna başvurma hakkı sağlamayacağı anlaşılmıştır. Bu yasal düzenlemeler karşısında ilk derece mahkemesince verilen karar kesinlik sınırı içerisinde olmakla; istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşıldığından davalı asilin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı asilin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince (kararın kesin olması nedeniyle) USULDEN REDDİNE, 2-Davalı tarafça peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde istinaf eden davalı tarafa iadesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan istinaf gider avansının ilgilisine iadesine, 5-Karar kesin olarak verildiğinden tebliğ ve harç tahsil işlemlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 359/4 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.07/10/2025 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır