20. Hukuk Dairesi 2012/13272 E. , 2013/2698 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan ... ve arkadaşları ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, asliye hukuk mahkemesine verdiği dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdikleri Soysallı Köyünde bu…
**20. Hukuk Dairesi 2012/13272 E. , 2013/2698 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan ... ve arkadaşları ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, asliye hukuk mahkemesine verdiği dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdikleri Soysallı Köyünde bulunan taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Yargılama sırasında bölgede yapılan arazi kadastrosu çalışmalarında çekişmeli yerlerle ilgili 140 ada 1 ve 2, 139 ada 1 ve 157 ada 6 parsel numaraları verilerek kadastro tutanağı düzenlenince, dosya görevsizlik kararıyla kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 140 ada 2 nolu parselin hali arazi niteliğiyle Hazine adına, 139 ada 1, 140 ada 1 ve 157 ada 1 sayılı parsellerin payları oranında davacılar adlarına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacılardan ... ve arkadaşları ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazların güneyinde Devlet Ormanı olup, çekişmeli taşınmazların ormana bitişik olması sebebiyle orman sayılan yerlerden olup olmadıkları ve hukuki durumları öncesi itibariyle araştırılmadığı gibi taşınmazların krokisine göre kuzeylerinde ... olduğu halde, jeolog bilirkişiden, dere yatağı olup olmadıkları yönünde rapor alınmamıştır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulamaz. Dosya içeriğinden, çekişmeli taşınmazların bulunduğu bölgede daha önce orman tahdidi yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece, bu hususta araştırma yapılmamıştır. Tahdit yapılmışsa; kural olarak, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Ancak, bu sınırlandırmada 4785 sayılı Kanun hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır. Zira, 3116 sayılı Kanun sadece Devlet ormanlarını belirlemiş olup; bu kanuna göre, 4785 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 sayılı kanunlara göre çözümlenmesi gerekir. 4785 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Kanun ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları kanunda gösterilmiştir.