3. Ceza Dairesi 2020/8529 E. , 2020/10209 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Suç tarihi itibarıyla suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş aralığında bulunduğu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1-3 maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılması, sosyal inceleme yaptırılmaması halinde ise bunun gerekçesinin gösterilmesi gerektiği, birleşt…
**3. Ceza Dairesi 2020/8529 E. , 2020/10209 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Suç tarihi itibarıyla suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş aralığında bulunduğu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1-3 maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılması, sosyal inceleme yaptırılmaması halinde ise bunun gerekçesinin gösterilmesi gerektiği, birleştirme kararı öncesinde ...4. Çocuk Mahkemesinin 2015/329 Esas sayılı dosyasının 20.05.2015 tarihli tensip zaptının (5) numaralı ara kararında sosyal inceleme raporunun alınmama gerekçesinin gösterildiği ve suça sürüklenen çocuğun temyiz inceleme tarihi itibariyle 23 yaşında olması nedeniyle yaşı itibariyle eksiklikliğin telafisinin de imkansız bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamenin (3) numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1)Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı silahla basit kasten yaralama suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uzlaştırma işlemi yapılması için 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu, Kabule göre; 2)Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmasında katılana, ablasına laf atıp rahatsız eden tanık Can'ı sorduğunda katılanın kendisinin de ablasına laf attığını söylemesi üzerine sinirlenerek katılanı bıçakladığını beyan etmesi karşısında, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması, 3)Suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmadığı ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre daha önceden hapis cezasına mahkum edilmemiş olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesinde belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezası seçildikten sonra hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 50/3. maddesindeki zorunluluk gereğince TCK'nin 50/2. maddesi de gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nin 50/1. maddesinde düzenlenen adli para cezası dışındaki diğer seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4)Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/(1) maddesinde; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.