8. Hukuk Dairesi 2017/6855 E. , 2018/2225 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mah. Sıf.) DAVA TÜRÜ : Babalığın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün C.savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ..., dava dilekçesinde; yanlışlıkla amcası ... ... ile yengesi ... çocuğu olarak nüfusa kaydedildiğini, mevcut kaydın ip
**8. Hukuk Dairesi 2017/6855 E. , 2018/2225 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mah. Sıf.) DAVA TÜRÜ : Babalığın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün C.savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ..., dava dilekçesinde; yanlışlıkla amcası ... ... ile yengesi ... çocuğu olarak nüfusa kaydedildiğini, mevcut kaydın iptal edilerek gerçek annesi ... ile babası ...hanesine tescili suretiyle nüfus kaydının düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece; ... ve ... üzerindeki kaydın iptali ile annenin ... olduğuna dair istemin nüfus kaydının düzeltilmesi davası olduğu, davacının doğduğu tarihte anne ve baba olduğu iddia edilen ... ve ...'in evli olmadığı, bu nedenle baba yönünden kaydın düzeltilmesi isteminin babalığın tespiti davası olduğu ve bu davanın ise aile mahkemesinin görevinde kaldığından babalığın tespiti davası tefrik edilmiştir. ... ve ... üzerindeki kaydın iptali ile annenin ... olduğuna dair istemle ilgili dava mahkemenin 2014/31 esasında bakılarak kabulüne karar verilmiş, 08.06.2015 tarihinde kesinleşmiştir. Babalığın tespiti davası ise ayrı esasa kaydedilerek aile mahkemesi sıfatıyla davaya devam edilmesine karar verilmiş, yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava, babalığın tespitine ilişkindir. Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre; davacı 07/05/1984 tarihli doğum tutanağına göre 07/05/1980 doğumlu olarak kayıt annesi ..., kayıt babası ... hanesine baba ... ...'in bildirimi üzerine tescil edilmiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/31 Esas ve 2015/9 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulü ile ...'in anne ve babalık kaydının iptaline, annesinin ... olduğunun tespitine, anne ...'in kızlık hanesine "evlilik dışı doğum" olarak tesciline karar verilmiş, verilen iş bu karar 08.06.2015 tarihinde kesinleşmiştir. Davalılar ... ile ... ve ...çocukları ... ile Beyan davayı kabul etmişler, dinlenen tanıklar davayı doğrulamışlardır. Ana baba bir kardeş olduğu iddia edilen ... ile davacıdan alınan örneklerle yapılan DNA incelemesinde aynı soy ağacındaki bireyler olabilecekleri tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 292. maddesi “Evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının birbiriyle evlenmesi hâlinde kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olur.” aynı Kanunun 293. maddesi ise “ Eşler, evlilik dışında doğmuş olan ortak çocuklarını, evlenme sırasında veya evlenmeden sonra, yerleşim yerlerindeki veya evlenmenin yapıldığı yerdeki nüfus memuruna bildirmek zorundadırlar. Bildirimin yapılmamış olması, çocuğun evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olmasını engellemez. Daha önce tanıma veya babalığa hükümle soybağı kurulmuş çocukların ana ve babası birbiriyle evlenince, nüfus memuru re'sen gerekli işlemi yapar.” hükmünü içermektedir. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/31 Esas 2015/9 Karar sayılı ilamı kesinleşmiş olup davacı evlilik dışı doğum olarak annesi hanesine tescil edilecektir. Anne ..., ...ile 05.02.1991 tarihinde evlenmiştir. Evlilik tarihinden önce doğan davacı, amcası üzerinde kayıtlı olması nedeni ile evlilik sırasında bildirilememiş ise de, bu aşamada artık bu engel ortadan kalkmıştır. Bu bağlamda evlilik dışında doğan çocuğun ana ve babasının evlenmesi ile nüfusa tescil edileceği hususu dikkate alınarak, davacının bu konuda dava açmasında hukuki yararının bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK.nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile kabulü doğru görülmemiştir. SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 15.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.