T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/632 - 2026/630 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/632 KARAR NO : 2026/630 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2025 NUMARASI : 2024/440 ESAS - 2025/81 KARAR DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 30/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30/04/2026 Mahalli mahkemesince verilen k…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/632 - 2026/630 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/632 KARAR NO : 2026/630 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2025 NUMARASI : 2024/440 ESAS - 2025/81 KARAR DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 30/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30/04/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 25.05.2023 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile Manas caddesinden Malatya Caddesine katılmak istediği esnada aracının sol yan kısımları ile sürücü müteveffa ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Malatya Caddesi üzerinde şehir merkezi istikametine seyir halindeyken Karayolları önüne geldiğinde aracın ön kısımı ile çarpması neticesinde, çarpmanın etkisiyle ... plakalı araç Karayolları duvarına çarparak durması sonucunda çift taraflı ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plaka sayılı aracın ... Sigorta A.Ş.’ye ZMMS ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketine başvuru yapıldığını cevap verilmediğini, arabuluculuk sonucu anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin desteğinin vefatı sonucu desteğinden yoksun kalmış olmaları sebebiyle şimdilik 1.200.000,00-TL maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 21.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte, limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61, 2918 sayılı KTK'nın 88. ve Türk Borçlar Kanunu'nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca, davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili dosyaya sunduğu 11/03/2024 tarihli kuruşlandırma beyan dilekçesinde; davacı müvekkilleri ... ve ... için müvekkillerinin desteğinin vefatı sonucu desteğinden yoksun kalmış olması sebebiyle şimdilik 1.200.000,00-TL maddi tazminat bedelinin, 750.275,00 TL ... için, 449.725,00-TL ... için olmak üzere toplam 1.200,000,00 TL maddi tazminat talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle dosyanın yetkili mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, dava öncesi müvekkili şirkete yapılan başvuru ile birlikte gerekli bilgi ve belgelerin sunulmadığını, eksik başvuru dolayısıyla başvuru şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamakla birlikte kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, ceza dosyasında temin edilen kusur raporunun hukuk hakimini bağlamayacağını, davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili Av. ... 29/05/2024 tarihli duruşmadaki davadan feragate yönelik imzalı beyanında; müvekkillerinin vermiş oldukları 18/03/2024 tarihli talimatname ile davalı yandan ilgili miktarın maddi tazminat miktarını alıp, müvekkillerinin isteği doğrultusunda davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Mahkemenin 2024/152 Esas, 2024/409 Karar sayılı kararı ile "Feragat, davayı sona erdiren tek taraflı irade beyanı olup, dava açıldıktan sonra davacılar vekili beyan dilekçesi ile davadan feragat ettiği ve vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunduğu anlaşıldığından davanın feragat nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde karar verildiği görülmüştür. Davacılar vekilinin feragatin hata ile olduğuna dair beyan dilekçesi kapsamında mahkemenin 2024/152 Esas sayılı dosyasında feragatin hata ile sehven olup olmadığına ilişkin durum HADİSE şeklinde incelenerek, 2024/152 Esas, 2024/409 Ek karar sayılı dosyasında verilen 24/06/2024 tarihli ek karar ile; "Davalı sigorta şirketi tarafından davacılara 1.kuruş ödenmediği tespit edilmek ile davacı tarafın TMK.nın 3.maddesindeki iyiniyet kapsamında, hata ile sehven davadan feragat ettiği kanaatine ulaşılarak, davalı sigorta şirketi tarafından yapılmış bir ödeme olmadan hayatın olağan akışına göre davacı taraf davasından feragat etmeyeceğinden, davalı sigorta şirketinin, davacılara 1 kuruş ödeme yapmadan davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin savunması TMK.2.maddesine göre dürüstlük kuralına uygun düşmeyeceğinden, herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğundan, bu kapsamda; Mahkememizin davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin 29/05/2024 tarihli, 2024/152 Esas, 2024/409 Karar sayılı kararının hatalı feragat nedeniyle ortadan kaldırılmasına... 1-Mahkememizin davanın feragat nedeniyle REDDİNE ilişkin 29/05/2024 tarihli 2024/152 Esas, 2024/409 Karar sayılı kararının hatalı feragat nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Bu hususta ek karar yazılmasına, eldeki mevcut dosyanın Hakim (...) ...'ün iş bölümüne göre uhdesinde olan mahkememizin yeni esas numarasına kaydının yapılmasına, Dair; davacılar vekilleri ile davalı vekilinin yüzlerine karşı olmak üzere ek kararının esas karar ile birlikte Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna başvurulacağı belirtilmek suretiyle karar verildi." şeklinde ek karar yazıldığı anlaşılmaktadır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, "Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davacı Anne ... için 750.275,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı baba ... için 447.368,81 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere TOPLAM 1.197.643,81 TL tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 21/02/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilecek şekilde davalı sigorta şirketinden (poliçe limiti 1.200.000,00 TL kapsamında sorumlu olmak üzere) alınarak, davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta A.Ş.(Eski Unvanı: ... ... Sigorta A.Ş.) vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece kısa karar ile ret kararı tefhim edildikten sonra yeniden duruşma yapılarak tefhim edilen hükümden hukuka ve yasaya aykırı şekilde dönüldüğünü, yerel mahkeme tarafından, 30.05.2024 tarihli ara kararı ile şirket aleyhinde; "1-Davacılar vekilinin hataya dayalı feragat iddiasının HMK 163. ve 164. Maddelerine göre hadise - ön sorun olarak duruşma açılarak buna göre duruşmada değerlendirilmesine, 2-Davacılar vekiline bu husustaki delillerini sunmak üzere (2) hafta süre verilmesine, 3-Davalı vekiline ara karar evrakı ile davacılar vekilinin beyan dilekçesi ile duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiye tebliğine, 4-Davacı tarafa duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiye tebliğine, 5-Hata ile feragat iddiasının hadise seklinde incelenmek üzere duruşmanın 26/06/2024 tarihi saat 10:45'e bırakılmasına karar verildi." şeklinde hüküm kurulduğunu, kararın isabetsiz olduğunu, yerel mahkeme tarafından 29.05.2024 Tarihli duruşmada verilen kısa karar ile; "Gerekçesi gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, Sair hususların gerekçeli kararda yazılmasına, Dair; davacılar vekilinin yüzüne karsı, davalı sigorta vekilinin yokluğunda olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi." şeklinde hüküm kurulduğunu, dolayısıyla yerel mahkeme tarafından hüküm kurulmuş olup, yargılama sonlandırıldığını, dolayısıyla ekli Yargıtay kararında da görüleceği üzere kısa karar ile hüküm kurulmuş olup, yeniden duruşma yapılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, ancak buna rağmen yerel mahkeme 24.06.2024 tarihinde yeniden duruşma yaparak, 2024/152 Esas, 2024/409 ek karar sayılı dosyasında verilen 24/06/2024 tarihli ek karar ile; "Davalı sigorta şirketi tarafından davacılara l.kuruş ödenmediği tespit edilmek ile davacı tarafın TMK.nın 3. maddesindeki iyiniyet kapsamında, hata ile sehven davadan feragat ettiği kanaatine ulaşılarak, davalı sigorta şirketi tarafından yapılmış bir ödeme olmadan hayatın olağan akışına göre davacı taraf davasından feragat etmeyeceğinden, davalı sigorta şirketinin, davacılara 1 kuruş ödeme yapmadan davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin savunması TMK. 2. maddesine göre dürüstlük kuralına uygun düşmeyeceğinden, herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğundan, bu kapsamda; Mahkememizin davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin 29/05/2024 tarihli 2024/152 Esas, 2024/409 Karar sayılı kararının hatalı feragat nedeniyle ortadan kaldırılmasına... 1-Mahkememizin davanın feragat nedeniyle REDDİNE ilişkin 29/05/2024 tarihli 2024/152 Esas, 2024/409 Karar sayılı kararının hatalı feragat nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA," şeklinde hüküm kurduğunu, bu hususun hatalı olduğunu belirterek, esasa ilişkin istinaf sebeplerini bildirmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan kusur raporunun hükme esas almaya elverişli olmadığını, hükme esas alınan ve dosyada mübrez bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, paylar, kusur oranları, yetiştirme gideri oranı, indirim sebepleri, gelire ilişkin veriler ve diğer veriler de hatalı olup, rapora itiraz ettiklerini, itirazı neticesinde doğacak fazlaya ilişkin tüm haklarının ve ek dava hakkının saklı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, destekten yoksun kalma istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 311. maddesinde; ‘‘Feragat ve kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hallerinde feragat ve kabulün iptali istenebilir.’’ düzenlemesi yer almaktadır. Feragatin davayı sona erdiren kesin bir usul işlemi olması nedeniyle feragatten dönülmesi olanaksız ise de, davacı taraf feragatin hata, hile veya ikrah nedeniyle geçersiz olduğunu aynı davada ileri sürebilir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı. Cilt V. s.3646 vd). Bu gibi durumlarda yapılması gereken, feragatin geçersizliği iddiasının hadise olarak aynı mahkemede görülüp sonuçlandırılmasıdır. Feragatin iptali davasının başka bir mahkemede açıldığı durumda ise, asıl davayla birleştirilerek görülmesi gerekmektedir (HGK, 29.04.2009 gün ve 2009/13-76E., 2009/120 K. sayılı kararı), (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16/10/2018 tarih ve 2015/12242 Esas, 2018/9159 Karar sayılı ilamı) Bununla birlikte, davacı tarafın, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmeden önce, aynı dava içinde hata, hile veya ikrah nedeniyle feragatin geçersiz olduğunu ileri sürmüş ise aynı davada incelenebileceğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2018/72 Esas, 2018/7085 Karar sayılı ilamı) Somut olayda ise mahkemece, 29/5/2024 tarihinde davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, bilahare, davacının hataen feragat ettiğini belirtmesi üzerine yeniden duruşma açılarak 27/6/2024 tarihli ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin Mahkemenin 29/5/2024 sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, dosyanın yeniden esas kaydı almasına karar verildiği ve esas hakkında verilen kararın istinaf edildiği anlaşılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca, Hâkim, nihai kararı (hükmü) imzaladıktan sonra o dosyadan elini çekmiş sayılır ve kural olarak dosyaya tekrar bakamaz. Ancak, yargılamanın düzgün işlemesi ve adaletin sağlanması için kanun, Hâkime el çektikten sonra da sınırlı bazı işlemleri yapma yetkisi vermiştir. Bunlar : Tavzih (Hükmün Açıklanması - HMK m. 305), Maddi Hataların Düzeltilmesi (HMK m. 304), Hükmün Tamamlanması (Ek Karar - HMK m. 305/A), Feragat veya Kabul Sebebiyle Ek Karar (HMK m. 311, 313). Hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat (vazgeçme) veya kabul (davayı kabul etme) mümkündür. Bu durumda hakim, dosya üzerinden "feragat nedeniyle davanın reddine" veya "kabul nedeniyle davanın kabulüne" dair ek karar verir. Bununla birlikte, feragat nedeniyle redde ilişkin karar verildikten sonra mahkemece bu kararın ortadan kaldırılmasına imkan bulunmamaktadır. Mahkemenin karar vererek dosyadan elini çektikten sonra ek karar ile hükmün ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu sabit olmakla, yasal şartları mevcut olmaksızın ve kanunda belirtilen usullere aykırı olarak verilen ek karar ile Mahkemenin kendi kararını kaldırması sonucu verilen karar yok hükmünde olup, davalı vekilinin istinaf sebebi yerindedir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, yasal şartlar oluşmadan verilen usule aykırı kararın kaldırılmasına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin yerel mahkemenin kararına yönelik istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/02/2025 tarih, 2024/440 Esas, 2025/81 Karar sayılı kararının ve 27/06/2024 tarih ve 2024/152 Esas, 2024/409 ek karar sayılı kararın HMK.353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, 2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/02/2025 tarih, 2024/440 Esas, 2025/81 Karar sayılı kararının ve 27/06/2024 tarih ve 2024/152 Esas, 2024/409 ek kararının yok hükmünde olduğunun tespitine, 3-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan peşin karar harcının talep halinde ilgisine iadesine, 4-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip *Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.