T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/63 - 2025/1404 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/63 KARAR NO : 2025/1404 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/10/2023 NUMARASI : 2021/292 Esas 2023/559 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan ) KARAR TARİHİ : 14.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09.12.2025 İlk…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/63 - 2025/1404 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/63 KARAR NO : 2025/1404 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/10/2023 NUMARASI : 2021/292 Esas 2023/559 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan ) KARAR TARİHİ : 14.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde;16.08.2016 tarihinde, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki aracın tek taraflı olarak yapmış olduğu kaza sonucu, araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının, ağır şekilde yaralandığını ve felç olduğunu, davacının iş göremezlik ve bakıcı gideri zararı nedeniyle uğramış olduğu maddi zararının karşılanması için Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/302 E. 2019/80 K. sayılı dosyası ile dava açıldığını yapılan yargılamada tedavi gideri teminatından dolayı 1.000,00 TL bakıcı gideri talep edildiğini, poliçedeki ek teminat sebebiyle de 10.000,00 TL yönünden bedel artırım dilekçesi sunulduğunu, mahkeme kararının istinafa konu edilmiş olduğunu ve kararın henüz kesinleşmediğini, Anayasa mahkemesinin iptal kararından sonra Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının uygulanmayacağını, bakiye zararın tazmini için bu davayı açtıklarını belirterek 309.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı süre uzatım talepli dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmuş, süre uzatım talebi üzerine verilen ek sürede davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın, trafik kazasından kaynaklanan tazminat (bakıcı gideri) istemine ilişkin olduğu, KTK'nın 109/2. maddesindeki uzamış zamanaşımı süresi dolmadığından zamanaşımı def'inin reddine karar verilerek davanın esastan incelendiği, dava konusu olayda sigorta poliçesinin düzenlendiği, 2016 yılında Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan Asgari Sigorta Teminatlarına İlişkin Tarife ve Talimatta 01.01.2016 tarihinden itibaren geçeri olmak üzere zorunlu mali sorumluluk sigortası sağlık gideri teminatının kişi başına 310.000,00 TL, sakatlanma ve ölüm teminatının kişi başına 310.000,00 TL olduğunun belirlendiği, aynı kaza nedeniyle daha önce iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine yönelik davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/1238 Esas 2021/ 1968 sayılı Kararı ile ''bakıci giderine ilişkin olarak dava konusu kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli bakıcıya ihtiyacının olduğunun doktor raporu ile belirlendiği ve aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre de 650.977,40-TL bakıcı gideri talep edebileceğinin hesaplandığı sabit olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle davacının bakıcı giderine ilişkin talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken aksine değerlendirme ile verilen davanın reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğu görülmüştür.” denilerek, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 31.01.2019 tarih, 2017/302 Esas 2019/80 Karar sayılı kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında verilen kararda 11.000,00 TL bakıcı giderinin kabulüne karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/ 119 esas 2022/12650 Karar sayılı ilamı ile vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onandığı; Mahkemece açılan davada yeniden maluliyet, kusur ve aktüer raporu alınmasına gerek görülmediği, tarafları ve konusu aynı olan davada alınan raporlar yeterli görülerek, bakıcı gideri tazminatı olup tedavi giderleri poliçe limiti olan 310.000,00 TL'den istinaf tarafından karara bağlanan 11.000,00 TL düşülerek bakiye (310.00-11.000 ) 299.000 TL alacağın davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 299.000,00 TL bakıcı ücretinin temerrüt tarihi olan12.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece poliçede çift teminat olduğundan bahisle teminat limitlerinin iki katına hükmedilmiş olduğunu, bakıcı giderinin, sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, söz konusu teminat limitinin de daha önce Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince görülen dava nedeniyle yapılan ödeme sebebiyle tükendiğini, mahkemece ayrıca 310.000 TL teminat limit olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, kaza tarihindeki Genel Şartlara göre teminat limitinin tek olduğunu, bunun yanı sıra kazanın 16.08.2016 tarihinde meydana geldiğini, bu nedenle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı oranı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenen maluliyet raporunu da kabul etmediklerini, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmiş raporunda hükme esas alınmayacağını, ayrıca, belirsiz alacak davasında, alacağın tamamının dava konusu edilmiş olması nedeniyle, belirsiz alacak davasına konu talepler nedeniyle ek dava açılmayacağını, davacının Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/302 E.2019/80 K. sayılı dosyasında, davasını ıslah eden davacının, sonrasında ek dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmesinin de hatalı olduğunu; Yine dava açılmadan vesayet makamından alınan husumete izni kararı olup olmadığının da araştırılmadığını, bu nedenle de eksik inceleme ile karar verildiğini; bakımın aile içinde yerine getirilmesi durumunda, tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini; davacının müterafik kusuru nedeniyle de, tazminattan indirim yapılması gerektiğini, kaza neticesinde yolcuların yola savrulduğunun dosya kapsamından anlaşıldığını, emniyet kemerinin takılı olması durumunda bu denli zararın meydana gelmesinin mümkün olmayacağını, yine araçta istiap haddinin aşılarak yolculuk edilmiş olması nedeniyle müterafik kusurun bulunduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle bakiye bakıcı giderinin tazmini istemidir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir. Davacının talebinin 16.08.2016 tarihinde, yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kazada yaralandığından ve bakıma muhtaç kaldığından bahisle, daha önce Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/302 E. 2019/80 K. Sayılı dosyada kısmi dava olarak talep ettiği, ancak ilk derece mahkemesinin ret kararı sonrasında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 2019/1238 E. 2021/1968 K. Sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, kabulüne karar verilen miktarı aşan bakıcı giderini, bakiye sigorta teminat limiti ile sınırlı olarak davalıdan talep ettiği anlaşılmıştır. Davacının, aynı taraflar arasında görülen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/302 E. 2019/80 K. sayılı dosyasında, kısmi dava olarak 11.000,00 TL bakıcı gideri talep ettiği, mahkemece, kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği" 12. maddesi çerçevesinde bakıma muhtaçlığının değerlendirildiği raporda, bakıma muhtaçlık durumunun tespit edilmesi sorasında, talebin reddine yönelik verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2021 tarih, 2019/1238 E. 2021/1968 K. Sayılı kararı ile davacının bakıcı giderinin 650.977,40 TL hesaplandığı, davalı sigorta şirketinin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin içtihatları gereğince tedavi giderine yönelik teminat kapsamında, bakıcı giderinden de sorumlu olduğu değerlendirilerek, kısmi olarak talep edilen 11.000,00 TL bakıcı giderinden, davalının sorumluluğuna karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 19.10.2022 tarih, 2022/119 E. 2022/12650 K. sayılı kararı ile vekalet ücretine yönelik olarak düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleşmiş olduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesi kararında; daha önce kesinleşen kısmi davada, bakıcı giderine yönelik tazminat miktarı belirlendiğinden, davalının teminat limitini aşan bakıcı giderinden, bakiye teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacağı kabul edilerek, 310.000,00 TL tedavi gideri teminatından, daha önceki karar ile hüküm altına alınan 11.000,00 TL bakıcı giderine yönelik kısım mahsup edilerek, bakiye teminat üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür. 1-Davalı vekili tarafından, bakıcı giderinin de, Genel Şartlarda sakatlık teminatı kapsamında kaldığını ve sürekli iş göremezlik ödemesi ile teminatın tükendiğini ileri sürmüş ise de; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından, bakıcı giderine yönelik zararların, tedavi giderine ilişkin teminat kapsamında kaldığının kabul edilmiş olmasına, taraflar arasında görülen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/302 E. 2019/80 K. Sayılı dosyasında yapılan temyiz incelemesinde de, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından, kısmi olarak kabul edilen ve tedavi gideri teminatı kapsamında davalının sorumluluğuna yönelik olarak verilen kararı, davalının temyiz sebeplerini yerinde görmeyerek düzelterek onaması sonrasında kararın kesinleşmiş olmasına göre, davalının bakıcı giderinin sakatlık teminatı kapsamında kaldığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Davalı vekili tarafından alınan raporun uygun olmadığını ileri sürmüş ise de, davalının sorumluluğuna ilişkin söz konusu rapor çerçevesinde verilen kararın kesinleşmiş olması yanı sıra, eldeki davadaki talep bakıcı giderine yönelik olduğundan, bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının ve süresinin Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği 12. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesinin, yargısal içtihatlara uygun olmasına, bu çerçevede alınan raporun da karar vermeye elverişli olmasına göre davalının rapora yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. 3-Davalı tarafından, belirsiz alacak davasında, alacağın belirlenmesinden sonra ek dava açılmayacağını ileri sürmüş ise de; önceki davada davacı, davasını "kısmi dava" olarak açmış olup, dava değerinin artırılmasına ilişkin dilekçesinde de, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur. Bu durumda davacı bakiye zararına yönelik ek dava açabileceğinden, mahkemece ek davaya yönelik esastan karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir. 4-Davalı müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; müterafik kusura yönelik delil bulunmaması yanı sıra, hesaplanan tazminat miktarı nazara alındığından, müterafik kusur durumunda dahi teminatı aşan zarar bulunmuş olmasına göre, davalının buna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, hakkında kısıtlama kararı bulunmayan tam ehliyetli davacı açasından dava açılmadan husumet izini alınması talebinin yasal dayanağının bulunmamasına, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat talepli davada, Yasa'da öngörülen sebepler haricinde hesaplanan maddi tazminattan indirim yapılamayacak olmasına göre; davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 20.424,69 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 5.106,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.318,51 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 14.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n