14. Hukuk Dairesi 2013/10701 E. , 2013/14168 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.09.2009 gününde verilen dilekçe ile inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen 19.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kab…
**14. Hukuk Dairesi 2013/10701 E. , 2013/14168 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.09.2009 gününde verilen dilekçe ile inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen 19.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava konusu 897 parsel sayılı taşınmazın davalı ile birlikte eşit paylı olarak 01.06.2007 tarihinde satın alındığını, ancak paylı olarak tapuda devrinin mümkün olmaması nedeniyle davacı adına tapusunun oluşturulduğunu, davalı ile yaptıkları 02.06.2007 tarihli sözleşmede dava konusu taşınmazın davacı ve davalı tarafından eşit paylı olarak 60.000 YTL'ye satın alındığının belirtildiğini, davacının taşınmazın yarısını devretmeye veya bedelini ödemeye yanaşmadığını öne sürerek dava konusu taşınmazın 1/2 payının iptali ile adına tescili, olmazsa şimdilik 50.000 TL bedelinin tahsili istemiyle dava açmış, daha sonraki ıslah dilekçesiyle tazminat bedelini 62.490 TL'ye yükseltmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Fen, ziraat ve mülk bilirkişi heyeti raporunda, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle 124.980 TL değerinde olduğu, davacının payına 62.490 TL isabet ettiği, aynen ifrazının mümkün olmadığını bildirmiştir. Mahkemece, inanç sözleşmesinin en geç sözleşmeye konu işlem tarihinde düzenlenmesi gerektiği, geçersiz sözleşmeye dayanılarak ancak ödenen bedelin istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacının davalıya ödediği bedelin güncel değerinin tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Hükmü, davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin hükümle ilgili temyiz itirazlarına gelince; Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa rayiç bedelinin tazmini istemine ilişkindir. İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir. İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.