Başvurucu, tutukluluğun Kanun’da öngörülen azami süreyi aşması nedeniyle hukuka aykırı hale geldiğini, ayrıca makul süreyi aştığını ileri sürerek Anayasa’nın 19. maddesinde düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiş ve tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, tutukluluğun Kanun’da öngörülen azami süreyi aşması nedeniyle hukuka aykırı hale geldiğini, ayrıca makul süreyi aştığını ileri sürerek Anayasa’nın maddesinde düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiş ve tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 6/12/2013 tarihinde Ceyhan Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 21/1/2014 tarihinde başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 12/2/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir Başvuru konusu olay ve olgular 12/2/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı, 21/3/2014 tarihli yazısı ile başvuruya ilişkin olarak görüş sunulmayacağını bildirmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında kasten öldürme suçundan 2/6/2008 tarihinde gözaltına alınmış, Ceyhan Sulh Ceza Mahkemesinin 3/6/2008 tarih ve 2008/141 sorgu sayılı kararı ile tutuklanmıştır. Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığının 18/6/2008 tarihli, 2008/138 sayılı iddianamesi ile başvurucu hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan kamu davası açılmıştır. Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17/7/2009 tarih ve E.2008/228, K.2009/216 sayılı mahkûmiyet kararı Yargıtay Ceza Dairesinin 21/11/2011 tarihli ilamıyla bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılamada Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesi 19/11/2013 tarihinde tutukluluk halinin devamına karar vermiştir. Başvurucu, 6/12/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin 19/11/2013 tarih ve E.2012/1 sayılı tutukluluğun devamına dair kararına yapılan 6/1/2014 tarihli itiraz üzerine, Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesi 7/1/2014 tarih ve E.2012/1 sayılı kararla itirazın reddine ve dosyanın itiraz mercii olan Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesi 13/1/2014 tarih ve 2014/2 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar vermiştir. Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesi 13/5/2014 tarihli, E.2012/1, K.2014/157 sayılı kararla, başvurucunun tasarlayarak kasten öldürme suçundan 17 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vermiştir. Temyiz üzerine dosya Yargıtaya gönderilmiş olup dava hâlen temyiz aşamasında derdesttir.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa. (3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; ... Kasten öldürme (Madde 81, 82, 83), ...” Anılan Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“ Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.” 26/9/2004 tarihli 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi şöyledir: “(1) Kasten öldürme suçunun; a) Tasarlayarak, İşlenmesi hâlinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.”