7. Ceza Dairesi 2023/15806 E. , 2024/6157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/326 E., 2021/445 K. SUÇLAR : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neti
**7. Ceza Dairesi 2023/15806 E. , 2024/6157 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/326 E., 2021/445 K. SUÇLAR : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir. II. GEREKÇE Denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında duruşma açılarak yapılan yargılamada; hükmün açıklanması ihtimaline binaen savunmasının alınması amacıyla sanığa talimat mahkemesince çıkartılan 27.05.2021 tarihli tebligat parçasında; "Adana 6. Mknz.P.Tüm.K.lığı Askeri Mahkemesinin 2013/1114 Esas, 2013/717 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ancak deneme süresi içerisinde Gaziosmapaşa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/304 Esas sayılı dosyasına konu suçu işlediğiniz anlaşıldığından dosya yeniden ele alınmış olup, mazeretsiz duruşmaya gelmediğiniz takdirde daha önce savunmanızın alınmış olması nedeniyle yokluğunuzda karar verileceği İHTAR OLUNUR." şeklindeki ihtarın 5271 sayılı Kanun'un 195 inci maddesini karşılar mahiyette olduğu değerlendirildiğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan incelemede; 11.06.2011 tarihinde gönderildiği çarşı izninden aynı gün dönmesi gerekirken dönmeyen sanığın, bir süre firar hâlinde kaldıktan sonra 17.06.2011 tarihinde yakalandığı, daha önce yol süresi kullanan ve 25.07.2011 tarihinden itibaren 4 gün süreyle memleket iznine gönderilen sanığın, en geç 29.07.2011 tarihinde birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 17.10.2011 tarihinde yakalandığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Sanık hakkında yakalanmakla son bulan firar ve izin tecavüzü suçlarından, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a ve 66/1-b maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamaları ikrar ettiği belirlenmiştir. Sanık hakkında 1632 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinin uygulanması ihtimaline binaen 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 226 ncı maddesi uyarınca alınan ek savunması dosya kapsamında mevcuttur. Kovuşturma aşamasında mütalaasına başvurulan psikiyatri uzmanı bilirkişi; sanığın atılı suçlar tarihinde askerliğe elverişli ve cezai ehliyetinin tam olduğunu, adli müşahadesine gerek olmadığını belirtmiştir. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının açıklanması için ihbarda bulunan Gaziosmanpaşa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2019 tarihli ve 2017/304 Esas, 2019/637 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur. Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; Mehil içi firar suçu yönünden; 1632 sayılı Kanun'un 68 nci maddesinde yer alan "Mehil içinde yakalananların cezası" başlıklı; " 66 ve 67 nci maddelerde yazılı olan süreler içinde yakalananlara iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir. Aşağıda yazılı hallerde, gün unsuru aranmaz ve ceza artırılır. A) Fail beraberinde silah, mühimmat, savaş araç ve gerecini götürmüş ise, B) Fail hizmet yaparken kaçmış ise." şeklindeki düzenleme nazara alındığında; askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyeti konusunda şüphe bulunmayan sanığın mazeret kabul etmeyen mehil içi firar suçunu işlediği belirlenmekle, Mahkemece eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. İzin tecavüzü suçu yönünden; Sanığın savunmalarında nişanlısı ile aralarındaki problemleri çözmek amacıyla izinden geç döndüğü şeklindeki mazeret olarak ileri sürdüğü hususların, askerlik hizmetine üstün tutulabilir nitelikte olmadığı göz önüne alındığında; Mahkemece tüm unsurları ile oluşan yakalanmakla son bulan atılı suça konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.