12. Ceza Dairesi 2023/2410 E. , 2023/2660 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/102 E., 2023/48 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddes
**12. Ceza Dairesi 2023/2410 E. , 2023/2660 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/102 E., 2023/48 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2022/219 Esas, 2022/286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2023/102 Esas, 2023/48 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan hak yoksunluklarının taksirle işlenen suçlarda uygulama olanağının bulunmadığının gözetilmemesine ilişkin hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilerek, suç vasfında yanılgıya düşülmesi nedeniyle katılan vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren 06.03.2023 tarihli ve 2023/26469 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Katılan vekilinin temyiz sebepleri; tanık beyanları ve dava dosyasındaki diğer deliller değerlendirildiğinde; sanığın kolluktaki ve mahkemedeki ifadelerinde çelişki olduğu, sanığın silahının her defasında tutukluk yapmasına rağmen ısrarla silahı doldur boşalt yaptığı, sanığın silahı maktule doğru tutarak maktulü boyun bölgesinden yaraladığı, yaralanan maktulün yağmurlu havada sanıktan kaçtığı, sanığın maktule yardım etmeyerek olay yerinden uzaklaştığı, maktul kanlar içinde ve can havliyle yakındaki petrol istasyonuna sığındığı ve yardım istediği, tanık beyanlarında da belirtildiği gibi maktulün yalnız olduğu, bütün bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda, sanığın bilerek ve isteyerek maktulü öldürmesinden dolayı kasten adam öldürme suçundan cezalandırılması yerine sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurularak, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne ve vesaire ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; şüpheden sanık yararlanır ilkesi göz ardı edilerek, eksik ve yanlış hukukî değerlerlendirme neticesinde basit taksir düzeyinde kalan suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilip, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanığa fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ... ve ölen ...'in uzun süredir arkadaş olup birbirlerini tanıdıkları ve ölenin son iki yıldır sanığa ait iş yerinde çalıştığı, 08.02.2022 tarihinde iş yerinde bulundukları sırada tanıklar ...ve ...'ın da iş yerine geldikleri, daha sonra ölen, sanık ve tanık ...'ın birlikte ayrıldıkları, sanığa ait olan ... ile Büyükbelen Mahallesi'ne doğru gittikleri, bu sırada sanık ...'in alkol almaya başladığı, Ahmetli ilçesi merkezine döndükten sonra tanık ...'ın araçtan indiği, bir süre sonra sanık ve ölenin tanık ...'a ait eğlence mekânına gittikleri, burada gece saat 00.30 sıralarına kadar oturdukları ve sanığa ait araçla mekândan ayrıldıkları, ölenin yönetimindeki araçla E - 90 kara yolu üzerinde seyir hâlindeyken, Kaşıkçı isimli üzüm işletmesini geçip toprak kanal yola girdikleri, bu sırada sanığın aracın torpidosunda bulunan silahının aklına geldiği ve aracın sağ ön yolcu koltuğunda oturan sanığın ruhsatsız silahını alıp aracın camını açarak iki el ateş ettiği, silahın tutukluluk yaptığını görmesi üzerine silahı ... içerisine aldığı, silahı kucağında ve şarjörünü çıkarmadan doldur boşalt yaptığı, bir adet dolu fişeğin oturduğu paspasın üzerine düştüğü, tabancayı tekrar camdan çıkartarak havaya doğru iki el daha ateş ettiği ve silahın tekrar tutukluluk yaptığı, sanığın tabancayı kucağına alıp doldur boşalt yaptığı, paspasın üzerine bir adet dolu fişeğin daha düştüğü, yerde paspasın üzerinde duran iki adet dolu fişeği alarak tabancanın şarjörüne koyduğu ve silahı tekrar camdan dışarıya çıkararak havaya bir el ateş ettiği, silahın tekrar tutukluluk yapması üzerine tabancayı içeriye alması sırasında silahın bir anda ateş aldığı, bu ateşleme sırasında ölenin boyun bölgesinden yaralandığı ve yine araca ait şoför koltuğunun yan kısmındaki camın patladığı, yaralanmasının akabinde ölenin araçtan inerek olay yerine yakın bulunan petrol istasyonuna doğru koştuğu, sanığın ise ne olduğunu anlamadığı; ancak ölenin arkasından ismi ile hitap ettiği ve ölenin petrol istasyonuna girmesi üzerine tel örgüleri geçememesi nedeniyle tek başına olay yerinden ayrıldığı, bu sırada ölenin petrol istasyonuna girdiğini gören tanıklar tarafından ölene ilk müdahalenin yapıldığı ve hastaneye kaldırılan ölenin yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak aynı gün hayatını kaybettiği, olayın başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçlarının bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir. 2. Katılan ...; oğlu olan ölen ... ile sanığın hem iş yerinde hem de iş yeri dışında birlikte vakit geçiren samimi arkadaş olduklarını ve aralarında herhangi bir husumet bulunmadığını, oğlunun ölümüne neden olmasından dolayı sanıktan şikâyetçi olduğunu beyan etmiş olup, ölenin babası olan şikâyetçinin talebine uygun olarak duruşmanın 09.08.2022 tarihli ilk oturumunda davaya katılmasına karar verilmiştir. 3. Sanık ...; Ahmetli ilçesinde Erdoğan Elektrik isimli iş yerini işlettiğini ve ölen ...'in de yaklaşık iki yıldır iş yerinde çalıştığını, iş dışında da yakın arkadaş olmaları sebebiyle görüştüklerini, 08.02.2022 tarihinde tanık ...'ın işletmiş olduğu gazinoda ölen ile birlikte alkol aldıklarını ve 09.02.2022 tarihinde saat 00.00 - 00:30 sıralarında gazinodan ayrılıp, Gökkaya Mahallesi'nden Ahmetli ilçesine gitmek üzere kendisine ait araçla yola çıktıklarını, şoför koltuğuna ölenin, ön yolcu koltuğuna kendisinin oturduğunu, ... seyir hâlindeyken bir süre kendisinin uyuduğunu, uyandıktan sonra aklına birden aracının torpido gözünde bulunan ve yaklaşık 6 - 7 yıl önce satın aldığı ruhsatsız silahın geldiğini, silahı torpido gözünden çıkardığını, silahı kurduğunu ve ön yolcu koltuğunun penceresinden ateş etmeye başladığını, iki el ateş ettikten sonra silahın tutukluk yaptığını, daha sonra silahı aracın içerisine aldığını, ayağını koyduğu yere doğru silahın şarjörünü çıkarmadan tekrar kurduğunu, bu sırada silahın namlusuna sıkışan bir adet merminin yere düştüğünü, tekrar silahı camdan çıkararak havaya doğru ateş ettiğini, silahın yine tutukluk yaptığını, bunun üzerine silahı aracın içerisine sokup bacak arasına gelecek şekilde silahın namlusunu yere doğru doğrultarak şarjörü çıkarmadan doldurt boşalt yaptığını, silahın namlusunda bulunan bir adet merminin paspas üzerine düştüğünü, silahı yeniden camdan dışarı çıkarıp bir kez daha ateşlediğini, silahın tekrar tutukluk yaptığını, silahı aracın içerisine alıp paspas kısmına gelecek şekilde tutarak silahın şarjörünü çıkarttığını ve yerdeki iki adet mermiyi şarjöre bastığını, silahı camdan tekrar çıkarıp havaya doğru ateş etmeye başladığını, tetiğe bastıktan sonra silahın bir kez ateş aldığını, ikinci merminin ateşlenmediğini, silahın tutuklululuğunu gidermek için silahı tekrar aracın içerisine aldığını, silahı aracın içerisine aldığı esnada ve silah havada iken tetiğe basmadan silahın aniden ateş aldığını, silahın namlusunun ölene doğru dönmüş şekilde olduğunu; ancak bunu fark etmeden yaptığını, silahı camdan dışarı ateşlediği esnada ikinci merminin tutukluk yaptığını ve silahın atışa hazır vaziyette bulunduğunu, silahın namlusunun geriye çekilmiş vaziyette olmadığını, silahının daha önce hiç tutukluk yapmadığını, olay anında tutukluk yapmasının sebebinin yağmurdan dolayı ıslanmasından kaynaklandığını düşündüğünü, ayrıca silahının kolayca ateş alan ve tetiği hassas olan bir silah olmadığını, silahın ateş alması için tetiğine sert basmak gerektiğini, silahın patladığı esnada aracın aniden durduğunu ve ölenin araçtan inerek koşmaya başladığını, aracın içerisindeyken silahın ateşlenmesi sonucu ölenin yaralandığını görmediğini, ölenin araçtan indikten sonra üzüm bağlarının arasından yürüdüğünü gördüğünü, silahı aracın içerisine bırakıp ölenin arkasından tel örgülere kadar yürüyerek, "..., ..." şeklinde seslendiğini; ancak ölenin herhangi bir şey söylemediğini, daha sonra aracına doğru geldiğini ve aracının sol şoför mahallinde bulunan camın patladığını gördüğünü, bir müddet sonra ölenin babasının telefonla araması üzerine ölenin hastaneye kaldırıldığını öğrenip, silahı beton dubanın içerisine bıraktıktan sonra hastaneye gittiğini, ölen ile olay günü ya da olay gününden önce herhangi bir tartışmasının ya da kavgasının olmadığını, silahın kendiliğinden ateş aldığını beyanla üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 4. Tanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...; olay anına ilişkin görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığını, sanıkla ölenin samimi arkadaş olup, olay günü ya da olay gününden önce sanıkla ölen arasında herhangi bir tartışmaya ya da kavgaya şahit olmadıklarını ifade etmişlerdir. 5. Ölenin yaralanmasının akabinde gittiği petrol istasyonunda pompacı olarak çalışan tanık ... "... Gece saat 00:00-01:00 sularında araçlara yakıt verdiğim sırada arkamdan bir ses geldi ve şahıs belirdi. Dönüp baktığım sırada şahsın boğazını tutarak el kol işareti yaptığını gördüm. Şahsa ne olduğunu sorduğumda konuşamayıp eliyle telefon işareti yaptığını görünce yaralandığını ve polisi aramam gerektiğini anladım ve şahsı hemen yan taraftaki boş koltuğa oturttum ve yaralı yerine tampon yapması için kendisine peçete ve havlu verdim. O esnada diğer çalışan arkadaşıma haber vererek polisi araması gerektiğini söyledim. Bu şekilde yaklaşık 4-5 dakika bekledikten sonra olay yerine ambulans ve jandarma ekipleri gelerek yaralıyı hastaneye götürmek üzere araca aldılar... Olay gecesi istasyondaki araçlara akaryakıt verdiğim için maktulün tam olarak hangi istikametten geldiğini açıkçası görmedim, çalışmakta olduğum petrol ofisinin etrafı tel örgülerle çevrilip olup yalnızca ana yola bakan kısmında tel yoktur..." şeklinde ve petrol istasyonunda kasiyer olarak çalışan tanık Hasan Hüseyin de benzer şekilde anlatımda bulunmuşlardır. 6. Dosyada mevcut belgelerden; a) Kolluk görevlilerince düzenlenen 09.02.2022 tarihli görüntü izleme tutanağında; Akınsoy Petrol isimli iş yerindeki kameranın saatine göre saat 00.44 sıralarında ölenin yaralı ve yaya olarak petrol istasyonuna giriş yaptığı, pompaların bulunduğu bölüme gelip görevliye bir şeyler söyledikten sonra beraber markete doğru yürüdükleri, saat 00.46 sıralarında marketin önünde oturan ölene 00.53 sıralarında sağlık görevlilerin ilk müdahaleyi yaptıkları ve 00.55 sıralarında sağlık görevlilerinin öleni ambulansa bindirdikleri, 00.58 sıralarında ambulansın petrol istasyonundan ayrıldığı, b) 09.02.2022 tarihli olay, yakalama, üst arama ve muhafaza altına alma tutanağında; hastanede bulunan sanığın yakalanarak, üst aramasında 4 adet MKE 9 mm dolu tabanca fişeğinin elde edildiği, olaydan sonra sanık tarafından bırakıldığı belirtilen siyah renkli tabancanın boş şarjörü ile birlikte sanık refakatinde tarif edilen yerde bulunduğu, sanığa ait aracın ise sol ön camı kırık vaziyette park halinde olduğunun görüldüğü; ayrıca, 09.02.2022 tarihinde saat 07.22'de düzenlenen alkol raporuna göre sanığın 0,72 promil alkollü olduğu, c) 09.02.2022 tarihli olay yeri inceleme raporu formunda; olayın Ahmetli Polis Merkezi Amirliği idaresi Barbaros Mahallesi Akınsoy Petrol arkasında bulunan toprak yol üzerinde meydana geldiği, toprak yol üzerinde kapsül kısmı üzerinde SAR Luger 9 mm ibaresi yazılı 1 adet fişek, bu fişeğe 305 cm mesafede toprak yol kenar kısmında cam kırıkları, bu cam kırıklarına 215 cm mesafede toprak yol kenar kısmında toprak zemin üzerinde kırmızı renkli şüpheli leke, bu bulguya 1100 cm mesafede toprak yol üzerinde kapsul kısmı darbeli dip tabla kısmında OZK ibaresi yazılı 1 adet kovan olduğu, d) Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 01.03.2022 tarihli uzmanlık raporunda; olayda kullanılan ve 9x19 mm çapında fişek istimal eden el yapısı yarı otomatik tabancanın emniyet ve ateşleme sistemi ile şarjörünün sağlam ve işler durumda olduğu, atışına engel mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı, yapılan deneme ve mukayese atışlarında çap ve tipine uygun fişeklerin tamamını patlattığı, "OZK 20 9x19mm" ibareli bir adet boş kovanın inceleme konusu silahtan atıldığı, tabancanın 6136 sayılı Kanun kapsamında vahim nitelikte olmayan ateşli silahlardan ve fişeklerin de 6136 Sayılı Kanun kapsamındaki fişeklerden olduğu, kovan ve şarjörün ise 6136 Sayılı Kanun kapsamında olmadığı, e) İzmir Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 08.03.2022 tarihli uzmanlık raporunda; ölenden alınan yüz ve çene altı svapları üzerinde atış artıklarının bulunduğu, sanıktan alınan tüm svaplar üzerinde atış artıklarına rastlanmadığı, f) Soruşturma evresinde düzenlenen 18.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda; sanığa ait cep telefonu içeriğinde yapılan araştırma neticesinde ölüm olayıyla ilgili delil teşkil edecek herhangi bir bilgi bulunmadığı, Şeklindeki tespitlere yer verilmiştir. 7. Ölen ile ilgili olarak; a) Ahmetli Toplum Sağlığı Merkezi tarafından düzenlenen 09.02.2022 tarihli adlî muayene raporunda; boyun ön kısmında trakea üzerinde 1x1 cm boyutunda düzenli aktif kanaması olmayan ateşli silah giriş deliği mevcut olduğunun ifade edildiği, b) Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen ölüm tutanağında; "09.02.2022 tarihinde dış merkezden tarafımıza 02.51 tarihinde girişi olan hastanın geliş saturasyonları 80-83 arasında değişmekte idi. Hastada kurşun yarası olduğu boyun ön bölgesinden trakea kısmından giriş olup sol scm tarafından çıkışı mevcut olduğu görüldü. hastanın yapılan tetkiklerinde cilt altı yaygın amfizem, pnömomediastinum, pnömoperikardiyum, sol tiroid kartilajda deplase fraktür, boynun tüm kompartmanlarında trakeal kıkırdak düzeyinde yaralanma, akciğer interstisyel ödem ve buzlu cam görüntüsü, flexıble larıngoskopide larenks civarında vocal kordlarda ödem mevcut olup takiplerinde havayolu tehlikeye girmesi üzerine entübasyon kararı verilmiştir. Hasta entübe edildikten yaklaşık 15 dakika sonra takiplerinde nabız alınamamaya başlanmıştır. Hasta 09.02.2022 05.49 tarihinde arrest kabul edilip cpr yapılmaya başlanmıştır. Hastaya yaklaşık 50 dakika etkili cpr yapıldıktan sonra 09.02.2022 06.40 tarihinde exıtus kabul edilmiştir." biçimindeki açıklamalara yer verildiği, c) Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09.02.2022 tarihli klasik otopsi tutanağında; ölenin harici muayenesinde boyun ön yüz orta hat hemen sağında 1x0,7 cm boyutlarında çevresinde siyah renkli yanık izi bulunan ve cilt altında da yanık görülen yaranın bitişik ya da bitişiğe yakın atış ile uyumlu ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası mevcut olduğu, sol klavikula hemen arkasında boyunun 3 cm solunda 1x1 cm boyutlarında ateşli silah mermi çekirdeği çıkışı ile uyumlu yara izi olduğu, sol omuz üzerinde 7x2 cm boyutlarında çevresi ekimozlu ateşli silah mermi çekirdeğinin yumuşak doku seyirli sıyırması ile oluşabilecek nitelikte yara izi olduğu, ölenin vücudunda başkaca bir travmatik lezyon saptanmadığı tespitlerinin ve yapılan klasik otopsinin ardından, "... kesin ölüm sebebinin boyun ön yüzden giren sol klavikula hemen arkasında çıkan mermi çekirdeğinin troid kartilajı yaralaması sonucu gelişen komplikasyonlar olduğu, sol omuz üzerinde saptanan diğer yumuşak doku seyirli ateşli silah mermi çekirdeği yarasının aynı mermi tarafından meydana gelebileceği gibi farklı bir mermi çekirdeği ile de meydana gelmiş olabileceği, ayrımının adlî tahkikat ile yapılmasının uygun olacağı... ölüm zamanının ortam ve mevsim şartları göz önüne alındığında tıbbi evrakında belirtilen 06:40 saati ile uyumlu olduğu..." şeklinde kanaat belirtildiği, d) Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İzmir Kimya İhtisas Dairesi İzmir Toksikoloji Şubesinin 07.04.2022 tarihli raporunda; ölenin kanında ve göz içi sıvısında alkol bulunmadığının belirtildiği, Görülmüştür. 8. İlk Derece Mahkemesince, kasten hareket ettiğine dair delil bulunmayan sanığın, ilk iki doldur boşalt yapması sırasında silahın patlamamış olmasının tecrübesiyle üçüncü kez tutukluluk yapan silahı ... içerisine alırken silahın namlusunun yanında oturan ve yakınında bulunan ölene yönelmesini engellemeye çalışmaması nedeniyle kusurlu olduğu ve bu şekilde tabancının yanlışlıkla da olsa ateş edebileceğini ve ölüme ya da yaralanmaya neden olabileceğini öngörmesi gerektiğinden bilinçli taksirle hareket ettiği; ancak sanığın eyleminde olası kast için aranan sonucu kabullenme hâlinin söz konusu olmadığı kabul edilerek, bir kişinin ölümünden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımı yapılan taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. 9. İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kurulan mahkûmiyet hükmünde, "Suçun işleyiş şekli, yer ve zaman, taksire dayalı kusurun ağırlığı ve maktulün ölümü neticesinde meydana gelen zarar durumu" biçimindeki gerekçelerle temel ceza alt sınırdan uzaklaşılıp 5 yıl hapis cezası olarak belirlenmiş, suçun bilinçli taksirle işlenmesinden dolayı kusurun yoğunluğu da gözetilerek hükmolunan cezada 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (1/2) oranında artırım yapılıp, sonuç ceza 7 yıl 6 ay hapis cezası olarak tayin edilmiş ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsî hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle geçirilmiş süreler 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığa hükmolunan hapis cezasından indirilmiş, müdafii tarafından mahkûmiyet hükmü kurulması hâlinde lehine olan kanun maddelerinin uygulanması talep edilen sanık hakkında, "Sanığın adli sicil kaydına yansıyan olumsuz ve sabıkalı geçmişi ve bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizce olumlu kanaat elde edilememesi ile olaydan sonraki davranışları" biçimindeki gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesi uygulanmamış, hükmedilen sonuç ceza gözetildiğinde diğer kişiselleştirme kurumları olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve hapis cezasının adlî para cezası seçenek yaptırımına ya da diğer seçenek tedbirlere çevrilmesi hükümlerinin yasal engelden dolayı uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır. 10. Sanığın, adlî sicil kaydı ve resmî nüfus kayıt örneği dava dosyasında mevcut olup, olay tarihinde 48 yaşını doldurduğu ve hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet ile 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmediği; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan hak yoksunluklarının taksirle işlenen suçlarda uygulama olanağının bulunmadığının gözetilmemesi biçiminde tespit edilen hukuka aykırılığın ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hak yoksunluklarının uygulandığı bölümün hükümden çıkarılmasına karar verilmek suretiyle İlk Derece Mahkemesinin kararındaki hukuka aykırılığın düzeltildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Gerek öğreti gerek yerleşmiş yargısal kararlarda yer alan kabullere göre gerçekleşmesi muhakkak görünen neticenin sanık tarafından bilinmesi ve istenmesi hâlinde doğrudan kasıt, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kasıt, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği durumda bilinçli taksir, öngörülebilir neticenin özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmiş olması nedeniyle öngörülmediği hâllerde ise basit taksir söz konusu olacaktır. 2. Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları Olay ve Olgular başlığı altında (A-1) paragrafında ayrıntılı olarak açıklanan somut olay bu çerçevede değerlendirildiğinde; sanık ile ölenin arkadaş olup aralarında önceye dayalı herhangi bir husumetin bulunmadığı, olay esnasında da aralarında ağız münakaşası, darp cebir gibi anlık bir kavga ve buna bağlı silah kullanmayı gerektirir herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığı, olaydan yaklaşık 6 saat 38 dakika sonra yapılan ölçümde 0,72 promil alkollü olduğu belirlenen ve otomobilin sağ ön yolcu koltuğunda oturan sanığın, silahın tutuklululuğunu gidermek için silahı tekrar aracın içerisine aldığı esnada silahın aniden ateş aldığı yönündeki savunmasının aksine, sürücü koltuğunda oturan öleni hedef alıp onun yaşamsal organlarının bulunduğu vücut bölgesine kasten ateş ettiğini ispatlar nitelikte bir delilin de bulunmadığı; ancak silahı yaklaşık 6 - 7 yıl önce satın aldığını ifade eden ve tabancaların çalışma sistemini bilen sanığın, silahı camdan dışarı ateşlerken ikinci merminin tutukluk yapıp, silahın atışa hazır vaziyette bulunduğunu bildiği ve silahı ... içerisine aldığı esnada silahın namlusunun sürücü koltuğunda oturan ölene yönelmesi ve elini tetik korkuluğunun dışında bulundurmaması hâlinde silahın ateş alabileceğini ve yaralama ya da ölüme sebep olabileceğini öngörmesi gerektiği hâlde iki defa tutukluk yapan silahını emniyete almak yerine ısrarla ateşlemek için namlusu sürücü koltuğuna yönelmiş şekilde tekrar dar bir ortama aldığı sırada tabancanın tetiğine baskı yapması neticesinde tabancadaki merminin ateşlenmesine ve mermi çekirdeğinin sürücü koltuğundaki ölen ...'in boynuna girmesi ile adı geçenin hastaneye getirildikten sonra yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak ölümüne neden olduğu, sonuç olarak öngördüğü muhtemel neticeyi engelleme çabası ya da neticeyi göze almadığına dair bir davranışı bulunmayan sanığın, gerçekleşen muhtemel neticeye kayıtsız kalarak hareketini sürdürmek suretiyle muhtemel neticeyi kabullenmesinden dolayı sübut bulan eyleminin olası kastla öldürme suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan yazılı şekilde hüküm kurularak, suç vasfında yanılgıya düşüldüğü anlaşıldığından, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmuştur. 3. Kabul ve uygulamaya göre de; Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2022 tarihli ve 2022/1296 Esas, 2022/969 Soruşturma, 2022/153 İddianame numaralı iddianamesiyle sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 63 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarının uygulanması ile mahsuba karar verilmesi talebiyle kamu davası açıldığı hâlde, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası ile 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilmek ve sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2023/102 Esas, 2023/48 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.09.2023 tarihinde karar verildi.