4. Hukuk Dairesi 2019/350 E. , 2019/1210 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Asıl davada davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Medya Yayıncılık AŞ ve ... aleyhine 24/10/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat, birleşen davada davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Medya Yayıncılık AŞ ve ... aleyhine 04/11/2014 gününde verilen dilekçeler ile basın yoluyla kişilik haklarına sald…
**4. Hukuk Dairesi 2019/350 E. , 2019/1210 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Asıl davada davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Medya Yayıncılık AŞ ve ... aleyhine 24/10/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat, birleşen davada davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Medya Yayıncılık AŞ ve ... aleyhine 04/11/2014 gününde verilen dilekçeler ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/12/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Asıl ve birleşen dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Asıl davada davacı vekili, davacının Yargıtay 2. Hukuk Dairesi üyesi olarak görev yaptığını, Yargıtay Genel Kurulunca 23/09/2014 tarihinde yapılan seçimlerde HSYK üyeliğine aday olmak için başvuruda bulunduğunu, davalı şirket bünyesinde yayınlanan Star Gazetesinin 22/09/2014 tarihli nüshasında diğer davalı ... tarafından "Pensilvanya Yargıtay Yapımı Bizans Oyunu" başlıklı köşe yazısının yayınlandığını, dava konusu yazıda davacının yasa dışı terör örgütü ile ilişkilendirildiğini, yayının gerçek dışı olup davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu belirterek oluşan manevi zararın tazminini talep etmiş; birleşen davada ise, davalı şirket bünyesinde yayınlanan ... Gazetesinin 24/09/2014 tarihli nüshasında, diğer davalı ... tarafından kaleme alınan "Yargıya Yatak Odalı ve İple Tehdit" başlıklı yazının davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olduğunu belirterek oluşan manevi zararın tazminini talep etmiştir. Davalılar vekili, asıl ve birleşen davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, yargılamanın hiçbir aşamasında davacının aynı zamanda suç örgütü olan paralel yapılanma ile bağlantısına ilişkin delil ibraz edilmediği, dolayısıyla dava konusu yazılarda görünür gerçekliğin mevcut olmadığı, bu hali ile her iki gazete yazısının da basın özgürlüğü kavramı içerisinde değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.