(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/8598 E. , 2009/10709 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin …
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/8598 E. , 2009/10709 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalı işçinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının % 22 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı iş kazası olayında davalı işverenin % 80 oranında davacının da % 20 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez. Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 25.000,00 TL. manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 50.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine; "1- 22.389,96 TL. maddi, 25.000,00 TL. manevi tazminatın 25.11.2005 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla manevi tazminat isteminin reddine, 2-Kabul edilen ve reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazminat için 2.539,00 TL. , manevi tazminat için 2.800,00 TL. avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen manevi tazminat için 2.800,00 TL. avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan toplam 929,10 TL. yargılama giderinden takdiren 353,00 TL. sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Alınması gereken, 2.559,06 TL. karar ve ilam harcından peşin alınan 1.659,10 TL’nin mahsubuyla bakiye 899,96 TL. nisbi harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 1.659,10 TL nisbi harç ile 27,10 TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 1.686,20 TL. harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine" rakam ve sözcüklerinin yazılmasına kararın bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 60.00-TL temyiz başvuru harcının taraflarca yatırılmış olduğu anlaşılmakla, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 07.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.