Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yan ile 18/04/2018 tarihli 3 adet ön ödemeli konut satış sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmelerin şekil şartı nedeniyle geçersiz olduğunu, davalının edimini zamanında ifa etmesini imkansız olduğunu, dava ön şartı olan arabulucuya başvurma yolunun tüketildiğini belirterek haklı davanın kabulüne, öncelikle sözleşmelerin resmi şekle aykırı yapılmasından dolayı geçersizliği ile müvekkili tarafından ödenen satış bedellerinin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde aksi halde davalı yanın edimini zamanında ifa etmesinin imkansızlığı nedeniyle sözleşmelerin haklı nedenle feshi ve ödenen satış bedellerinin denkleştirici adalet ilkesi de gözetilerek dava tarihindeki güncel değerinin belirlenerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ödenen satış bedellerine ilişkin şimdilik 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesinin 12/03/2020 tarih, 2020/135 Esas, 2020/285 Karar sayılı görevsizlik kararı davalı tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın kendilerine tebliğ ile davadan haberdar olduklarını, dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini, ön inceleme aşamasının tamamlanmadığını, görevsizlik kararına gerekçe olabilecek herhangi bir maddi dayanak bulunmadığını, mahkemece araştırma yapılmadığını, bu nedenle kararın kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesini talep etmiş, kararı istinaf etmiştir.