T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/118 KARAR NO : 2026/469 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2022 (Dava), 10/12/2024 (Karar) NUMARASI : 2022/638 Esas, 2024/513 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 23/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması …
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/118 KARAR NO : 2026/469 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2022 (Dava), 10/12/2024 (Karar) NUMARASI : 2022/638 Esas, 2024/513 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 23/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, 30.07.2022 tarihinde sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Erzurum İli istikametinden ... İlçesi'ne doğru seyir halindeyken tek taraflı kazanın meydana geldiğini, araçta bulunan müvekkili ...'nin ağır bir şekilde yaralandığını, iki bacağının kırıldığını, kaza neticesinde müvekkilinin uzun süre Erzurum ... Hastanesinde tedavi gördüğünü, kaza ile ilgili Hınıs Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2022/... soruşturma numarası ile soruşturma başlatıldığını, kaza tespit tutanağında ve soruşturma dosyasında kusura ilişkin bir tespit yapılmadığını, kusur incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkilinin 44 yaşında ve ev hanımı olduğunu, yapılacak olan hesaplamanın asgari ücretinin esas alınmasını talep ettiklerini, ... plakalı aracın ZMSS poliçesinin ... Sigorta olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçede belirtilen tazminat limiti ile sınırlı olduğunu, sigorta şirketine zorunlu başvuruların yapıldığını, görüşmeler neticesinde anlaşmanın sağlanamadığını, dava şartı arabuluculuk kapmasında başvurunun yapıldığını, anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkilinin tüm talepleri yönünden dava ve dava dışı tüm alacak kalemlerine mahsus olarak; fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davanın niteliğinin HMK 107. Madde gereği belirsiz alacak davası olarak kabulüne, toplanacak olan tüm delillere göre; haklı davalarının tüm yönlerden kabulü ile, her bir kalem yönünden ayrı ayrı fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalarak; alacak miktarlarının belirli hale gelmesinden sonra, alacak kalemlerini artırma haklarının da sağlanması kaydı ile müvekkilin uğramış olduğu geçici iş kaybı zararına mashus 2.000,00 TL, sürekli iş kaybı zararına mahsus 5.000,00 TL, bakıcı gideri olarak 500,00 TL olmak üzere 7.500,00 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 30/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizleri ile birlikte; davalı ... Şirketinden tahsilini, her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bedel artırım dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda geçici iş göremezlik zararı olarak toplam 62.444,90 TL olarak artırmıştır. CEVAP: Davalı vekili, davacı tarafından dava açılmadan önce müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, kanunda ön görülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, ... plakalı aracın müvekkil şirkete 18/12/2021-2022 tarihleri arasında ... numaralı KTK ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğini, davacının gelirinin belirlenirken vergilendirilmiş kazancın esas alınması gerektiğini, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunun araştırılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talebinin haksız olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın başvuru şartı yada belirtildiği şekilde yerine getirilmediği için davanın usulden reddine, her halükarda açıklanan nedenler doğrultusunda davanın reddine, müvekkil şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince, " ...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacının 30.07.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle mahkememizde açmış olduğu tazminat davası ile; sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinde bulunduğu, davacının kaza tarihi itibariyle ilgili yönetmelik uyarınca alınan maluliyet raporuna göre yukarıda belirtildiği üzere vücut engellilik durumunun olmadığı, sürekli iş göremez niteliğinde bir maluliyetinin bulunmadığı ve fakat 9 ay kadar bir iyileşme süresinin bulunduğu hususunun tespit edildiği, bu bağlamda usulüne uygun alınan aktüer raporuna göre davacının 62.44,90 TL tutarında bir geçici iş göremezlik kaybına uğramış olduğu, netice olarak her ne kadar davacı tarafından sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri de talep edilmiş ve yine dava değeri artırım dilekçesinde her iki kalem yönünden de talepte bulunulmuş ise de, bahsi geçen maluliyet raporu doğrultusunda davacının bu iki talebi yönünden tazminata hak kazanmadığı anlaşılmış, geçici iş göremezlik talebi yönünden ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle " 1-Davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin taleplerinin reddine, 2-Davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile; 62.444,90 TL'nin 07/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, " şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun olmaması durumunda işletene düşen bir sorumluluğunda olmayacağını, kazada müvekkili şirkette sigortalı aracın kusur oranının tespiti için dosyanın savcılık/ceza dosyası evraklarının da temini ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek kusur raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, sorumluluğun Sosyal güvenlik Kurumu'nda olduğunu savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davasıdır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Başvuru sırasında alınması gerekli 4.265,61-TL harçtan peşin alınan 1.067,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.198,61-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 23/03/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.