4. Hukuk Dairesi 2012/211 E. , 2013/140 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/01/2011 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/09/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar…
**4. Hukuk Dairesi 2012/211 E. , 2013/140 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/01/2011 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/09/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının yerel “Palandöken” isimli gazetede 21/01/2011 tarihinde yazdığı “Yağmurdan kaçarken doluya yakalanmak” başlıklı köşe yazısında “Davacının atamasının su ürünleri fakültesindeki yedi öğretim üyesinden ikisini memnun ettiği, davacının bitki koruma bölümünden 53-54 ortalama ile mezun olduğu, bitki koruma bölümünde birkaç kez asistanlık sınavlarına girerek kazanamadığı, bitki koruma bölümünde yüksek lisans yapmasına rağmen beceremediği ve su ürünleri fakültesinde bu aşamayı tamamladığı, bölüm başkanı jüride olmadığı için doktora imtihanını kazanamayıp bir yıl beklediği, doktora tezi ile ilgili bir yayına hocasının haberi olmadan bir arkadaşının adını koyduğu, Karaman Üniversitesindeki bir öğretim görevlisinin düzenlediği sempozyumun sponsoru ile irtibata geçip mani olmaya çalıştığı ve sponsorlardan zılgıt yediği” yolundaki ithamları ile kişilik haklarının ihlal edilmesi nedeniyle manevi tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı, yazı içeriğinin görünür gerçeğe uygun olduğunu, yazının bir bütün halinde ele alınması gerektiğini, yazının genel olarak atamaların eleştirisi amaçlı olduğunu ve davaya konu beyanların örnek amaçlı yazıldığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; yazıda eleştiri sınırlarının aşıldığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür