10. Hukuk Dairesi 2023/4483 E. , 2023/5446 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2018 E., 2023/186 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum İş Mahkemesi SAYISI : 2016/41 E., 2022/166 K. Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalı vekili taraf
**10. Hukuk Dairesi 2023/4483 E. , 2023/5446 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2018 E., 2023/186 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum İş Mahkemesi SAYISI : 2016/41 E., 2022/166 K. Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl dava dosyasında Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı bünyesinde boya, dış cephe inşaat işinde çalıştığını, 02.05.2015 tarihinde çalışması esnasında iş kazası meydana geldiğini, bu kazada davalı işverenin sorumluluğunun bulunduğunu, davacının ömrü boyunca iş gücü kaybı oluştuğunu, halen çalışamadığını, müvekkilinin sağlık durumunun doktor ve adli tıp raporları sonrasında ortaya çıkacağını, bu kazadan dolayı manevi olarak acı ve elem yaşadığını belirterek 350.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduatı faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Birleşen 2016/42 Esas sayılı dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı bünyesinde boya, dış cephe inşaat işinde çalıştığını, 02.05.2015 tarihinde çalışması esnasında iş kazası meydana geldiğini, bu kazada davalı işverenin sorumluluğunun bulunduğunu, davacının ömrü boyunca iş gücü kaybı oluştuğunu, halen çalışamadığını, müvekkilinin sağlık durumunun doktor ve adli tıp raporları sonrasında ortaya çıkacağını, bu kazadan dolayı manevi olarak acı ve elem yaşadığını belirterek 350.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduatı faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 3.Birleşen 2016/43 Esas sayılı dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı bünyesinde boya, dış cephe inşaat işinde çalıştığını, 02.05.2015 tarihinde çalışması esnasında iş kazası meydana geldiğini, bu kazada davalı işverenin sorumluluğunun bulunduğunu, davacının ömrü boyunca iş gücü kaybı oluştuğunu, halen çalışamadığını, müvekkilinin sağlık durumunun doktor ve adli tıp raporları sonrasında ortaya çıkacağını, bu kazadan dolayı manevi olarak acı ve elem yaşadığını belirterek 350.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduatı faiziyle davalıdan tahsiline, 4. Birleşen 2016/88 Esas sayılı dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı bünyesinde boya, dış cephe inşaat işinde çalıştığını, 02.05.2015 tarihinde çalışması esnasında iş kazası meydana geldiğini, bu kazada davalı işverenin sorumluluğunun bulunduğunu, davacının ömrü boyunca iş gücü kaybı oluştuğunu, halen çalışamadığını, müvekkilinin sağlık durumunun doktor ve adli tıp raporları sonrasında ortaya çıkacağını, bu kazadan dolayı manevi olarak acı ve elem yaşadığını belirterek 200.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduatı faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yaşanan kazanın müvekkili adına üzücü bir olay olduğunu ancak iş kazası geçiren işçilerin bu durumun ekonomik yıkımlarına ve maddi kayıplarına yol açmadığını, kaza müvekkili işverenin üzerine düşen tüm hukuki sorumluluğu yerine getirdiğini fakat illiyet zincirinden bağımsız olarak gerçekleşen kazanın sonuçlarını üstlenmek gibi hukuki bir zorunluluğunun olmadığını, ayrıca ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, taşeron firma ile işvereni müvekkilinin arasında asıl-alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, Yusuf Bey'in inşaatın hizmet almakta olduğu Yalıkavak OSGB'nin çalışanı ve Yılmaz Yıldız'ın ise Far İnşaat... çalışan kalfası olduğunu, bu nedenle talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; 26.05.2021 tarihli kusur raporunda dava harici ...'nin %50, Rönesans Vip Turizm Yatırım İnşaat Ticaret San.ve Ltd. Şti.'nin %30 ve asıl ve birleşen dava davacılarının %20 oranında kusurlu oldukları tespit edilmiştir. 04.01.2022 düzenlenme tarihli ek raporda maddi tazminat miktarları hesap edilmiş ancak davalıların %100 kusurlu oldukları ihtimali kapsamında hesap yapıldığından davacılar için hesap edilen miktarlardan kendi kusur oranları dışlanarak davalının %80 oranındaki kusuruna göre birleşen dava davacısı Kıyasettin'in 231.173,48 TL, birleşen dava davacısı Baykan'ın 275.922,67 TL, birleşen dava davacısı Mehmet'in 235,94 TL ve asıl dava davacısı Reşat'ın 1.595,81 TL maddi tazminat alacaklısı olduğu olduğu tespit edilmiştir. Manevi tazminat istemleri ile ilgili olarak; asıl davada davacı ... lehine 3.000,00 TL, birleşen davada davacı ... lehine 3.000,00 TL, Birleşen davada davacı ... lehine 14.000,00 TL, Birleşen davada davacı ... lehine 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; deliller toplanmadan, raporlar arası çelişkiler giderilmeden düşük miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, gerekçeli kararda müvekkiller lehine Van Eğitim Ve Araştırma Hastanesindeki maluliyet oranı raporlarına neden itibar edilmediğinin ve çelişki giderilmeden karar verildiğinin açıklanmadığını, bilirkişi raporunda hesaba esas alınan maluliyet oranlarının hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından İ.T.Ü. veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurum ve kuruluşlardan seçilecek uzman bilirkişi heyetinden, tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken çelişkiler giderilmeden karar verilmiş olduğunu, hesaba esas alınan kazanç miktarlarının hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davacı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri lehlerine hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, dava konusu iş kazasında müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, davalının asıl işveren olarak dava harici alt işveren kusurundan dolayı tam kusurlu olduğunu, tazminattan %20 oranında kusur tenzili yapılmasının hatalı olduğunu, 2022 yılı asgari ücretlerinin rapora yansıtılmasının kamu düzeninden kaynaklı olduğu halde dikkate alınmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davacıların işvereni olan dava harici Far İnşaat Taah Müh, San ve Tic Ltd Şti arasında asıl -alt işveren ilişkisi olmadığını, müvekkilinin gerçekleşen iş kazasında kusuru bulunmadığını, davacıların, maluliyetlerinin bulunmadığını, bu durumun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından 18.06.2020 tarihli rapor ile tespit edildiğini, buna rağmen davacılar lehine hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, tazminat tutarları ve kusur oranlarının kabul edilemez olduğunu, davacılar lehine hükmedilen tazminat tutarlarının fazla olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince alınan kusur bilirkişi raporu iş güvenliği uzmanı 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınmış olup, rapor içeriğinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, maluliyet oranına yönelik rapor içerikleri yapılan itirazlar üzerine sıralı olarak alınmış olup dosya kapsamı ile uyumlu olduğunu, maddi tazminat hesabının karar tarihine en yakın 2022 yılı Ocak ayında belirlenen asgari ücret düzeyi dikkate alınarak hesaplandığını, manevi tazminat miktarlarının dosya kapsamı olayın oluş şekli dikkate alınarak hüküm altına alındığını, İlk Derece Mahkemesince verilen karar gerekçesinde dosya kapsamı içerisinde bulunan tüm deliller değerlendirilerek bir karar verildiğinden davacılar ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle: Kararda müvekkilleri için Van Eğitim Ve Araştırma Hastanesinden alınan maluliyet oranı raporlarının neden hükme esas alınmayacağı ve dosya kapsamındaki diğer raporlarla çelişkilerin neden giderilmediği yönünde açıklama yapılmadığını, Kusur, maluliyet ve ücret değerlendirmesi usulünce yapılmamış olup, hatalı ve yanlış olduğundan, kusur, maluliyet ve ücret ile doğrudan bağlantılı olan tazminat miktarı değerlendirmesinin de hatalı olduğunu, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurum ve kuruluşlardan seçilecek uzman bilirkişi heyetinden, tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken çelişkiler giderilmeden karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, 10 metre civarında yüksekliği bulunan iskelelerde çelik veya aliminyum alaşım bileşenlerden oluması gerekirken çöken iskelenin ahşap malzemeden yapılmış olmasının işverenin kusurunu ortaya koyduğunu, hesapta ücret tespitinin dosya içeriğiyle uymadığını, Bordrum Ticaret Odasından gelen cevapta müvekkillerinin 1.000 - 3.000 TL arası olabileceği belirtilmesine karşın müvekkillerinden Reşat'ın olay tarihinde günlük 100 TL kazancı olduğunu, bu nedenle farklı dernek yahut odalardan da emsal ücret araştırması yapılması gerekirken bu husus göz ardı edilerek yapılan hesaba itibar edilmesinin hatalı olduğunu, 2.Davacı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle: hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, Müvekkillerine %20 Kusur verilmesinin hatalı olduğunu, 2023 Asgari ücretlerinin hesap raporlar yansıtılması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı vekili; müvekkilinin asıl işveren sıfatı olmadığını, kusur raporundaki kusur oran ve aidiyetlerinin hatalı olduğunu, işçiye ısrarla yapılan tüm uyarılar ve bildirimler, verilen eğitimler, teslim edilen ekipmanlara ilişkin tutanaklar incelendiğinde müvekkil şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığını, kaçınılmazlık ilkesi gereğince müvekkil şirkete izafe edilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacıların maluliyetinin bulunmadığını, davacılar lehine hükmedilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalıların iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğramaları nedeniyle kurumca karşılanmayan maddi ve manevi zararlarının giderilmesine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri ile 110, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi ile 49, 50, 51, 52, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri ile 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. 3. Değerlendirme A) Davacı ... vekilinin kısmen reddolan manevi tazminat istemine, Davacı ... vekilinin kısmen reddolan manevi tazminat istemine, Davacı ... vekilinin kısmen reddolan maddi ve manevi tazminat istemlerine, Davacı ... vekilinin kısmen reddolan maddi tazminat istemine, davalı vekilinin ise davacı ..., ... ve ... lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara, davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3. Somut olayda; her bir tazminat talebinin ayrı ayrı bağımsız birer dava olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının 238.730.00 TL olup anılan tazminat taleplerinin kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davacı ... vekilinin kısmen reddolan maddi tazminat istemine, Davacı ... vekilinin kısmen reddolan maddi tazminat istemine, Davacı ... vekilinin kısmen reddolan manevi tazminat istemine, davalı vekilinin ise davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine ve özellikle davalının asıl işveren sıfatıyla iş bu davada davacılara karşı müteselsilen sorumlu tutulduğu kusurun, davalı işveren ile dava harici alt işveren ve/veya üçüncü kişiler arasında ileride açılması mümkün rücu davasında tartışılarak sonuca bağlanmasının mümkün olmasına göre, davacı ..., ... vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları, davacı ... vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Gerek mülga 818 sayılı Borçlar Kanun'un 47 ve gerekse iş kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 56 ncı maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. 3.Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene veya ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. 4. Manevi tazminat davalarında, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplardan çıkılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. 5. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir.(HGK 23.6.2004, 13/291-370) 6. Somut olayda, davacı sigortalı ...'in 02.05.2015 tarihinde davalı şirkete ait otel inşaatında dava harici Far İnşaat Taah Müh. San ve Tic Ltd Şti işçisi olarak çalışmaktayken, kalıp sökümü esnasında diğer davacı işçilerle beraber üzerinde bulunduğu iskelenin çökmesi neticesinde, yüksekten düşmek suretiyle kurum kayıtlarına göre %12 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, iş kazasının gerçekleşmesinde davalı şirketin asıl işveren olarak %30, dava harici alt işverenin %50 ve davacının %20 oranında müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edildiği, mahkemece davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş ise de, davacının sürekli iş göremezlik oranının niteliği, davalının sorumlu olduğu kusurun ağırlığı, davacının iş kazasına uğramakla manevi varlığında meydana gelen kayıp gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminatın az olduğu anlaşılmaktadır. 7. Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, davacı ...'in iş kazasına uğraması nedeniyle açıklanan sebeplerle, duyduğu şiddetli elem ve ızdırabı tazmin ile yeterli hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmetmekten ibarettir. 8.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 9.O halde, davacı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi hükmü bozulmalıdır . VI. KARAR: 1. Davacı ... vekilinin kısmen reddolan manevi tazminat istemine, Davacı ... vekilinin kısmen reddolan manevi tazminat istemine, Davacı ... vekilinin kısmen reddolan maddi ve manevi tazminat istemlerine, Davacı ... vekilinin kısmen reddolan maddi tazminat istemine, davalı vekilinin ise davacı ..., ... ve ... lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara, davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2. a)Davacı ... vekilinin kısmen reddolan maddi tazminat istemine, davacı ... vekilinin kısmen reddolan maddi tazminat istemine, Davacı ... vekilinin kısmen reddolan manevi tazminat istemine, davalı vekilinin ise davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazları kapsamında davacılar ..., ... ve davalı vekilinin tüm, davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, b) İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda dökümü yapılan harcın ilgililerden tahsiline, 5.Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.